hasat - Turco Inglés Diccionario

hasat

Significados de "hasat" en diccionario inglés turco : 11 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hasat harvest n.
The wheat harvest is the first week of July.
Buğday hasadı Temmuz ayının ilk haftasında yapılır.

More Sentences
hasat reaping n.
Trade/Economic
hasat harvest n.
The wheat harvest is the first week of July.
Buğday hasadı Temmuz ayının ilk haftasında yapılır.

More Sentences
Food Engineering
hasat harvest n.
The wheat harvest is the first week of July.
Buğday hasadı Temmuz ayının ilk haftasında yapılır.

More Sentences
Agriculture
hasat harvest n.
The wheat harvest is the first week of July.
Buğday hasadı Temmuz ayının ilk haftasında yapılır.

More Sentences
General
hasat ingathering n.
hasat pick n.
hasat take n.
hasat crop n.
Trade/Economic
hasat crop n.
Marine Biology
hasat yield n.

Significados de "hasat" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hasat zamanı harvest n.
General
hasat mevsimi harvest n.
hasat sigortası insurance of crop n.
hasat zamanı harvest n.
hasat dolunayı harvest moon n.
hasat bayramı harvest festival n.
hasat festivali lammas-day n.
hasat festivali harvest festival n.
hasat mevsimi harvest season n.
hasat zamanı harvest season n.
(iskoçya ve kuzey ingiltere'de) çiftçiler arasındaki hasat yarışması kemp n.
hasat sonunda yapılan şölen mell [dialect] n.
hasat bayramında orakçıların söylediği şarkı harvest-home n.
hasat bayramı harvest-home n.
domuzların hasat edilmiş tahıl yerine doğrudan sapındaki ekinden beslenmesi anlamında kullanılan bir terim hogging down n.
keltlere özgü antik bir hasat festivali lughnasa n.
ilk hasat firstling n.
(hasat zamanı) toplanan miktar gather n.
namlu hasat makinesi swather n.
hasat edilenler fruitery n.
hasat sonrası kalan başakları toplamak glean v.
hasat kaldırmak harvest v.
hasat etmek reap v.
hasat etmek harvest v.
hasat yarışmasında mücadele etmek kemp v.
elle hasat yapmak grabble [dialect] v.
hasat etmek in [dialect] [uk] v.
hasat eder gibi toplamak gather v.
hasat etmek gather v.
(tütün) hasat etmek prime v.
hasat edilmemiş unharvested adj.
hasat edilmeyen unharvested adj.
Phrasals
-den hasat elde etmek/almak reap something from something v.
(ekin) olgunlaşıp hasat vermek come in v.
hasat döküntülerini toplamak glean something from something v.
hasat döküntülerini toplamak glean from (something) v.
hasat edip depolamak garner up v.
hasat edip depolamak garner in v.
hasat edip ambara koymak garner something in v.
hasat edip depolamak/stoklamak garner something up v.
hasat edip depolamak/stoklamak garner something in v.
hasat edip ambara koymak garner something up v.
bir şeyi hasat etmek gather something v.
-den hasat elde etmek/almak reap from v.
Trade/Economic
hasat payı için işletmecisine üyelik harcı ödenen tarla csa (csar-capable assets) n.
üyelerin büyüme mevsimi boyunca düzenli hasat payı almak için işletmeciye üyelik harcı ödediği çiftlik sistemi csa (csar-capable assets) n.
Law
hasat vergisi hidage [uk] [obsolete] n.
hasat vergisi için biçilen değer hidage [uk] [obsolete] n.
kiracının ödeme kaynağı olan ekinleri hasat edilmeden önce ödeyebildiği kira forehand rent [scotland] n.
Technical
hasat makinesi harvesting machine n.
patates hasat makinesi potato harvesting machine n.
patates hasat makinesi potato harvester n.
şeker pancarı hasat makinesi sugar beet harvester n.
yem pancarı hasat ekipmanı fodder beet harvesting equipment n.
maden çıkarırken veya hasat kaldırırken elde tutulmak istenen malzemeyi atıklardan ayıran parça concave n.
hasat toplama makinesi operatörü picker n.
keten hasat makinesi flax puller n.
pamuk hasat makinesi sled n.
Automotive
çok işlevli hasat makinesi combined harvester n.
hasat makinası harvester n.
Food Engineering
hasat sonrası postharvest n.
Marine Biology
hasat kapasitesi harvesting capacity n.
hasat kontrolü harvest control n.
sürdürülen hasat sustained harvest n.
sürdürlebilir hasat sustainable yield n.
hasat edilemez non-harvestable adj.
Astronomy
hasat dolunayı sonrasındaki kameri ay hunter's room n.
hasat dolunayını takip eden ilk dolunay hunter's moon n.
keltlere özgü dans ve festival ateşi ile kutlanan antik bir hasat festivali lúnasa n.
(genellikle bir ağustos) hasat festivalinin ilk günü lúnasa n.
Botanic
