bakma - Turco Inglés Diccionario

bakma

Significados de "bakma" en diccionario inglés turco : 30 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
bakma watch n.
General
bakma look n.
She should've had a look at the sofa, the remote was there.
Kanepeye bir bakması lazımdı, kumanda oradaymış.

More Sentences
Speaking
bakma don't look interj.
Don't look away idly; just pay attention to what you're doing.
Boş boş bakmayın; sadece ne yaptığınıza dikkat edin.

More Sentences
General
bakma feeding n.
bakma regarding n.
bakma trial n.
bakma attendance n.
bakma eyeing n.
bakma view n.
bakma superintendence n.
bakma eying n.
bakma search n.
bakma reference n.
bakma survey n.
bakma looking n.
bakma watch n.
bakma nursing n.
bakma caretaking n.
bakma insight [obsolete] n.
bakma intuition [obsolete] n.
bakma fosterment n.
Idioms
bakma a look-see n.
bakma eye-view n.
Trade/Economic
bakma survey n.
Technical
bakma lookup n.
Archaic
bakma sight n.
British Slang
bakma looksy n.
bakma deek n.
bakma looksee n.
bakma dekko n.

Significados de "bakma" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
dik dik bakma gazing n.
yan bakma leering n.
dikkatle bakma scrutiny n.
tadına bakma gustation n.
öfkeli bakma glowering n.
yan yan bakma a sidelong glance n.
kötü niyetle bakma leering n.
gizlice bakma peep n.
gizlice bakma observation n.
dalgasına bakma wantoning n.
geçmişe bakma retrospect n.
göz ucuyla bakma slant n.
ölülerle haberleşerek fala bakma necromancy n.
tadına bakma tasting n.
gözünün içine bakma eyeballing n.
gizlice bakma peek n.
yan bakma goggle n.
şaşı bakma squint n.
kötü niyetli bir şekilde bakma knowing look n.
dikkatle bakma beholding n.
tepeden bakma durumu archness n.
delikten bakma peep n.
gözüyle bakma reckoning n.
tepeden bakma scorn n.
teleskopla bakma telescope sight n.
ruh çağırarak fala bakma necromancy n.
internette saatlerce başkalarının fotoğraf albümlerine bakma photolurking n.
yan bakma leer n.
tepeden bakma disdain n.
vitrinlere bakma window shopping n.
fala bakma geomancy n.
ruh çağırarak fala bakma gramarye n.
şaşkınlıkla bakma hiation n.
iştahla bakma ogle n.
arzuyla bakma ogle n.
çocuk bakma baby-sitting n.
şaşkın şaşkın bakma open-mouthed stare n.
gözünü dikip bakma stare n.
yan gözle bakma sidelong look n.
yan yan bakma sidelong look n.
tekerleğe bakarak fal bakma cyclomancy n.
çay yaprakları veya kahve telvesinden fal bakma tassology n.
çay yaprakları veya kahve telvesinden fal bakma tasseomancy n.
çay yaprakları veya kahve telvesinden fal bakma tasseography n.
yukarıdan bakma uppishness n.
yukarıdan bakma uppityness n.
gözlerini kısarak bakma squinting n.
kristal küreyle fal bakma crystallism n.
kristal küreyle fal bakma spheromancy n.
kristal küreyle fal bakma crystal-seeing n.
kristal küreyle fal bakma gastromancy n.
kristal küreyle fal bakma crystallomancy n.
kristal küreyle fal bakma crystal-gazing n.
lezzetine bakma taste n.
tadına bakma taste n.
ateşe atılan nesnelerin çıkardığı alev ve kıvılcımlardan fal bakma causinomancy n.
tepeden bakma cavalierness n.
hayvan kafataslarının şekli ve ölçülerinden fal bakma cephalomancy n.
bakır kaplarla fal bakma chalcomancy n.
davaya yeniden bakma rehearing n.
tadına bakma relishing n.
hedefe bakma vizy [scotland] n.
alındaki işaretlere göre fal bakma sanatı metoposcopy n.
tepeden bakma hoker [obsolete] n.
geriye bakma retroversion n.
şöyle bir bakma look-in n.
