dua - Turco Inglés Diccionario

dua

Significados de "dua" en diccionario inglés turco : 20 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dua prayer n.
The concept of sustainable development has become a chant, a sort of enchanted prayer that is uttered indiscriminately.
Sürdürülebilir kalkınma kavramı, gelişigüzel söylenen bir ilahi, bir tür büyülü dua haline gelmiştir.

More Sentences
General
dua petition n.
They said a prayer in petition to God to end the natural disasters.
Doğal afetlerin sona ermesi için Tanrı'ya yakararak dua ettiler.

More Sentences
dua blessing n.
dua devotion n.
dua orison n.
dua devotions n.
dua pray n.
dua orisons n.
dua invocation n.
dua beads [obsolete] n.
dua deprecation n.
dua supplication n.
dua oraison [obsolete] n.
dua prays n.
dua precation [rare] n.
Religious
dua bene n.
dua glory n.
dua obsecration n.
Archaic
dua bidding n.
dua oration n.

Significados de "dua" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dua etmek pray v.
General
dua okuma prayer n.
isa'nın öğrettiği dua the lord's prayer n.
ayinlerde okunan kısa dua collect n.
katolik dua kitabı breviary n.
dua kitabı missal n.
tespih (dua okurken kullanılan) rosary n.
belirli bir dizi dua the rosary n.
ölülerin ruhu için dua requiem n.
hayır dua blessing n.
dua kitabı service book n.
dua meclisi prayer meeting n.
dua kitabı primer n.
dua kitabı prayer book n.
içten dua a heartfelt prayer n.
içten dua a sincere prayer n.
dua odası chapel n.
bağışlanması için dua edilmeyen günahlar unatoned sins n.
dua okuyarak cinleri defetme exorcism n.
dua çarkı prayer wheel n.
yemek masasında edilen dua saying grace n.
ölmek üzere olan bir kişinin ettiği dua dying prayer n.
dua kürsüsü prie-dieu n.
dua sandalyesi prie-dieu n.
dua odası prayer room n.
yemek masasında dua etme saying grace n.
dua edilecek ölülerin listesi beadroll n.
hayır dua benison n.
katolik rahiplerin ayinlerinde diz çöküp dua ederken üstüne yaslandıkları özel bir çeşit tabure faldstool n.
kısa dua suffrage n.
tılsımlı dua charm n.
dua etmek için diz çöken kimse kneeler n.
toplu dua liturgy n.
hastalıkları dua ve tanrı inancı ile tedavi etme faithcure n.
vücudun dua sırasındaki duruşu gesture [obsolete] n.
memnuniyetin ifade edilmesi (dua) gratification [obsolete] n.
(kilise) dua sandalyeleri arasında uzanan yol pace n.
hristiyanlara ait dua kitabı portise [obsolete] n.
hristiyanlara ait dua kitabı portos [obsolete] n.
hristiyanlara ait dua kitabı porthors n.
dua kitabının aşai rabbani ayinini içeren kısmı ordinary n.
dua konusu prayer n.
uğruna dua edilen şey prayer n.
dua eden kimse precant n.
dua etme precation [rare] n.
dini tören açılışında okunan dua preparation n.
tanrı'ya dua eden kimse supplicator n.
tanrı'ya dua eden kimse supplicant n.
(litürjide) cemaati şükran ibadetine davet eden dua sursum corda n.
son dua ayini compline n.
şapeldeki dua chapel n.
dua veya tılsım olarak tekrarlanan kelimeler paternoster n.
(hristiyan) dua kitabında bayram ayinlerini içeren bölümler proper n.
dua etmek say one's prayers v.
dua etmek invoke v.
dua okumak say prayer v.
okumak (dua) say v.
etmek (dua) say v.
dua okumak pray v.
dua etmek say prayer v.
dua etmek pray v.
tanrıya dua etmek pray to god v.
dua etmek bless v.
birisi için dua etmek keep one's finger crossed for v.
yemeklerden önce ve sonra dua etmek say grace v.
yemek masasında dua etmek say grace v.
tanrıya dua etmek pray the god v.
birisi için dua etmek pray for someone v.
Allah'a dua etmek pray to Allah v.
(musevilik) dua etmek daven v.
dua almak receive prayer v.
(dua ederken vb.) yukarı bakmak lift up the eyes v.
dua etmek amen v.
özellikle dua ve beddualarda kullanılan, istek belirten bir yardımcı fiil may v.
