hayali - Turco Inglés Diccionario

hayali

Significados de "hayali" en diccionario inglés turco : 94 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hayali imaginary adj.
The novel's imaginary characters have colourful personalities.
Romandaki hayali karakterlerin renkli kişilikleri vardır.

More Sentences
hayali fanciful adj.
We PSE members reject any fanciful notions of an independent Kosovo.
Biz PSE üyeleri bağımsız bir Kosova'ya ilişkin her türlü hayali düşünceyi reddediyoruz.

More Sentences
hayali visionary adj.
General
hayali delusion n.
No delusions of grandeur or mediocrity can jeopardise the challenging mission which is Europe's destiny today.
Hiçbir ihtişam ya da sıradanlık hayali, bugün Avrupa'nın kaderi olan zorlu misyonu tehlikeye atamaz.

More Sentences
hayali illusory adj.
This kind of coordination could lead to additional illusory powers at European level.
Bu tür bir koordinasyon, Avrupa düzeyinde ilave hayali yetkilere yol açabilir.

More Sentences
hayali subjective adj.
I have a subjective scenario in my mind, but I haven't written it down yet.
Kafamda hayali bir senaryo var fakat henüz yazıya dökmedim.

More Sentences
hayali fictional adj.
Dragons are fictional creatures.
Ejderhalar hayali yaratıklardır.

More Sentences
hayali unreal adj.
The Present Unreal Conditional is used to talk about what you would generally do in imaginary situations.
Present Unreal Conditional, hayali durumlarda genel olarak ne yapacağınız hakkında konuşmak için kullanılır.

More Sentences
hayali phantom adj.
The phantom voters are the real threats to the online survey.
Hayali seçmenler, online anket için gerçek tehditlerdir.

More Sentences
hayali fictitious adj.
Come on, how often do you think a fictitious character needs to change clothes?
Haydi ama, hayali bir karakterin ne sıklıkla kıyafet değiştirmesi gerektiğini düşünüyorsun?

More Sentences
hayali imaginary adj.
The novel's imaginary characters have colourful personalities.
Romandaki hayali karakterlerin renkli kişilikleri vardır.

More Sentences
hayali make-believe adj.
My daughter has a make-believe friend.
Kızımın hayali bir arkadaşı var.

More Sentences
hayali imagined adj.
Short-term real, but also often imagined, interests have come before the common interest.
Kısa vadeli gerçek, ama aynı zamanda çoğu zaman hayali çıkarlar ortak çıkarın önüne geçmiştir.

More Sentences
hayali pretend adj.
The children ran around a pretend castle.
Çocuklar hayali bir kalenin etrafında koşuyorlardı.

More Sentences
hayali phantom adj.
The phantom voters are the real threats to the online survey.
Hayali seçmenler, online anket için gerçek tehditlerdir.

More Sentences
Technical
hayali imaginary adj.
The novel's imaginary characters have colourful personalities.
Romandaki hayali karakterlerin renkli kişilikleri vardır.

More Sentences
Informatics
hayali imaginary adj.
The novel's imaginary characters have colourful personalities.
Romandaki hayali karakterlerin renkli kişilikleri vardır.

More Sentences
General
hayali cardboard box n.
hayali myth n.
hayali fict (fiction) n.
hayali fictive adj.
hayali deceptious adj.
hayali fantastic adj.
hayali assumed adj.
hayali fabled adj.
hayali romantic adj.
hayali fantastical adj.
hayali aeriform adj.
hayali ideal adj.
hayali delusive adj.
hayali visionary adj.
hayali chimeric adj.
hayali aerial adj.
hayali imaginative adj.
hayali airy adj.
hayali insubstantial adj.
hayali spectral adj.
hayali laputan adj.
hayali unsubstantial adj.
hayali utopian adj.
hayali unrealistic adj.
hayali mythical adj.
hayali illusive adj.
hayali phantasmal adj.
hayali chimerical adj.
hayali notional adj.
hayali fabulous adj.
hayali imaginate adj.
hayali phantasmatic adj.
hayali aerial adj.
hayali aery adj.
hayali aeriform adj.
hayali airlike adj.
hayali airy adj.
hayali capricious [obsolete] adj.
hayali notionate adj.
hayali apparitional adj.
hayali spectral adj.
hayali spiritual adj.
hayali faerie adj.
hayali faery adj.
hayali barmecidal adj.
hayali barmecide adj.
hayali viewy adj.
hayali mythologic adj.
hayali mythological adj.
hayali chimeral adj.
hayali ideal adj.
hayali opinionative [obsolete] adj.
hayali illusive adj.
hayali cloud-built adj.
hayali fantasque adj.
hayali fict (fictitious) adj.
hayali gauzy adj.
hayali phantasmic adj.
hayali phantastic adj.
hayali phantastical adj.
hayali supposed adj.
hayali suppositious adj.
hayali supposititious adj.
hayali surreal adj.
hayali surrealist adj.
hayali fictively adv.
hayali pseud- pref.
hayali pseudo- pref.
Idioms
hayali never-never adj.
Law
hayali notional n.
Psychology
hayali fantasied adj.
Archaic
hayali metaphysical adj.
hayali commentitious adj.
hayali conceited adj.
hayali fatuous adj.
Slang
hayali flight of imagination n.
hayali woo-woo adj.

