Will - Turco Inglés Diccionario

Will

Significados de "Will" en diccionario turco inglés : 70 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
will n. vasiyet
will n. irade
General
will n. maksat
will n. azim
will n. husumet
will n. amaç
will n. garez
will n. murat
will n. istem
will n. niyet
will n. meram
will n. vasiyet
will n. arzu
will n. dilek
will n. istek
will n. vasiyetname
will n. istenç
will v. niyet etmek
will v. vasiyetle bırakmak
will v. azmetmek
will v. (allah) buyurmak
will v. kastetmek
will v. dilemek
will v. amaçlamak
will v. istemek
will v. iradesini kullanarak bir şeyi gerçekleştirmek
will v. buyurmak
will v. iradesini kullanmak
will v. emretmek
will v. iradesini kullanarak bir şeyi gerçekleştirmeye çalışmak
will v. arzulamak
will v. istekte bulunmak
will v. -ecek
will v. -acak
will v. arzu etmek
will v. niyetlenmek
will v. niyet etmek
will v. karar vermek
will v. kararlaştırmak
will v. kaybolmak
will v. yoldan çıkmak
will v. başıboş dolaşmak
will v. uzaklaşmak
will v. (şikayet amaçlı) -yor
will v. (vasiyetle) miras bırakmak
will v. (istekli anlamında) er/ar
will v. (nazikçe teklif amaçlı) er/ar
will v. (rica amaçlı) er/ar
will v. (talep-rica bildiren) ar/er
will v. (tanrı) buyurmak
will v. ebilir/abilir
will v. ecek/acak
will v. ecektir/acaktır
will v. herhalde
will v. meli/malı
will v. oldurmaya çalışmak
Trade/Economic
will n. arzu
will n. istek
Law
will n. irade
will n. maksat
will n. meram
will n. vasiyetname
will n. vasiyet
will n. vasiyet
will v. istemek
will v. vasiyet etmek
Textile
will n. dimit
Psychology
will n. irade
Philosophy
will n. istenç
Football
will n. (amerikan futbolunda) sahanın daha az oyuncu bulunan tarafındaki defans oyuncusu

