harvests - Turco Inglés Diccionario

harvests

harvests — Definition

Significado:
hasat, toplamak
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈhɑːrvɪst/ – BrE /ˈhɑːvɪst/)
Categoría gramatical:
İsim: harvest (harvests); Fiil: harvest (harvests – harvested – harvesting)
Sinónimo:
reap
Antónimos:
sow

Significados de "harvests" en diccionario turco inglés : 47 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
harvest n. hasat
The wheat harvest is the first week of July.
Buğday hasadı Temmuz ayının ilk haftasında yapılır.

More Sentences
harvest n. hasat zamanı
General
harvest n. mahsul
We are expecting a good harvest this year.
Bu sene iyi bir mahsul bekliyoruz.

More Sentences
harvest v. hasat kaldırmak
Mary's grandfather used to harvest by scythe.
Mary'nin büyükbabası tırpanla hasat kaldırırdı.

More Sentences
harvest v. toplamak
My father is out harvesting grapes.
Babam üzüm toplamaya çıktı.

More Sentences
harvest v. biçmek
Who seeds wind, shall harvest storm.
Rüzgâr eken fırtına biçer.

More Sentences
harvest v. hasat etmek
We can harvest those fish once and that's the end of it.
Bu balıkları bir kez hasat edebiliriz ve bu iş biter.

More Sentences
harvest v. avlamak
If we get things right, we shall sustain both fish and fishers to harvest them.
Eğer işleri doğru yaparsak, hem balıkları hem de onları avlayan balıkçıları yaşatabiliriz.

More Sentences
Trade/Economic
harvest n. hasat
The wheat harvest is the first week of July.
Buğday hasadı Temmuz ayının ilk haftasında yapılır.

More Sentences
Food Engineering
harvest n. hasat
The wheat harvest is the first week of July.
Buğday hasadı Temmuz ayının ilk haftasında yapılır.

More Sentences
Agriculture
harvest n. hasat
The wheat harvest is the first week of July.
Buğday hasadı Temmuz ayının ilk haftasında yapılır.

More Sentences
harvest n. mahsul
We are expecting a good harvest this year.
Bu sene iyi bir mahsul bekliyoruz.

More Sentences
harvest v. hasat yapmak
Tom is harvesting in the field.
Tom tarlada hasat yapıyor.

More Sentences
harvest v. hasat etmek
We can harvest those fish once and that's the end of it.
Bu balıkları bir kez hasat edebiliriz ve bu iş biter.

More Sentences
General
harvest n. harman
harvest n. rekolte
harvest n. semere
harvest n. hasat zamanı
harvest n. ürün
harvest n. ekin biçme
harvest n. sonuç
harvest n. hasat mevsimi
harvest n. netice
harvest n. ekin toplama
harvest n. ekin biçme makinesi
harvest n. ekin biçici
harvest n. hasatçı
harvest v. saklamak
harvest v. idareli kullanmak
harvest v. tarladan kaldırmak
harvest v. ekin biçmek
harvest v. vericiden (donörden) nakledilecek iliği/organı toplamak/almak
harvest v. (enerji) almak
harvest v. fayda elde etmek
harvest v. kazanmak
harvest v. (kaynağı) gelecekte kullanmak üzere toplamak
Trade/Economic
harvest n. toplanan ürün
harvest n. ürün
harvest n. ürün toplama
Dyeing
harvest n. bir kahverengi tonu
Food Engineering
harvest n. derim
Agriculture
harvest n. biçim
harvest n. ekin
harvest n. orak mevsimi
harvest v. hasatçılık yapmak
Religious
harvest n. sonbahar ekinoksu dolaylarında yapılan modern bir pagan seremonisi
Geography
harvest n. alabama eyaletinde şehir

Significados de "harvests" con otros términos en diccionario inglés turco: 85 resultado(s)

