yoklamak - Turco Inglés Diccionario

yoklamak

Significados de "yoklamak" en diccionario inglés turco : 40 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yoklamak examine v.
General
yoklamak try v.
We can try the school; she must be there.
Okulu bir yoklayabiliriz, oradadır herhalde.

More Sentences
yoklamak inspect v.
Let me inspect it first.
Hele bir yoklayayım.

More Sentences
yoklamak search v.
With this, Parliament has searched its own conscience.
Bununla Parlamento kendi vicdanını yoklamıştır.

More Sentences
yoklamak feel v.
He felt in his pocket for his wallet.
Cüzdanını bulmak için cebini yokladı.

More Sentences
yoklamak explore v.
He explored the crack on the wall with his fingers.
Duvardaki çatlağı parmaklarıyla yokladı.

More Sentences
yoklamak grope v.
yoklamak look up v.
yoklamak fumble v.
yoklamak assay v.
yoklamak visit somebody v.
yoklamak test v.
yoklamak survey v.
yoklamak look into v.
yoklamak visit v.
yoklamak view v.
yoklamak drag v.
yoklamak look over v.
yoklamak grabble v.
yoklamak look v.
yoklamak ransack v.
yoklamak examine v.
yoklamak probe v.
yoklamak check v.
yoklamak fumble for v.
yoklamak go through v.
yoklamak fathom v.
yoklamak control v.
yoklamak glaum [dialect] [uk] v.
yoklamak clam [dialect] [uk] v.
yoklamak drag v.
yoklamak canvass v.
Phrasals
yoklamak comb (something) for (someone or something) v.
yoklamak comb something for someone or something v.
yoklamak comb for v.
Idioms
yoklamak have a captain cook v.
Computer
yoklamak poll v.
Marine
yoklamak heave the lead v.
Archaic
yoklamak seruewe v.
yoklamak servewe v.

Significados de "yoklamak" con otros términos en diccionario inglés turco: 90 resultado(s)

Turco Inglés
General
elleri ile yoklamak feel n.
yoklamak (cepleri) go through v.
ağız yoklamak sound somebody out v.
halkın nabzını yoklamak poll v.
nabız yoklamak see how the land lies v.
sonda ile yoklamak probe v.
yoklamak (sonda vb ile) probe v.
ağzını yoklamak sound somebody out v.
nabzını yoklamak put out a feeler v.
sonda ile yoklamak sound v.
elleri ile yoklamak feel v.
nabzını yoklamak sound somebody out v.
ağzını yoklamak sound someone out v.
nabzını yoklamak take some soundings v.
nabzını yoklamak take (someone's) pulse v.
(bir yapıyı) yoklamak survey v.
yoklamak (düşünce/fikir) sound v.
nabız yoklamak sound v.
hafıza yoklamak check memory v.
hafıza yoklamak scan memory v.
kendini yoklamak check oneself v.
elle yoklamak glaum [scotland] v.
elle yoklamak grapple v.
anketle yoklamak circularize v.
nabız yoklamak fathom v.
ağzını yoklamak feel v.
elle yoklamak grope v.
Phrasals
elleriyle yoklamak fish around v.
ağız yoklamak fish around v.
fikrini yoklamak feel out v.
ağzını yoklamak feel out v.
birinin (biri veya bir şey hakkında) nabzını yoklamak feel someone out (about someone or something) v.
nabzını yoklamak feel out v.
ile dokunarak yoklamak feel with v.
(bir şeyi) yoklamak fumble for (something) v.
Colloquial
nabzını yoklamak sound out v.
Idioms
birinin nabzını yoklamak feel someone's pulse v.
nabız yoklamak fly a kite v.
nabız yoklamak put out feelers v.
zemin yoklamak see how the land lies v.
nabız yoklamak run it up the flagpole v.
ağzını yoklamak put out feelers v.
nabız yoklamak test the water v.
nabız yoklamak send up a trial balloon v.
zemin yoklamak send up a trial balloon v.
nabız yoklamak run something up the flagpole v.
birinin ağzını yoklamak fish for information v.
elleriyle yoklamak grope in the dark v.
vicdanını yoklamak search (one's) heart v.
vicdanını yoklamak search your heart/soul/conscience v.
vicdanını yoklamak search (one's) conscience v.
karanlıkta yoklamak grope in the dark v.
(birinin) ağzını yoklamak throw the feelers out v.
ağız yoklamak put out feelers v.
(birinin) nabzını yoklamak throw the feelers out v.
nabız yoklamak have feelers v.
(birinin) nabzını yoklamak throw one's feelers out v.
(birinin) ağzını yoklamak have the feelers out v.
(birinin) ağzını yoklamak throw one's feelers out v.
(birinin) nabzını yoklamak send one's feelers out v.
(birinin) nabzını yoklamak put out the feelers v.
(birinin) ağzını yoklamak put out one's feelers v.
(birinin) ağzını yoklamak send one's feelers out v.
(birinin) ağzını yoklamak put out the feelers v.
(birinin) nabzını yoklamak put out one's feelers v.
(birinin) ağzını yoklamak have one's feelers out v.
bir şeyle dokunarak yoklamak feel something with something v.
(birinin) nabzını yoklamak have the feelers out v.
(birinin) nabzını yoklamak have one's feelers out v.
(birinin) ağzını yoklamak send the feelers out v.
nabız yoklamak put out feelers v.
ağız yoklamak have feelers v.
(birinin) nabzını yoklamak send the feelers out v.
nabız yoklamak float a trial balloon v.
nabız yoklamak be flying a kite v.
(birinin) nabzını yoklamak have (one's) feelers out v.
ağzını yoklamak have the feelers out v.
(birinin) ağzını yoklamak have (one's) feelers out v.
nabzını yoklamak have the feelers out v.
nabız yoklamak run up the flagpole v.
nabız yoklamak run it up the flagpole (and see who salutes) [cliché] v.
(birinin/bir şeyin) nabzını yoklamak take (someone's or something's) pulse v.
nabız yoklamak take soundings v.
Politics
kamu oyu yoklamak amacıyla teşebbüste bulunmak fly v.
Technical
sonda ile yoklamak probe v.
Medical
cerrah mili ile yoklamak tent v.
History
bir makama aday kilise görevlisinin talebi hususunda nabız yoklamak için yaptığı duyuru si quis n.
Football
kaleyi uzaktan yoklamak test the goal-post from distance v.
Slang
nabız yoklamak put out feelers v.
nabız yoklamak test the waters v.