drink! - Turco Inglés Diccionario

drink!

Significados de "drink!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
drink n. içki
making someone drink n. içirme
drink v. içmek
General
stiff drink n. büyük miktarda ve hiç sulandırılmamış içki
drink driving [uk] n. içkili araç kullanma
drink n. bir içimlik miktar
soft drink n. kola
drink n. meşrubat
fizzy drink n. gazlı içecek
carbonated drink n. gazlı içecek
drink made of yoghurt and water n. ayran
alcoholic drink n. içki
drink n. içki
heady drink n. sert içki
strong drink n. sert içki
cause to feel sick due to food or drink n. besinlerle arası iyi olmama
drink made from sahlep root in hot milk and cinnamon n. salep
a drink of water n. biraz su
soft drink n. gazoz
a drink of water n. bir yudum su
drink driving [uk] n. alkollü araç kullanma
still lemon drink n. limonata
drink n. nuş
soft drink n. soda
food or drink n. konsomasyon
short drink n. sert içki
drink n. içecek
the demon drink n. zıkkım
hard drink n. sert içki
soft drink n. alkolsüz içki
alcoholic drink n. alkollü içki
drink n. deniz
complimentary food and drink n. ikram hizmeti
hot drink n. sıcak içecek
fizzless drink n. gazsız içecek
domestic drink n. yerli içki
local drink n. yerli içki
still drink n. gazsız içecek
food-drink n. yiyecek içecek
the drink habit n. içki alışkanlığı
the drink habit n. akşamcılık
the drink habit n. içki kullanma alışkanlığı
the drink habit n. alkol alışkanlığı
the drink habit n. içkicilik
concentrated drink n. konsantre içecek
food and drink n. yiyecek ve içecek
food and drink n. gıda ve içecek
refreshing drink n. ferahlatıcı içki
non-alcoholic drink n. alkolsüz içecek
non-alcoholic drink n. alkollü olmayan içecek
orange soft drink n. portakallı gazoz
orange soft drink n. portakal gazozu
drink powder n. içecek tozu
drink section n. içki reyonu
drink coaster n. bardak altlığı
fountain drink n. alkolsüz içecek
soft drink n. alkolsüz içecek
powdered drink mix n. toz içecek
powdered drink n. toz içecek
drink list n. içecek listesi
fizzy drink n. asitli içeçek
instant drink n. hazır içecek
ready to drink n. hazır içecek
recovery drink n. toparlayıcı içecek
recovery drink n. enerji içeceği
local drink n. yerli içecek
my favorite drink n. en sevdiğim içecek
my favourite drink n. en sevdiğim içecek
national drink n. milli içecek
imported drink n. yabancı içki
imported drink n. ithal içki
tea-like drink n. çaya benzer içecek
alcoholic drink n. alkol
love drink n. aşk iksiri
making someone drink n. içirme
drink n. alkol bağımlısı olma
drink n. alkollü içki
drink-driver n. alkollüyken araç kullanan kimse
drink n. canlandırıcı
drink n. aşırı alkol alımı
drink n. tek seferde içilen miktar
drink n. yutma
drink n. yutkunma
drink [uk] n. cümbüş
drink [uk] n. içki alemi
drink n. tek seferde servis edilen miktar
drink n. tazeleyici
drink n. büyük su kütlesi
drink [uk] n. eğlence
drink n. geniş akarsu
drink n. okyanus
drink and drive v. alkollü araba kullanmak
drink to v. ıslatmak
buy a drink for v. içki ısmarlamak
drink v. içkiye harcamak
buy a drink v. içki ısmarlamak
drink one's fill v. doyasıya içmek
drink v. bitirmek
drink v. demlenmek
knock back a drink v. tek atmak
drink something straight v. içkiyi sek içmek
drink v. nuş etmek
drink v. dem çekmek
drink v. içmek
drink off v. dikmek
have a drink v. ağzını ıslatmak
have a drink v. içmek
drink v. çekmek
eat and drink v. yiyip içmek
drink down v. devirmek
stand somebody a drink v. içki ısmarlamak
drink v. kafayı çekmek
cut an alcoholic drink with water v. içkiyi sulandırmak
(of food or drink) extremely palatable v. tadı damağında kalmak
stand someone a drink v. birisine içki ısmarlamak
make someone drink v. içirmek
let somebody drink v. içirmek
make somebody drink v. içirmek
drink in v. büyük bir zevkle seyretmek
drink to v. şerefine içmek
drink to the health of v. sağlığına içmek
drink away v. içkiye harcamak
drink in v. yutmak
drink in v. emmek
drink in v. büyük bir zevkle yapmak
drink v. içki içmek
drink v. buyurmak
drink water v. su içmek
drink coffee v. kahve içmek
drink to excess v. içkiyi fazla kaçırmak
drink heavily v. kafayı çekmek
drink in v. tadını çıkarmak
drink in v. büyük bir zevkle dinlemek
drink like a fish v. fazla içki içmek
have a drink v. iki tek atmak
sink one's troubles in drink v. içkiyle dertlerini unutmak
drink v. şerefine içmek
drink a cup of tea v. çay içmek
drink tea v. çay içmek
drug one's drink v. içkisine ilaç katmak
mix drink with a drug v. içkisine ilaç katmak
drink alcohol to excess habitually v. aşırı alkol içmek
drink heavily v. çok içmek
drink and drive v. alkollü araç kullanmak
drink a beer v. bira içmek
lace one's drink with poison v. içkisine zehir katmak
want to drink v. içmek istemek
drink cold v. soğuk içmek
drink alcohol v. alkol içmek
drink milk v. süt içmek