Inglés Turco
General
american harvest mouse n. amerikan tarla faresi
harvest home n. harman sonu
harvest mouse n. tarla faresi
grape harvest n. bağbozumu
harvest moon n. hasat dolunayı
harvest festival n. hasat bayramı
harvest festival n. hasat festivali
vine-harvest n. bağ bozumu
harvest season n. hasat mevsimi
harvest season n. hasat zamanı
harvest lord n. baş orakçı
harvest [dialect] [uk] n. güz
harvest [dialect] [uk] n. sonbahar
harvest-home n. ekinleri toplayıp eve getirme
harvest-home n. hasat bayramı
harvest-home n. hasat bayramında orakçıların söylediği şarkı
harvest queen n. hasadın son gününde her yere taşınan tanrıça ceres'in resmi
harvest-home n. hazine toplama fırsatı
harvest grapes v. bağ bozmak
harvest crop v. mahsul kaldırmak
Phrases
harvest the day expr. anı yaşa
harvest the day expr. şu anın tadını çıkar
what you plant now you will harvest later expr. ne ekersen onu biçersin
Idioms
reap the harvest of something v. semeresini görmek
reap a harvest of something v. ektiğini biçmek
reap the harvest of something v. ektiğini biçmek
reap a harvest of something v. semeresini görmek
reap the harvest v. ektiğini biçmek
reap the harvest v. meyvesini toplamak
reap the harvest v. yaptıklarının sonuçlarına katlanmak
reap the harvest v. semeresini görmek/almak
reap the harvest [uk] v. ektiğini biçmek
reap a harvest [uk] v. meyvesini toplamak
reap the harvest of v. ektiğini biçmek
reap the harvest of v. meyvesini toplamak
reap the harvest of v. yaptıklarının sonuçlarına katlanmak
reap a harvest [uk] v. semeresini görmek
reap the harvest [uk] v. meyvesini toplamak
reap a harvest [uk] v. ektiğini biçmek
reap the harvest of v. semeresini görmek
reap the harvest [uk] v. semeresini görmek
Medical
harvest cell n. kültür hücresi
Parasitology
harvest tick n. trombicula cinsine ait serbest yaşayan çeşitli maytların parlak kırmızı parazit larvası
harvest mite n. insan piresi larvası
harvest mite n. insan etine gömülen pire
Gastronomy
vine harvest n. bağbozumu
Marine Biology
sustained harvest n. sürdürülen hasat
harvest control n. hasat kontrolü
harvest fish n. amerika'nın atlantik kıyısında yaşayan, tereyağı balığıgiller familyasına ait eti yağlı olan bir balık
harvest fish (poronotus triacanthus) n. gövdesi oldukça düz olan simli bir deniz balığı
Zoology
harvest mite n. kadife böceği
harvest mouse n. yeni dünya'daki tahıl tarlalarında yaşayan küçük grimsi fare cinsleri
american harvest mouse n. yeni dünya'daki tahıl tarlalarında yaşayan küçük grimsi fare cinsleri
harvest spider n. uzun bacaklı örümcek
Botanic
snow–in–harvest (cerastium tomentosum) n. fare kulağı
snow–in–harvest (clematis viorna) n. abd'nin doğusunda yetişen ve morumsu çiçekleri olan hasat zamanı çiçek açan bir bitki
harvest-lice n. küçük çiçekli kasıkotu
harvest-lice n. temas ettiği şeylere asılan kancalı veya dikenli meyve
Agriculture
hay harvest n. ot biçip kurutma
harvest-time n. ekin vakti
harvest-time n. hasat vakti
pre-harvest n. hasat öncesi
post-harvest n. hasat sonrası
bountiful harvest n. bol ürün
bountiful harvest n. bol hasat
post-harvest grain n. hasat sonrası dane
grain harvest n. hububat hasadı
latter harvest n. geç hasat
harvest home n. hasat sonu
harvest home n. hasat festivalinde söylenen şarkı
harvest home n. hasadı eve getirme
harvest home n. hasat festivali
harvest grapes v. bağ bozmak
Apiculture
honey harvest n. bal hasadı
honey harvest n. bal ürünü
Social Sciences
harvest queen n. paganların harman sonu festivallerinde taşıdığı çiçeklerle süslü kukla
harvest queen n. hasat kraliçesi
harvest home [uk] n. hasat yemeği
Religious
harvest-home n. hasat ayini
Environment
bad harvest n. kötü hasat
Entomology
harvest fly n. ağustos böceği
harvest mite n. trombiculidae familyasından olan kırmızı veya turuncu renkli akar larvası
harvest mite n. trombiculidae familyasından olan kırmızı veya turuncu renkli erişkin mayt
harvest bug n. kadife böceği
harvest spider [uk] n. çayır sineği