have in - Turco Inglés Diccionario

have in

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "have in" en diccionario turco inglés : 4 resultado(s)

Inglés Turco
Phrasals
have in v. (birinden) hizmet talep etmek
have in v. evine davet etmek
have in v. (bir iş için) birini eve getirtmek
have in v. hazır bulundurmak

Significados de "have in" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
have a share in v. payı olmak
have friends in the right places v. torpili olmak
have a bee in one's bonnet v. kafasını takmak
have a finger in v. parmağı olmak
have an in v. bir yerde torpili olmak
have one's hand in v. bulaşmak
have one's heart in one's mouth v. yüreği ağzına gelmek
have confidence in v. güvenmek
have one's heart in one's mouth v. canı ağzına gelmek
have a finger in every pie v. her işte parmağı olmak
have a lump in one's throat v. boğazı düğümlenmek
have a tickle in one's throat v. birinin boğazı gıcıklanmak
have a bun in the oven v. karnı burnunda olmak
have a bee in one's bonnet about something v. kafaya takmak
have an ace in the hole v. elinde kozu olmak
have a foot in both camps v. ikili oynamak
have difficulty in standing v. ayakta zor durmak
have in mind v. niyet etmek
have faith in god v. iman etmek
have something in prospect v. beklemek
have in one's sights v. hedeflemek
have a bee in one's bonnet about something v. kafasını takmak
have blind confidence in v. körü körüne inanmak
have a special place in one's life v. hayatında özel bir yere sahip olmak
have a tickle in one's throat v. gıcık duymak
have it in for somebody v. takmak
have something in prospect v. ummak
have difficulty in v. güçlük çekmek
have its source in v. kaynaklanmak
have a finger in a matter v. eli olmak
have a bee in one's bonnet v. kafaya takmak
have confidence in v. güveni olmak
have difficulty in v. zorluk çekmek
not have credit in one's phone v. telefonunda kontör olmamak
have a dispute to be settled in court v. mahkemelik olmak
have a bee in one's bonnet about something v. aklını takmak
have a bee in one's bonnet v. aklını takmak
have in view v. planlamak
have a hand in v. bir işte parmağı olmak
have in stock v. bulundurmak
have one's hand in v. karışmak
have bats in the belfry v. aklından zoru olmak
have a special place in one's heart v. birinin kalbinde özel bir yere sahip olmak
have no strength in one's muscles v. elinde ayağında dermak olmamak
have a snag in plans v. altından çapanoğlu çıkmak
have somebody in one's pocket v. parmağında oynatmak
have in mind v. akılda tutmak
have in mind v. aklında olmak
have confidence in v. birine itimadı olmak
have a part in v. rol almak
have always in stock v. eksik etmemek
have one's head in the clouds v. aklı bir karış havada olmak
have difficulty in standing v. ayakta durmakta zorlanmak
have in reserve v. ihtiyat olarak saklamak
have it in one v. yeteneği olmak
have in mind v. hatırında tutmak
have the last word in v. nihai karar/son söz birinin olmak (bir konuda)
have it in for v. birine kin beslemek
have something in common with someone v. biriyle ortak bir özellik taşımak
have a broad repercussion in press v. basında geniş yankı bulmak
have a say in a field v. alanında söz sahibi olmak
have a crick in one's neck v. boynu tutulmak
not to have a care in the world v. hiç derdi olmamak
have difficulty in v. bir şeyi yapmada zorluk yaşamak
have difficulty in doing something v. bir şeyi yapmakta zorluk yaşamak
have more in common with someone v. biriyle daha fazla ortak yönleri olmak
have difficulty (in) v. güçlük çekmek
(for someone) have a part in v. yer almak
have a role in v. rol oynamak
have in view v. niyeti olmak
have in mind v. niyeti olmak
have faith in v. inanç duymak
have one's name written in letters of gold v. adını altın harflerle yazdırmak
have one's name written in gold letters v. adını altın harflerle yazdırmak