Significados de "Will" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
free will n. hür irade
one's last will n. son arzusu
national will n. milli irade
ill will n. husumet
good will n. hüsnüniyet
good will n. sağistem
will to work n. çalışma isteği
will power n. buyrum
free will and determinism n. özgür irade ve belirlenimcilik
ill will n. garez
will to knowledge n. bilme istemi
will to succeed n. başarma arzusu
independent will n. hür irade
free will n. gönüllü tercih/karar
weakness of will n. iradesizlik
freedom of will n. irade özgürlüğü
ill will n. kötü niyet
will of god n. allahın takdiri
will of god n. takdiri ilahi
will of god n. tanrının takdiri
will power n. motivasyon
will power n. kararlılık
last will n. son arzu
free will of a person n. irade-i cüz’iyye
self-will n. inatçılık
self-will n. ölmez
self-will n. benlikçilik
the absolute will of good n. irade-i ilahiye
the absolute will of god n. irade-i külliye
will-o-the-wisp n. ham hayal
will-o-the-wisp n. ılgım
will-to-power n. güç istemi
will-o-the-wisp n. yanıltıcı
will-o-the-wisp n. aldatıcı
will-o-the-wisp n. gerçekleşmesi imkansız bir şey
will-o-the-wisp n. bataklıklarda gece görülen ve yakamoza benzeyen bir parıltı
free will n. serbest irade
ancient will n. eski vasiyet
will to live n. yaşama isteği
free will n. özgür iradeyle yapılan seçim
free will n. özgür irade
strong will n. sağlam irade
strong will n. güçlü irade
iron will n. sağlam irade
iron will n. güçlü irade
will-to-order n. kural istemi
popular will n. halk iradesi
joint will n. ortak irade
common will n. ortak irade
living will n. yaşam iradesi
force of will n. irade gücü
will power n. irade gücü
strength of will n. irade gücü
self-will n. irade gücü
violation of the divine will n. ilahi iradenin ihlali
particular will n. cüzi irade
public will n. halk iradesi
god's will n. tanrı'nın iradesi
will of god n. tanrı'nın iradesi
will-o'-the-wisp n. güvenilmez şey
will-o'-the-wisp n. güvenilmez kimse
will-o'-the-wisp n. ayartıp baştan çıkaran kimse
will-o'-the-wisp n. baştan çıkarıcı şey
general will n. genel irade
ill-will n. düşmanlık
ill-will n. kötü niyet
ill-will n. husumet
good will n. (işletme-müşteri veya ülkeler arası) iyi ilişki
good will n. içten gelerek kabul etme
good will n. gönüllülük
good will n. işletmenin pazar değeri sayılabilecek olumlu itibarı
indomitable will n. yılmayan irade
indomitable will n. yılmaz irade
free-will n. karar verme özgürlüğü
free-will n. alternatifler arasından seçim yapma özgürlüğü
illusion of free will n. özgür irade yanılgısı
will to v. vasiyet yoluyla bir şeyi birine bırakmak
leave where it will be stepped on v. ayak altında bırakmak
not to will v. arzu etmemek
will to v. bırakılmasını vasiyet etmek (bir şeyin birine)
speak one's last will v. vasiyet etmek
speak one's last will v. vasiyette bulunmak
make one's last will v. vasiyette bulunmak
dispose of by will v. mirasla bırakmak
make a will v. vasiyet hazırlamak
make a will v. vasiyetini hazırlamak
harbor ill will (towards) v. kin beslemek
harbor ill will (towards) v. kin duymak
harbor ill will (towards) v. kin gütmek
harbor ill will (towards) v. garezi olmak
wait to see which way the cat will jump v. yaş tahtaya basmamak
have a determined will v. iradeli olmak
break a will v. vasiyeti ihlal etmek
break a will v. bir vasiyeti bozmak
harbor ill-will against v. kötü niyet gütmek
harbor ill-will against v. kötü niyet beslemek
will something to someone v. birisine miras bırakmak
show some good will towards change v. değişim yolunda biraz olsun iyi niyet göstermek
have one's will v. istediğini elde etmek
have one's will v. arzu ettiğine kavuşmak
demonstrate a will v. irade ortaya koymak
demonstrate a will v. irade göstermek
will [dialect] adj. ne yapacağını bilmez
will [dialect] adj. ne yapacağını bilmez
will [dialect] adj. şaşırmış halde
will [dialect] adj. şaşkın
will [dialect] adj. şaşkın
will [dialect] adj. şaşırmış halde
free-will adj. gönüllü
free-will adj. özgür irade ile ilişkili
free-will adj. içten gelen
free-will adj. özgür iradeye ait
free-will adj. kendiliğinden olan
at will adv. istenilen zamanda
at will adv. istediği vakit
at one's sweet will adv. isteğine göre
at will adv. istediğinde
of one's own free will adv. kendiliğinden
at will adv. istediği gibi
at will adv. istediği zaman
at one's sweet will adv. keyfine göre
at will adv. canı istediği zaman
at will adv. istenilen şekilde
at one's own sweet will adv. keyfine göre
at one's own sweet will adv. canı isterse
at one's own sweet will adv. nasıl isterse
with a will adv. istekle
with a will adv. şevkle
with a will adv. çaba harcayarak
with a will adv. hevesle
will [dialect] adv. yoldan çekilerek
will [dialect] adv. yoldan çıkarak
will [dialect] adv. yoldan çekilerek
will [dialect] adv. yoldan çıkarak
that will do interj. kafi
that will do interj. yetişir
that will be the day expr. dört gözle bekliyorum!
that will be the day expr. işte o gün harika bir gün olurdu
wc (will call) abrev. satıcının işyerinde teslim
winna (will not) abrev. will not
Phrasals
will away v. bağışlamak
will away v. (tüm servetini vb.) bırakmak
will away v. miras olarak bırakmak
will to v. iradesini kullanarak bir şeyi gerçekleştirmeye çalışmak
will to v. dilemek
will to v. arzu etmek
will to v. istemek
will to v. ummak
will to v. niyet etmek
Phrases
with a will expr. gayretle