Significados de "hayali" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
hayali ışık imaginary light n.
hayali hayvan fictional animal n.
hayali karakter fictitious character n.
çocukluktan kalma ana veya baba hayali imago n.
hayali yer imaginary place n.
hayali yerler imaginary places n.
favori hayali karakter favorite fictional character n.
tek boynuzlu hayali hayvan unicorn n.
hayali şey bubble n.
tibet'te bir yerde olduğu varsayılan hayali yeryüzü cenneti shangri la n.
hayali tarihler imaginary histories n.
gündüz hayali daydream n.
hayali oyuncu dummy n.
hayali mükemmel yer veya durum utopia n.
hayali yolculuklar imaginary voyages n.
hayali görüntü phantom n.
hayali bir düşman ya da gölge ile savaşma durumu sciamachy n.
hayali işlerle meşguliyet otherworldliness n.
hayali cemaat imagined community n.
hayali hikayeler yazan kimse fabulist n.
hayali kimse/şey myth n.
hayali karakter fictional character n.
hayali görüntü phantasm n.
hayali altın şehir el dorado n.
hayali diyalog dialogism n.
hayali görüntü phantasmata n.
hayali arkadaş imaginary friend n.
çocukluk hayali childhood dream n.
hayali düğün imaginary wedding n.
hayali topluluk imagined community n.
hayali ödül pot of gold n.
hayali karakter imaginary character n.
hayali değnek imaginary wand n.
hayali gitar air guitar n.
boyu kısa ve özel güçleri olan hayali bir yaratık pixie n.
hayali yaratık imaginary creature n.
buruşuk-boynuzlu hırgür (hayali canlı) crumple-horned snorkack n.
hayali yüzey imaginery surface n.
bir hikayenin hayali detaylarla yeniden aktarımı loose retelling n.
bağımsızlık hayali dream of independence n.
hayali ya da ruhani önsezilerle kehanette bulunma chaomancy n.
avuç içimizde bulunan hayali üçgenin açılarından biri third angle n.
avuç içimizde bulunan hayali üçgenin açılarından biri middle angle n.
(hikayeyi daha ilginç kılmak için) hayali ayrıntılar ekleme embroidery n.
hayali imge eidolon n.
birini/bir şeyi olmayacak bir yerden kurtarması beklenen hayali vinç kancası skyhook n.
hayali şey zephyr n.
gerçek veya hayali hayvanların ortaçağ kiliselerindeki temsili bestiary n.
gerçek veya hayali hayvanlarla ilgili derleme bestiary n.
özü olmayan hayali şey vapour [rare] n.
kalıcılığı olmayan hayali şey vapour [rare] n.
başka kimselerin deneyimlerine hayali katılım ile duygu hissetme vicariousness n.
ayın yüzeyindeki karanlık ve parlak alanların benzetildiği hayali erkek figürü veya erkek yüzü man in the moon n.
kullanan kişinin mastürbasyon sırasında erojen bölgelerini uyaran ve biçimsel olarak genellikle hayali bir partnerin erotik uzvuna benzetilen seks oyuncağı masturbator n.
hayali yaratık whangdoodle n.
hayali bir yaratık whangam n.
hayali icat whigmaleerie n.
hayali kötü kimse windmill n.
hayali şema windmill [obsolete] n.
hayali plan windmill [obsolete] n.
hayali tasarı windmill [obsolete] n.
hayali düşman windmill n.
hayali rakip windmill n.
ikna etmek veya etkilemek için başvurulan hayali söz veya eylemler hand waving n.
hayali hastalık humdudgeon [scotland] n.
hayali acı veya ağrı humdudgeon [scotland] n.
ilk kez 18. yüzyılda londra'da basılan ve çocuk masalları derlemesi olan the tales of mother goose adlı eserin hayali yazarı mother goose n.
belirli bir durumu kontrol ettiği düşünülen hayali güç veya varlık god n.
hayali işletme ghost n.
hayali çalışan ghost n.
(hayali) korkutucu şey hobgoblin n.
(laban hareket analizinde) yirmi temel dansçı hareketini sembolize eden çok yüzlü hayali bir şekil icosahedron n.