have one's hand in v. parmağı olmak
have a hand in v. parmağı olmak
have a bitter end end in a calamity v. acı sonla bitmek
have a bitter end end in a calamity v. acı son ile bitmek
have one's hair cut in layers v. saçını kat kat kestirmek
have one's hair cut in layers v. saçını katlı kestirmek
have bats in the belfry v. balatayı sıyırmak
have bats in the belfry v. kafayı yemek
have bats in the belfry v. kafayı çizmek
have a run-in with someone v. biriyle atışmak
have a voice in v. -de söz sahibi olmak
have some say in v. -de söz sahibi olmak
have a voice in v. -de sözü geçmek
have the title to the land (property) registered in one’s name v. tapuyu üzerine almak
have the title to the land (property) registered in one’s name v. tapuyu üzerine geçirmek
have an interest in v. (bir şeyle) ilgilenmek
have cash in hand v. parası olmak
have a share in a business v. hissedar olmak
have several characteristics in common v. birçok benzer özellik taşımak
have several characteristics in common v. benzer özellikleri taşımak
have several characteristics in common v. birçok ortak özellik taşımak
have in view v. tasavvur etmek
have several characteristics in common v. benzer özellikler taşımak
have no hesitation in v. tereddütü olmamak
have faith in v. güveni olmak
have faith in v. güvenmek
have faith in v. inancı olmak
have faith in v. inanmak
have an interest in v. ilgilenmek
have an interest in v. alakadar olmak
have a lot in common v. birçok ortak özelliği olmak
have in tow v. yedekte bulundurmak
have in tow v. yedeğe almak
have a part in v. pay sahibi olmak
have nothing in common v. hiçbir ortak yanı bulunmamak
have absolute confidence in something v. birşeye güveni tam olmak
have total confidence in something v. birşeye güveni tam olmak
have full confidence in something v. birşeye güveni tam olmak
have complete confidence in something v. birşeye güveni tam olmak
have great difficulty in v. çok zorlanmak
have something taken in v. elbise daraltmak
have something taken in v. elbiseyi daraltmak
have difficulty in v. (bir şeyi yapmada) zorlanmak
have little in common v. çok az ortak yönleri olmak
have a degree in medicine v. tıp diploması olmak
have a strong interest in something v. bir şeye aşırı/çok ilgi duymak
have a cramp in one's leg v. ayağına kramp girmek
have an experienced lawyer in one's corner v. deneyimli bir avukatın desteğini almak
have all sizes and colors in stock v. stokunda tüm ebatlarından/boylarından ve renklerinden bulunmak
have difficulty in understanding v. anlamakta zorluk çekmek
have little value in itself v. fazla bir değeri olmamak
have little faith in drugs v. ilaçlara pek güvenmemek
not have such a word in one's vocabulary v. lügatında öyle bir kelime olmamak
have no such word in one's vocabulary v. lügatında öyle bir kelime olmamak
have a splinter in one's finger v. parmağına kıymık batmak
have a hole in one's budget of v. bütçesinde ...'lık açık olmak
have difficulty in deciding v. karar vermekte zorlanmak
have difficulty in deciding v. zor karar vermek
have an interest in v. (bir şeye) ilgisi olmak
have confidence in v. güven duymak
have trouble in reverse v. geri geri gitmede sorun yaşamak
have their origins in v. kökenleri...'e dayanmak
have their origins in v. kökleri ...e'ye dayanmak
have in common v. ortak bir yana sahip olmak
have support in v. (bir şey yaparken) destek almak
have a quiet night in v. sessiz bir gece geçirmek
have much in common v. çok ortak yanı bulunmak
have many things in common v. birçok ortak özelliği olmak
have in hand v. hakimiyeti altına almak
have in contemplation v. dikkate almak
have in contemplation v. göz önünde bulundurmak
have in hand v. kontrolü altında tutmak
have in contemplation v. niyetinde olmak
have in hand v. meşgul olmak
have in hand v. iştigal etmek
not have malice in v. içinde kötülük olmamak