View - Turco Inglés Diccionario

View

Significados de "View" en diccionario turco inglés : 67 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
view n. görüş
view n. bakış
view n. manzara
view n. görüntü
view n. görünüm
view n. kanı
view n. görüş alanı
view v. incelemek
General
view n. manzara
view n. amaç
view n. vaziyet
view n. maksat
view n. nazar
view n. fikir
view n. bakma
view n. beklenti
view n. kanı
view n. dikkat çekici görünüş
view n. görüş alanı
view n. görüş
view n. tablo
view n. meram
view n. bakış
view n. gösterme
view n. emel
view n. nezaret
view n. düşünce
view n. görünüm
view n. niyet
view n. görünüş
view n. panorama
view n. izlenme
view n. kanaat
view n. beklenti
view n. bakış açısı
view n. fotoğraf
view n. sergileme
view n. düşünce
view v. yoklamak
view v. seyretmek
view v. görmek
view v. üzerinde düşünmek
view v. görüntülemek
view v. incelemek
view v. tetkik etmek
view v. bakmak
view v. düşünmek
view v. kanaatinde olmak
view v. görülmek
view v. izlemek
Law
view n. mahallinde keşif
view n. manzara irtifakı
view n. yerinde denetleme
Technical
view n. görünüm
view n. görüntü
view n. görüntüleme
view n. görünüş
view v. bakmak
view v. incelemek
view v. tetkik etmek
Computer
view n. geçerli görünümü
view n. görünüm menüsü
view expr. göster
view expr. görüntüle
Telecom
view n. görünüm
view n. görüntüleme
Hunting
view v. (tilki) gözlemlemek

Significados de "View" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
point of view n. bakış açısı
with view adj. manzaralı
General
world view n. hayat felsefesi
point of view n. görüş açısı
aerial view n. havadan görünüş
front view n. önden görünüş
point of view n. bakım
point of view n. noktainazar
field of view n. görüş alanı
flat with sea view n. denize nazır ev
point of view n. açı
view finder n. vizör
side view n. profil
world view n. dünya görüşü
orthographic view n. ortografik görünüş
bird's eye view n. kuşbakışı görünüm
point of view n. cihet
point of view n. görüş
external view n. görünüş
top view n. kuşbakışı
one's view of life n. hayata bakışı
view of life n. hayata bakış (açısı)
narrow point of view n. dar bakış açısı
scientific view n. bilimsel görüş
political view n. ideoloji
political view n. siyasi görüş
general view n. genel görünüm
general view n. genel bakış
political view n. politik görüş
political view n. siyasal görüş
pay per view n. paralı televizyon yayını
crab's eye view n. yer seviyesinden görünüm
back view n. arka görünüş
back view n. arkadan görünüş
bottom view n. alttan görünüş
lake view n. göl manzarası
philosophical view n. felsefi görüş
exploded view n. sökülmüş görünüş
wide field of view n. geniş görüş alanı
exploded view n. parçaları dağılmış görünüş
frontal view n. önden görünüş
frontal view n. cephe görünüşü
general view n. genel görünüş
frontal view n. karşıdan görünüş
bird's-eye-view n. kuşbakışı
a bird's-eye view n. kuşbakışı
bird's eye-view n. kuşbakışı görünüm
bird's-eye view n. kuş bakışı
bird's-eye view n. kuşbakışı
front-view n. ön tarafın görünüşü
front-view n. önden görünüş
view-finder n. vizör
world-view n. hayat görüşü
common view n. ortak kanı
general view n. ortak kanı
general view n. genel kanı
plan view n. yatay kesit görünüşü
plan view n. üstten görünüş
a bird's-eye view n. üstünkörü bakış
a bird's-eye view n. kuş bakışı
a bird's-eye view n. şöylesine bir değinme
a bird's-eye view n. şöyle bir bakış
true and fair view n. gerçek ve doğru görünüm
global view n. global bakış
global view n. küresel görünüm
global view n. küresel kanı
global view n. küresel bakış
bosphorus view n. boğaz manzarası
mountain view n. dağ manzarası
an alternative view to n. farklı bir bakış
counter-view n. karşıt görüş
opposing view n. karşıt görüş
opposing view n. karşı görüş
counter-view n. karşı görüş
sea view house n. deniz manzaralı ev
bosphorus view room n. boğaz manzaralı oda
sea view hotel n. deniz manzaralı otel
bosphorus view flat n. boğaz manzaralı daire
a magnificent view n. görkemli görüntü
view from below n. alttan görünüm
view from below n. alttan bakış
an opposing view n. karşıt/muhalif görüş
world-view n. dünya görüşü
shifting point of view n. değişen görüş açısı
lovely view n. güzel manzara
process-based view n. sürece dayalı yaklaşım/görüş
holistic view n. bütünleştirici bakış açısı
holistic view n. bütüncül bakış açısı
underwater view n. denizaltı manzarası
nice view n. güzel manzara
beautiful view n. güzel manzara
air view n. kuş bakışı görünüş
ocean view n. okyanus manzarası
private view n. özel gösterim
oblique view n. eğik görüş
sea view n. deniz manzarası
view out n. görünüm
view out n. dış görünüş
front view n. ön görünüş
plain view n. düz görünüm
plain view n. açık görünüm
top view n. üstten görünüm
the view from the top n. üst görünüş
top view n. üst görünüş
top view n. üst görünüm
the view from the top n. üstten görünüş
the view from the top n. üst görünüm
the view from the top n. üstten görünüm
top view n. üstten görünüş
swedish view n. isveç görüşü
outer view n. dış görünüm
land view n. arazi manzarası
land view n. arazi görünümü
land view n. manzara
stunning scenery; stunning view n. etkileyici manzara
street view n. sokak görünümü
theoretical point of view n. teorik bakış açısı
holistic view n. bütünsel bakış açısı
view angle n. görüş açısı
view halloo n. bir şeyin görüldüğünü belirten bağırış
by-view n. bencilce amaç
by-view n. çıkarcı hedef
by-view n. öznel görüş
by-view n. şahsi görüş
long view n. uzun vadede değerlendirme
long view n. bir sorunun gelecek gözetilerek incelenmesi
long view n. ileri vadeli etkenleri göz önüne alarak bir sorunu inceleme
long view n. ileriyi düşünme
long view n. bir duruma yönelik uzun vadeli yaklaşım
long view n. ileriyi gelecek çerçevesinde ele alma
panoramic view n. genel hatlarıyla incelenen konu
panoramic view n. uzaktan incelenen durum
pov (point of view) n. bakış açısı
field of view n. sabit gözle algılanabilen tüm fiziki çevre
self-view n. benmerkezcilik
self-view n. kendi çıkarlarını düşünme
self-view n. kendini düşünme
self-view n. bencillik
self-view n. çıkarcılık
come into view v. görüş alanına girmek
come into view v. meydana çıkmak
hold view of someone v. biri hakkında görüş sahibi olmak
come into view v. ortaya çıkmak
keep in view v. göz önünde tutmak
hide from view v. ortadan kaldırmak
come in view v. ortaya çıkmak
have in view v. planlamak
keep in view v. göz önüne almak
come in view v. görünmek
keep in view v. gözden uzak tutmamak