inanmak - Turco Inglés Diccionario

inanmak

Significados de "inanmak" en diccionario inglés turco : 49 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
inanmak believe v.
You shouldn't believe such a liar.
Böyle bir yalancıya inanmamalısın.

More Sentences
General
inanmak credit v.
The jury found his story difficult to credit.
Jüri onun hikayesini inandırıcı bulmamıştır.

More Sentences
inanmak think v.
In this regard, I think the distribution of roles is appropriate.
Parlamentonun bu seçeneği muhafaza etmesinin doğru olduğuna inanıyorum.

More Sentences
inanmak trust v.
I trust Amendment No 4 and Amendment No 5 will be upheld.
Değişiklik No 4 ve Değişiklik No 5'in onaylanacağına inanıyorum.

More Sentences
inanmak buy v.
My teacher will never buy that excuse.
Öğretmenim asla bu bahaneye inanmaz.

More Sentences
inanmak believe v.
You shouldn't believe such a liar.
Böyle bir yalancıya inanmamalısın.

More Sentences
inanmak come to believe v.
How did you come to believe that?
Buna nasıl inandın?

More Sentences
inanmak believe in v.
We believe in the clear right of refugees to find sanctuary from persecution and other oppression by entering the EU.
Mültecilerin zulüm ve diğer baskılardan kaçarak AB'ye sığınma hakkına sahip olduklarına inanıyoruz.

More Sentences
inanmak rely on v.
We greatly appreciate this, and we rely on a very fruitful campaign in the years to come.
Bunu çok takdir ediyoruz ve önümüzdeki yıllarda çok verimli bir kampanya yürüteceğimize inanıyoruz.

More Sentences
inanmak trust in v.
I am aware of the difficulties involved in this, but I trust in your ability to achieve it.
Bu konudaki zorlukların farkındayım ancak bunu başarabileceğinize inanıyorum.

More Sentences
inanmak have faith in v.
Have faith in the successful results which LEADER has had so far.
LEADER'in bugüne kadar elde ettiği başarılı sonuçlara inanın.

More Sentences
inanmak feel v.
I feel sure that this ought to be put right over the next few years.
Bunun önümüzdeki birkaç yıl içinde düzeltilmesi gerektiğine inanıyorum.

More Sentences
Phrasals
inanmak buy into v.
Tom doesn't buy into any of this self-help stuff.
Tom bu kişisel gelişim saçmalıklarının hiçbirine inanmıyor.

More Sentences
Slang
inanmak buy it v.
I'm sorry, I don't buy it.
Üzgünüm, inanmıyorum.

More Sentences
General
inanmak be persuaded that v.
inanmak stock v.
inanmak swallow v.
inanmak hold v.
inanmak deem v.
inanmak rely v.
inanmak put faith in v.
inanmak esteem v.
inanmak depend on v.
inanmak attach credence to v.
inanmak give credence to something v.
inanmak give credence to v.
inanmak accredit v.
inanmak swear by v.
inanmak affy v.
inanmak hold the view v.
inanmak trew [scottish] v.
inanmak opine v.
inanmak opinion [dialect] v.
inanmak conclude v.
inanmak dogmatize v.
Phrasals
inanmak credit with v.
inanmak bend towards v.
inanmak bend to v.
inanmak eat up v.
Colloquial
inanmak eat it up v.
Idioms
inanmak take stock in v.
inanmak give credit for v.
inanmak hold by v.
inanmak take at word v.
Archaic
inanmak trow v.
inanmak faith v.
inanmak repose v.
inanmak opiniate v.
inanmak steem v.