her ay hasat edilebilen bir kako çeşidi tous-les-mois n.
hasat sonrası toprakta kalan artıklardan büyüyerek filizlenen ürün ratoon crop n.
kana bitkisinin her ay hasat edilebilen yumru kökü tous-les-mois n.
kana bitkisinin her ay hasat edilebilen yumru kökü queensland arrowroot n.
avrupa'da yetişen, genellikle tazeyken hasat edilen ve salata yapımında kullanılan tek yıllık bir bitki rocket n.
avrupa'da yetişen, genellikle tazeyken hasat edilen ve salata yapımında kullanılan tek yıllık bir bitki roquette n.
avrupa'da yetişen, genellikle tazeyken hasat edilen ve salata yapımında kullanılan tek yıllık bir bitki arugola n.
avrupa'da yetişen, genellikle tazeyken hasat edilen ve salata yapımında kullanılan tek yıllık bir bitki rocket salad n.
avrupa'da yetişen, genellikle tazeyken hasat edilen ve salata yapımında kullanılan tek yıllık bir bitki garden rocket n.
avrupa'da yetişen, genellikle tazeyken hasat edilen ve salata yapımında kullanılan tek yıllık bir bitki arugula (eruca vesicaria sativa) n.
avrupa'da yetişen, genellikle tazeyken hasat edilen ve salata yapımında kullanılan tek yıllık bir bitki eruca sativa n.
abd'nin doğusunda yetişen ve morumsu çiçekleri olan hasat zamanı çiçek açan bir bitki snow–in–harvest (clematis viorna) n.
abd'nin doğusunda yetişen ve morumsu çiçekleri olan hasat zamanı çiçek açan bir bitki snow–in–summer (clematis viorna) n.
(biçim veya hasat sonrasında) ekili alanda yetişen çimen rowett n.
avrupa'da yetişen, genellikle tazeyken hasat edilen ve salata yapımında kullanılan tek yıllık bir bitki rugola n.
yabani pirinç hasat etmek rice v.
Agriculture
hasat öncesi preharvest n.
şeker pancarı hasat makinesi sugar beet harvester n.
ürünlerden erken hasat alma earliness n.
hasat kaldırma harvesting n.
pancar hasat makinesi sugar beet harvester n.
üzüm hasat makinesi grape harvesting machine n.
hasat ve harman makineleri harvesting machinery n.
hasat makinesi harvester n.
yem hasat makinesi forage harvester n.
hasat çemberi crop circle n.
hasat vakti harvest-time n.
hasat öncesi pre-harvest n.
hasat sonrası post-harvest n.
hasat alma harvesting n.
traktöre asılı patates hasat makinesi tractor mounted potato harvester n.
patates hasat makinesi potato harvester n.
hasat ve taşıma harvesting and transport n.
kaba yem hasat makinesi forage harvester n.
bol hasat bountiful harvest n.
yem hasat makinesi silage harvester n.
kombine patates hasat makinesi combined potato harvester n.
kombine pancar hasat makinesi complete beet harvester n.
mısır hasat makinesi maize harvester n.
mısır hasat makinesi corn harvester n.
sulu hasat wet harvesting n.
hasat sonrası postharvest n.
hasat sonrası dane post-harvest grain n.
mekanik hasat mechanical harvesting n.
(pakistan, hindistan'da) kış sonunda hasat edilen ürün rabi n.
aynı yıldaki ikinci hasat aftercrop n.
tahılın hasat zamanında geleneksel törenlerle kesilerek saklanan son demeti neck [dialect] n.
hasat sonrası arta kalanları toplama gleaning n.
bitkinin üstteki genç kısmından yapılan hasat top crop n.
erken veya geç dönem hasadı olmayıp yaygın olan hasat döneminde toplanan meyve veya sebze mahsulü maincrop n.
üzümleri hasat etme süreci vindemiation n.
mekanik bezelye hasat makinesi viner n.
hasat edilmiş ekin math [uk] n.
sonbaharda ekilip takip eden ilkbaharda veya yaz başında hasat edilen buğday winter wheat n.
geç hasat latter harvest n.
aynı yıldaki ikinci hasat lattermath n.
hasat sonu harvest home n.
hasat alma harvestry n.
hasat festivali harvest home n.
hasat kaldırma harvestry n.
hasat festivalinde söylenen şarkı harvest home n.
hasat zamanı horkey [dialect] n.
hasat ziyafeti horkey [dialect] n.
kar getirmediği için hasat sırasında toplanmayan ürünler gleanings n.
hasat festivali hockey [dialect] n.
hasat yemeği hockey [dialect] n.
hasat süresi rotation n.
biçerdöver için hasat başlığı pickup n.
pamuk hasat aleti cotton stripper n.
hasat çemberi corn circle n.
mısır hasat makinesi corn picker n.
mısır hasat makinesi corn-picker [us/canada] n.
hasat edilmiş ekin shear n.
hasat etme shearing [scotland] n.
(pamuk hasat makinesi ile) pamuk hasat etme sledding n.
(yaklaşık on iki demetlik) hasat yığını stitch [dialect] [uk] n.
(bir ülkeye ait) hasat fazlası surplus n.
hasat toplayan mevsimlik işçiler stoop labor n.
hasat etmek harvest v.
hasat yapmak harvest v.