içtenlikle dua etmek wrestle v.
şevkle dua etmek outpray v.
(diğerinden) daha çok dua etmek outpray v.
dua ederek üstesinden gelmek outpray v.
dua ile elde etmek pray v.
dua yolu ile istemek supplicate v.
hızla dua okumak patter v.
dua edilmemiş unprayed adj.
dua kitaplarına uygun rubrical adj.
dua eden praying adj.
dua etmeyen prayerless adj.
dua etmeden prayerlessly adv.
dua ile prayingly adv.
hayır dua benediction N.
Phrasals
dua etmek call down v.
dua etmek put up v.
(birine/bir şeye bir şey) olsun diye dua etmek invoke (something) (up)on (someone or something) v.
(bir şey) için dua etmek pray over (something) v.
(bir şey için/bir şey olsun diye) dua etmek pray for v.
için dua etmek pray over v.
(birine/bir şeye) dua etmek pray to (someone or something) v.
-e dua etmek pray to v.
(birinin sağlığı, iyiliği) için dua etmek pray for v.
Phrases
senin için dua ediyorum i am keeping my fingers crossed for you expr.
olacak dua var olmayacak dua var not all prayers are answered expr.
Proverb
birlikte dua eden aile birbirinden ayrılmaz family that prays together stays together
Colloquial
dizlerinin üstüne çöküp edilen dua knee-mail n.
mezarı başında dua etmek say prayers upon one’s grave v.
Idioms
olmayacak dua pie in the sky n.
işlerin iyi gitmesi için dua etmek have one's fingers crossed v.
birisi için dua etmek be in someone's prayers v.
şansına dua etmek thank one's lucky stars v.
biri icin dua etmek put one's prayers out for someone v.
dua etmek lift up the hand v.
tespih çekerek dua etmek say one's beads v.
dua etmek keep one's fingers crossed v.
dua etmek cross one's fingers v.
işlerin iyi gitmesi için dua etmek cross your fingers v.
işlerin iyi gitmesi için dua etmek have/keep your fingers crossed v.
dua etmek keep fingers crossed v.
şansına dua etmek thank lucky stars v.
Speaking
benim için dua et pray for me interj.
benimle dua et pray with me interj.
şansına dua et thank your lucky stars expr.
senin için de dua edeceğim you'll be in my prayers expr.
onlar için de dua edeceğim I will pray for them expr.
benim için dua et cross your fingers for me expr.
benim için dua et keep your fingers crossed for me expr.
benim için dua et pray for me expr.
Technical
dua tekerleği praying machine n.
budistlerin dua ederken kullandığı bir döner tekerlek praying machine n.
Botanic
dua çiçeği maranta leucorneura n.
dua çiçeği zebra plant (calathea zebrina) n.
dua çiçeği maranta (maranta leuconeura kerchoveana) n.
Social Sciences
yeni zelanda yerlilerince edilen dua karakia [new zealand] n.
(kuzey amerika yerlilerinde) oruç, dua ve diğer yöntemlerle teşvik edilen tasavvurlar ile ruhlar dünyası ile iletişim kurma ritüeli vision quest n.
History
toplu dua kitabı (ingiltere) book of common prayer n.
Religious
son dua last rite n.
son dua last prayer n.
kısa dua suffrage n.
isa'ya edilen dua agnus n.
isa'ya edilen dua agnus dei n.
kur'an'ın indirilmeye başlandığı gece olarak müslümanlarca kutsal sayılan dua gecesi lailat-ul-qadr n.
ölünün ruhu için şapelde dua etme chantry n.
dua boncuğu prayer beads n.
dua boncuğu prayer nuts n.
ilahi güçlere şükran ifade eden söz ya da dua thanksgiving n.
isa mesih'in müritlerine öğrettiği dua the our father n.
dua veya diğer dini ibadetlerle hastalığın veya rahatsızlığın tedavisi theotherapy n.
(katoliklerde) bayram öncesi dua için ayrılan üç günlük süre triduum n.
(roma katoliklerinde) bayram öncesinde dua için ayrılan üç günlük süre triduo n.
(bazı hristiyan mezheplerinde) tüm ölülerin onuruna bir dua günü all souls day n.
dua kitabının yerleştirildiği kürsü altar desk n.
dua kitabının yerleştirildiği kürsü missal stand n.
(katolik kilisesinde) dua okuma zamanı ave n.
dua etme zamanı ave maria n.