gemiye - Turco Inglés Diccionario

gemiye

Significados de "gemiye" en diccionario inglés turco : 3 resultado(s)

Turco Inglés
General
gemiye on board adv.
We must work to bring the Americans on board at a later date.
Amerikalıları daha sonraki bir tarihte gemiye getirmek için çalışmalıyız.

More Sentences
gemiye aboard adv.
Marine
gemiye home adv.

Significados de "gemiye" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
gemiye bindirmek embark v.
gemiye binmek embark v.
General
gemiye binme embarkation n.
gemiye bindirme embarking n.
birini zorla bir gemiye miço olarak alma shanghaiing n.
iskelenin gemiye yakın tarafı shipside n.
gemiye bindirme embarkation n.
gemiye kaçak binen yolcu stowaway n.
gemiye binen boarder n.
gemiye binme boarding n.
gemiye mal yükleyebilmek için limana ödenmesi gereken para lastage [obsolete] n.
hurda olarak satılan eski bir gemiye ait malzemeler marine store n.
erkekleri alıkoyarak gemiye zorla tayfa olarak alan kimse shanghaier n.
(gemiye ait) belgelerin imhası spoliation n.
gemiye bindirmek ship v.
binmek (gemiye vb) board v.
mal yüklemek (gemiye) ship v.
gemiye yüklemek ship v.
başka gemiye aktarmak transship v.
uzayda başka gemiye kenetlemek dock v.
sarhoş edip gemiye zorla tayfa olarak almak shanghai v.
gemiye binmek ship v.
gemiye binmek imbark v.
gemiye binmek go on board the ship v.
gemiye çıkmak go on board the ship v.
gemiye çıkmak come on board the ship v.
gemiye binmek board the ship v.
gemiye çıkmak go aboard the ship v.
gemiye binmek come on board the ship v.
gemiye çıkmak board the ship v.
gemiye binmek go aboard the ship v.
gemiye bindirmek imbark v.
gemiye binmek get on board v.
gemiye binmek board v.
birini/bir şeyi gemiye almak/yüklemek take someone or something aboard v.
(gemiye) yeniden yüklemek relade v.
gemiye yüklenmek be shipped v.
gemiye binmek make ship v.
gemiye binmek take shipping v.
gemiye koymak vessel v.
(geçen gemiye verilen) selamlama veya teşhis sinyali hail v.
gemiye binmek inbarge v.
gemiye yüklemek steve v.
gemiye bildirilmiş embarked adj.
Phrasals
(gemiye) su almak take on v.
(başka bir gemiye) rüzgar yönünden yaklaşmak bear down on v.
Proverb
nereye gideceğini bilmeyen gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez no wind serves him who addresses his voyage to no certain port
hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez no wind favors he who has no destined port
Colloquial
bir gemiye kargo indirip bindirirken yanına bağlanan kızak the skids n.
gemiye zarar vermek lay up v.
Idioms
gemiye binmek/çıkmak come aboard v.
gemiye binmek/çıkmak go aboard v.
gemiye zamanında gelememek break ship v.
(gemiye, trene, uçağa birini veya bir şeyi) almak take aboard v.
trene, gemiye veya uçağa binmek get aboard something v.
gemiye rota vermek steady the ship v.
(kumanda düdüğü) gemiye komutan veya yüksek rütbeli personel geldiğinde çalmak pipe the side v.
Speaking
gemiye hoş geldiniz welcome on board expr.
Trade/Economic
gemiye yükleme shipment n.
gemiye ya da yüke el koyma arrest of ship cargo n.
gemiye yüklenemeyen yük short shipment n.
gemiye yükleme izni loading permit n.
gemiye ya da eşyaya kasten yapılan zarar veya kaza barratry n.
tarafsız gemiye savaşta verilen serbest geçiş belgesi navicert n.
boş gemiye denge arttırmak için alınan safra water ballast n.
gemiye verilen belge sea letter n.
malları zincirle gemiye çekmek için ödenen bağlama ücreti slinging n.
gemiye tayfa alma manning n.
gemiye çıkan gümrükçü tidewaiter n.
duran gemiye çarpma allision n.
boşaltma masrafları gemiye ait olmaksızın free discharge expr.
Law
kıyı devletinin kendi sularında bulunan ve kural ihlali yapmış başka gemi veya uçakla işbirliği yapan yabancı flamalı bir gemiye yaptırım uygulayabilmesi constructive presence n.
Insurance
malların gemiye yüklendiğini tevsik eden konşimento shipped bill n.
Technical
kömür alma (gemiye) coaling n.
gemiye limanda yapılan muayene docking survey n.
gemiye yakıt alma bunker supplying n.
gemiye yükleme shipment n.