Significados de "inanmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
allah'a inanmak believe in god v.
inanmak (şaşırtıcı bir olaya) get over v.
birinin sözüne inanmak take someone's word for it v.
körü körüne inanmak have blind confidence in v.
birine inanmak take someone at her word v.
suçlu olduğuna inanmak believe to be guilty v.
kanıt olmadan bir şeye inanmak take something on faith v.
birine inanmak take someone at his word v.
olduğuna inanmak suppose v.
inanmak (bir şeye) believe in v.
gerçekten inanmak firmly believe v.
gerçekten inanmak really believe v.
yürekten inanmak believe wholeheartedly v.
sözüne inanmak believe someone's words v.
suçlu olduğuna inanmak believe someone guilty v.
suçlu olduğuna inanmak presume someone guilty v.
hurafelere inanmak believe in superstitions v.
büyüye inanmak believe in magic v.
birine inanmak count on someone’s veracity v.
mucizelere inanmak believe the miracles v.
fala inanmak believe in fortune telling v.
islama inanmak believe in islam v.
mucizelere inanmak believe in miracles v.
dine inanmak believe in religion v.
kendine inanmak believe in yourself v.
samimi olarak inanmak have a good faith belief v.
tanrı'ya inanmak believe in god v.
varlığına inanmak think v.
olduğuna inanmak allow [dialect] v.
bir şeye inanmak için sebep oluşturmak bespeak v.
(bir şeyin) olacağına inanmak judge v.
yanlış şekilde inanmak miscredit v.
yanlış şekilde inanmak misween [obsolete] v.
sorgusuz inanmak gulp (down) v.
aşırı inanmak overtrow v.
aşırı inanmak overtrust v.
kendi uydurduğuna inanmak imagine v.
çok tanrılılığa inanmak polytheize v.
çok tanrılılığa inanmak polytheise v.
temelsizce inanmak feel v.
sağlam gerekçesi olmadan inanmak feel v.
kalben inanmak feel v.
önceden inanmak forehold v.
(düşünce veya teoriye) inanmak subscribe v.
(din) inanmak practice v.
(din) inanmak practise v.
sorgulamadan inanmak take for granted v.
inanmak istemeyen questioning adj.
Phrasals
bütün kalbiyle ve hiç sorgulamaksızın inanmak buy into v.
gerçekleştiğine inanmak believe in v.
gerçekleşeceğine inanmak believe in v.
bir fikre/girişime inanmak buy in v.
olduğuna inanmak peg down v.
olduğuna inanmak peg (one) down as (something) v.
olduğuna inanmak set down v.
(bir şeye) inanmak adhere to (something) v.
(bir şeyin) gerçekliğine inanmak believe in (something) v.
(biri) hakkında (bir şeye) inanmak believe (something) of (someone) v.
(birine) inanmak believe in (someone) v.
(biriyle) ilgili (bir şeye) inanmak believe (something) of (someone) v.
(bir şeyin) varlığına inanmak believe in (something) v.
biriyle ilgili söylenen bir şeye inanmak believe something of someone v.
ile ilgili söylenen bir şeye inanmak believe of v.
birine/bir şeye inanmak believe in someone or something v.
(bir şeye) inanmak buy into (something) v.
(bir şeyin olacağına) inanmak count upon (something) v.
(birine/bir şeye) inanmak count upon (someone or something) v.
(birine/bir şeye) inanmak count on (someone or something) v.
(bir şeyin olacağına) inanmak count on (something) v.
'-e inanmak credit for v.
bir şeyi yutmak (inanmak) eat something up v.
bir şeyi yemek (inanmak) eat something up v.
(bir şeye) inanmak fall for (something) v.
bir şeye sorgusuz sualsiz inanmak fall for something v.
(bir şeye) sorgusuz sualsiz inanmak fall for (something) v.
bir şeye inanmak fall for something v.
bir şeye/birinin dediğine inanmak go for something v.
(bir şeyin bir şey) olduğuna inanmak interpret (something) as (something) v.
(birinin) belli özelliklere sahip olduğuna inanmak invest (someone) with (something) v.
olduğuna inanmak peg as v.
(birinin bir şey) olduğuna inanmak peg (one) as (something) v.
(birinin bir şey) olduğuna inanmak peg (one) for (something) v.
(bir şeyin) doğru/gerçek olabileceğine inanmak run away with (something) v.
(birine/bir şeye) çok inanmak swear by (someone or something) v.