hayali şey ideality n.
hayali spekülasyon ideology n.
hayali şey ideal n.
hayali imge idolum n.
hayali şeyler imaginings n.
hayali tasarım device n.
hayali ülke disneyland n.
hayali unsur bee n.
hayali içerik distortion n.
hayali görüntü fancy n.
hayali icat fancy n.
hayali şey fantasia n.
fantezi dünyasında yaşanan hayali yaşam fantasy life n.
hayali yer fictitious place n.
hayali olma fictiveness n.
(oşinografi) dalganın tepe noktasından dik çizilen hayali çizgi orthogonal n.
hayali kavram phantasy n.
(gerçeklikle karıştırılan) hayali şey phantasy world n.
hayali yaşam phantasy life n.
hayali icat phantasy n.
hayali görüntü phantasma n.
hayali tasarım phantasy n.
hayali düşmanlarla savaşma sciomachy n.
hayali amaç shadow n.
hayali düşmanla savaşma skiamachy n.
hayali görüntü species [obsolete] n.
hayali görüntü specie n.
(kontrol sahibi olarak görülen) hayali güç/varlık pagod n.
(hikayeyi daha ilginç kılmak için) hayali ayrıntılar eklemek embroider v.
ev sahibi olma hayali kurmak dream of being a home owner v.
hayali hale getirmek unrealise v.
hayali hale getirmek unrealize v.
(hayali bir karakteri) tanıtarak güvenilir kılmak establish v.
hayali bir şeye vücut vermek body (forth) v.
(birini) hayali bilgilerle doldurmak load v.
hayali görünüşlere ait phantasmagoric adj.
hayali (ihracat vb) fictive adj.
hayali işlerle meşgul otherworldly adj.
kısmen hayali semifictional adj.
hayali olmayan nonfictional adj.
hayali imge ile ilgili eidolic adj.
hayali olmayan undreaming adj.
başka kimselerin deneyimlerine hayali olarak katılım ile hissedilen vicarious adj.
hayali avrupa ülkesi ile ilgili ruritanian adj.
hayali kurulan dreamt adj.
hayali arayışlara yönelen otherworldish adj.
hayali arayışlara yönelen otherwise adj.
hayali arayışlara yönelen otherworld adj.
hayali olarak chimerically adv.
hayali olarak unrealistically adv.
hayali bir şekilde delusively adv.
hayali bir şekilde imaginarily adv.
hayali olarak fictionally adv.
kısmen hayali olarak semifictionally adv.
hayali bir şekilde unreally adv.
göreceli konumu belirtmek için kullanılan hayali bir saate göre o’clock adv.
hayali olarak ideally adv.
hayali bir şekilde fictitiously adv.
hayali biçimde spectrally adv.
Colloquial
hayali plan castle in spain n.
hayali plan air castle n.
hayali şey a house of cards n.
hayali para razoo n.
medeniyetten uzak hayali bir şehir bandywallop [australia] n.
internet üzerinden kendi hayali takımını kurup oyuncuların gerçek hayattaki performansları üzerinden puan kazanılan bir aktivite fantasy football n.
sonuçların gerçek lig oyuncularına dayalı olduğu ve hayali takımlar ile gerçekleştirilen beyzbol oyunu roto [us] n.
hayali şeyler duymak (veya görmek) hear (or see) things v.
hayali şeyler görmek/duymak see/hear things v.
hayali şeyler duymak hear things v.
Idioms
hayali ödül pot of gold n.
hayali koşullar never-never land n.
birini rahatsız eden ve onlarsız da gayet mutlu yaşanabileceği kişilerin yer aldığı hayali liste drop-dead list n.
hayali bir şeyin peşinden gitme snipe hunt n.
birinin başka birinden alması istenilen hayali nesne a long stand n.
biriyle kafa bulmak için başkasına gönderip alması istenilen hayali nesne a long stand n.
birinin başka birinden alması istenilen hayali nesne a long weight n.
biriyle kafa bulmak için başkasına gönderip alması istenilen hayali nesne a long weight n.
hayali kazanç a pot of gold [us] n.