iki veya daha fazla verici istasyondan gemiye veya uçağa gelen radyo sinyalleri vasıtasıyla bir geminin veya uçağın konumunun belirlenmesi radio fix n.
Computer
gemiye yakıt alındı ship re-fueled expr.
gemiye yakıt al re-fuel ship expr.
Transportation
(gemiye veya uçağa) yükleme embarquement n.
bir gemiye yüklenen tüm yüke dair verilerin ayrıntılı listesi ocean manifest n.
filikanın gemiye bağlanması pickup n.
gemiye bağlanan filika pickup n.
yük konteynerlerinin gemiye yüklendiği kargo tedarik zinciri fishyback n.
gemiye tekrar yüklenen kargo reshipment n.
(gemiye) kömür yüklemek fitt v.
(kömürü) gemiye yüklemek fitt v.
(gemiye) belirli vakitte kömür yüklemek üzere anlaşmak stem [uk] v.
Aeronautic
uzayda başka gemiye kenetlemek dock v.
Marine
gemiye binme embarcation n.
gemiye binme embarkment n.
gemiye bindirme embarkment n.
ingilizce'de gemiye ilk defa binmiş kişiler için kullanılan alaycı ifade landlubber n.
gemiye ağırlık veren demir ballast n.
yükün gemiye alındığı bildirilen ve ikinci kaptan tarafından veya onun adına imzalanan belge mate's receipt n.
gemiye çıkış tahtası gangplank n.
gemiye bindirme embarcation n.
gemiye bindirme embarkation n.
zorla bir gemiye miço olarak alınmış kimse shanghaied n.
gemiye yükleme-boşaltma stevedore n.
bir gemiye yükleme veya boşaltma için tanınan süre lay days n.
bir gemiye yükleme veya boşaltma için tanınan süre lay time n.
gemiye binme embarkation n.
yükün gemiye ambalajsız yüklenmesi laden in bulk n.
gemiye yükleme yapan freighter n.
gemiye binme boarding a vessel n.
karaya oturan gemiye bakmakla görevli memur receiver of wreck n.
malların gemiye yüklenmesi için yazılan yazı receiving note n.
malları gemiye yükleme yazısı receiving note n.
gemiden gemiye nakletme transhipment n.
malın gemiye yüklendiği liman port of loading n.
gemiye yükleme işi shipping n.
gemiye binme merdiveni boarding ladder n.
gemiye monte edilen radar shipborne radar n.
gemiye monteli yolculuk veri kaydetme cihazı shipborne voyage data recorder n.
gemiye yükün yüklendiği an ile gemiden yükün boşaltıldığı an arasında geçen dönem tackle to tackle n.
konşimento düzenlenene kadar yükün gemiye bindirildiğini gösteren belge mate's receipt n.
dalgaların kırılmadan gemiye çarpması a clear breach n.
gemiye kereste yükleyebilmek için bordasına açılan dört köşe lumbar raft port n.
gemiye çıkan gümrükçülerden sorumlu icra gümrük memuru tidesurveyor n.
bir gemiden başka gemiye aktaran kimse transhipper n.
bir gemiden başka gemiye aktaran kimse transshipper n.
tahıl veya benzeri yüklerin gemiye doldurulduğu ambar ağzı trimming hatch n.
tahıl veya benzeri yüklerin gemiye doldurulduğu ambar ağzı trimming hole n.
muhbir veya gözcü tarafından gemiye iletilen, yaylım ateşi için mesafenin fazla olduğunu belirten bir rapor large spread n.
gemiye direk yerleştirme masting n.
denizcilerin gemiye çıkmak ve çıkılmasını önlemek için kullandığı mızrak boarding pike n.
düşmanların gemiye çıkmasını önlemek için geminin yanında bulunan güçlü halatlar boarding nettings n.
balıkları gemiye çekmek için kullanılan küçük bir ağ brail n.
geminin başka gemiye veya rüzgara karşı konumu gage n.
sahilden gemiye su taşımak için kullanılan küçük mancana gang cask n.
gemi evraklarının gemiye teslim edilmesi documentation n.
gemiye asılan bayrak veya bandıralar flying colors n.
gemiye yan tarafından çıkmak için kullanılan halat veya zincir merdiven sea ladder n.
geminin yan tarafına tutturulmuş, gemiye binilmesini sağlayan metal levha veya çubuklar sea ladder n.
gemiye yan tarafından çıkmak için kullanılan halat veya zincir merdiven sea steps n.
gemiye binişi sağlayan metal levha veya çubuklar sea steps n.
(gemiye ait) koruyucu zırh plaka cuirass n.
bir gemiye ait düz kıç bölümü square stern n.
gemiye itiş gücü sağlayan kanatlı helezonik pervane propeller wheel n.
gemiye karina koymak keel v.
(gemiye) yüklemek lade v.
gemiye dalga basmak ship a sea v.
gemiye binmek take ship v.
gemiye yüklemek ship v.
gemiye binmek set off on a voyage by ship v.
gemiye safra koymak ballast a vessel v.
gemiye kılavuzluk etmek pilot v.
tekrar gemiye bindirmek reship v.