hızlıca bakma look-in n.
genç kadınlara alıcı gözle bakma girl-watching n.
dik dik bakma glaring n.
tek gözle bakma glee [scotland] n.
yan yan bakma glee [scotland] n.
şaşı bakma glee [scotland] n.
yan yan bakma gledge n.
dik dik bakma glout [obsolete] n.
falcının elini tuttuğu kişinin istemsiz kas hareketlerinden çıkarım yaparak fal bakma muscle reading n.
defne yapraklarını yakarak fal bakma daphnomancy n.
tepeden bakma despection n.
tepeden bakma despiciency n.
rüyaları yorumlayarak fal bakma oneiromancy n.
ikinci kez bakma deuteroscopy n.
(iş bitsin diye) sürekli saate bakma clock-watching n.
elek ve makas kullanarak fal bakma coscinomancy n.
ikinci kez bakma double-take n.
ikinci kez bakma double take n.
kordona asılı anahtarla fal bakma clidomancy n.
kordona asılı anahtarla fal bakma cleidomancy n.
balık gibi bakma fisheye n.
mide gurultusundan fal bakma gastromancy n.
(lacancı psikanalizde) öznenin bakma arzusu ile birine bakılabileceğine dair sahip olduğu bilinci arasındaki ilişki gaze n.
kuşların uçuş ve ötüşlerinden fal bakma ornithoscopy n.
birine ebeveyn gibi bakma parenting n.
hayvan bakma petting n.
tepeden bakma phariseeism n.
gül yapraklarıyla fal bakma phyllorhodomancy n.
yüzden fal bakma physiognomics n.
başının çaresine bakma self-help n.
burnunun ucu ile bakma short shrift n.
yukarıdan bakma condescension n.
cam veya kristal küreden fal bakma crystal gazing n.
fal bakma fortunetelling n.
fal bakma fortune n.
fal bakma fortune telling n.
yiyip içip keyfine bakma free living n.
göz ucu ile bakma slight care n.
şöyle bir bakma slight care n.
acele ile bakma squint n.
şaşı bakma durumu squinny n.
kısık göz ile bakma squint n.
üstünkörü bakma squint n.
yan yan bakma squint n.
sinsice bakma squint n.
(tokluk verdiği inancıyla) gün batımında veya gün doğumunda doğrudan güneşe bakma uygulaması sungazing n.
e bakma exposure n.
geçmişe dönüp bakma hindsight n.
gizlice bakma peep n.
şöyle bir bakma flash n.
çakıl taşlarından fal bakma pessomancy n.
çakıl taşlarından fal bakma psephomancy n.
çakıl taşlarından fal bakma psephology n.
tepeden bakma patronage n.
keskince bakma perspicience [obsolete] n.
şehvetle bakma perv [australia] n.
tepeden bakma stoop n.
tepeden bakma stoop n.
çakıl taşlarından fal bakma psephomancy n.
ölülerin ruhlarını çağırarak fal bakma psychomancy n.
fal bakma fortune-telling v.
kusura bakma no offence interj.
kusura bakma excuse me! interj.
kusura bakma honestly interj.
tepeden bakma condescension N.
karlı bir yere bakma sonucu ortaya çıkan göz kamaşması snow-blindness n.
Phrases
kusura bakma ama with all due respect expr.
kusuruma bakma ama gitmeliyim I must love you and leave you expr.
gecikme için kusura bakma apologies for the delay expr.
Colloquial
hızlıca bakma a fleeting glance n.
şöyle bir bakma a fleeting glance n.
şöyle bir bakma a quick glance n.
hızlıca bakma a quick glance n.
e-postalara ve mesajlara bakma saplantısı infomania n.
tepeden bakma high horse n.
(açık planlı ofiste) üstten bakma prairie-dogging n.
şöylece bir bakma squint n.
göz ucu ile bakma stickybeak [australia/new zealand] n.
kusura bakma ama gitmeliyim sorry I must go expr.
kusura bakma benim alanım değil sorry not my thing expr.
kusura bakma ama sad to say expr.
uzaktan bakma yakına gel step right up expr.
kusura bakma bu gece çıkamam sorry I can't go out tonight expr.
bana bakma don't go by me expr.