(birine/bir şeye) inanmak trust in (someone or something) v.
(birine/bir şeye) inanmak turn toward (someone or something) v.
Proverb
inanmak başarmanın yarısıdır believe you can and you're halfway there
Colloquial
(bir şeyi) yapacağına canı gönülden inanmak be all for something/for doing something v.
bir şeye inanmak buy something v.
inanmak için görmek lazım must be seen to be believed expr.
inanmak için görmek lazım have to be seen to be believed expr.
Idioms
doğruluğuna inanmak take as gospel v.
birinin hikayesine en ince ayrıntısına kadar inanmak believe one's story hook line and sinker v.
birinin hikayesine tamamen inanmak believe one's story hook line and sinker v.
körü körüne inanmak pin one's faith on v.
tamamen inanmak pin one's faith on v.
bir fikre körü körüne inanmak drink the kool-aid v.
bir şeye salak gibi inanmak swallow something hook, line, and sinker v.
bir düşünceye/varsayıma yanlış yere inanmak labour under an assumption v.
bir düşünceye/varsayıma yanlış yere inanmak labor under an assumption v.
tamamen inanmak accept something as gospel truth v.
tamamen inanmak take something as gospel truth v.
bir şeye inanmak hang one's hat on something v.
gözü kapalı inanmak fall for something hook line and sinker v.
bir şeye sorgusuz sualsiz inanmak take something on faith v.
bir şeye gözü kapalı inanmak take something on faith v.
sözüne inanmak give someone the benefit of the doubt v.
sorunları savaşarak çözeceğine inanmak (draw the sword and) throw away the scabbard v.
var/doğru olmadığına inanmak set no store by (something or someone) v.
bir dine inanmak find god v.
(bir şeye) inanmak take (something) through (one's) head v.
çok büyük olasılıkla (bir şeyin) olacağına inanmak lay (someone) a pound to a penny v.
(birine/bir şeye) inanmak lay store in (something or someone) v.
(birine/bir şeye) inanmak set store in (something or someone) v.
(birinin) rezilce bir şey yapabileceğine inanmak not put (something) past (one) v.
(birinin) kötü/ahlaksızca bir şey yapabileceğine inanmak not put (something) past (one) v.
(bir şeye) inanmak take (something) to the bank v.
inanmak istememek be in denial v.
bir şeye inanmak be sold on something v.
(bir şeye) inanmak be sold on (something) v.
… olduğuna inanmak be under the impression that... v.
öyle olduğuna inanmak be under the impression that v.
gördüklerine inanmak believe (one's) eyes v.
gözlerine inanmak believe (one's) eyes v.
duyduklarına inanmak believe (one's) ears v.
kulaklarına inanmak believe ears v.
gözlerine inanmak believe eyes v.
gördüklerine inanmak believe eyes v.
kulaklarına inanmak believe (one's) ears v.
duyduklarına inanmak believe ears v.
birine inanmak have confidence in someone v.
birine/bir şeye inanmak give credence to someone or something v.
(bir şeye) inanmak fall for (something) hook, line, and sinker v.
(bir şeye) sorgusuz sualsiz inanmak fall for (something) hook, line, and sinker v.
(bir şeye) inanmak get (something) into (one's) head v.
(birinin/bir şeyin) sözüne inanmak give (someone or something) the benefit of the doubt v.
(birine/bir şeye) inanmak have faith in (someone or something) v.
(birine/bir şeye) inanmak lay store by (something or someone) v.
(birine/bir şeye) inanmak put trust in (someone or something) v.
(birine/bir şeye) çok inanmak set great store by (something or someone) v.
(bir şeye) tamamen inanmak take (something) for (the) gospel truth v.
(bir şeye) tamamen inanmak take (something) as (the) gospel truth v.
(bir şeye) inanmak take (something) into (one's) head v.
(bir şeye) inanmak take stock in (something) v.
birinin sözüne inanmak take someone's word v.
gözü kapalı inanmak take on faith v.
kanıt olmadan inanmak take on faith v.
sorgusuz sualsiz inanmak take on faith v.
sorunları savaşarak çözeceğine inanmak throw away the scabbard v.
Speaking
inanmak yerindedir there is reason to believe that expr.