help! - Turco Inglés Diccionario

help!

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "help!" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
help! interj. imdat
General
help! interj. yetişin

Significados de "help!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
help n. yardım
help v. yardım etmek
General
help n. katkı
special help of god n. maunet
help n. hizmetçi
help n. uşak
help n. çırak
domestic help n. uşak
help n. destek
help n. saye
help n. iane
help n. medet
self help techniques n. kendi kendine yardım teknikleri
a request for help n. yardım dileme
help n. kurtulma
help n. çözüm
help n. imdat
the help of god n. nusret
help n. infak
persons in need of help n. muhtacin
help n. muavin
help n. himmet
domestic help n. hizmetçi
help n. muavenet
help n. çare
financial help for marriage n. evlenme yardımı
persons in need of help n. muhtaçlar
help n. yardımlaşma
help n. yardımcı
help n. yardım
help desk n. karşılama bankosu
thanks for your help n. yardımınız için teşekkürler
thanks for your help n. yardımın için teşekkürler
amicable-kind help n. himmet
jobless check-help-benefit n. işsizlik yardımı
self-help n. kendi kendine yardım
self-help n. kişisel gelişim
self-help n. kendi kendine yetme
self-help n. kendi başına yapabilme
help menu n. yardım menüsü
help function n. yardım işlevi
request for help n. yardım talebi
live-in help n. yatılı yardımcı
personal help n. kişisel yardım
personal help n. kişisel destek
professional help n. profesyonel yardım
self-help book n. kişisel gelişim kitabı
help desk n. danışma
help desk n. danışma masası
offer of help n. yardım teklifi
medical help n. tıbbi yardım
rush to help n. yardıma koşmak
help cry n. yardım çığlığı
help organization n. yardım organizasyonu
self help n. öz yardım
kitchen help n. mutfakta çalışması için işe alınan kimse
help n. yardım edilme
help n. hizmet etme yolu
help n. satıcı yardımı
help n. işçi
help [obsolete] n. bir porsiyon yemek
help n. hizmet etme aracı
help n. yardım etme
help [obsolete] n. porsiyon
help n. bir şeyi önleme yolu
help n. yardım etmede kullanılan güç veya kaynaklar
help n. bayi yardımı
help n. kaynak
help n. çalışan
help n. ücretli işçinin sunduğu hizmetler
help n. bir iş için istihdam edilmiş kimse
home help [uk] [new zealand] n. kendine bakacak durumda olmayan kişilerin ev işlerini yapması için para ödenen kimse
home help [uk] [new zealand] n. ihtiyaç sahiplerine yerel bir yönetim merkezinin sosyal hizmetler departmanınca sağlanan yardım hizmeti
hired help n. ev veya çiftlik işlerini yapmak üzere işe alınmış çalışan
self-help n. okulun maddi destek amacıyla öğrenciye sunduğu yarı zamanlı çalışma programı
self-help n. sorununu kendi çözme
self-help n. başının çaresine bakma
help v. yürütmek
help v. rahatlatmak
help forward v. desteklemek
help v. acıyı dindirmek
need help v. yardıma ihtiyacı olmak
help v. yardımcı olmak
seek help v. yardım talebinde bulunmak
help v. muavenet etmek
help to get on v. bindirmek
help v. imdadına yetişmek
help v. yararlı olmak
request for help v. yardım talep etmek
help v. yumuşatmak (gergin/zor bir durumu)
help oneself to v. buyurmak
be of help v. faydası dokunmak
help oneself to v. aşırmak
help v. medar olmak
hope for help v. medet ummak
help v. yararı olmak
cry for help v. yardım istemek
help v. fayda etmek
help v. elinde olmak
call for help v. yardım talebinde bulunmak
help v. kurtarmak
help v. elinden tutmak
come to help v. imdadına yetişmek
call for help v. imdat istemek
can't help v. elinde olmamak
help oneself to v. kendi kendine servis yaparak yiyeceklerden almak
help v. faydası olmak
help grow v. yardımı artırmak
lend help to v. yardım etmek
help someone out v. birine yardımcı olmak
help out v. yardımda bulunmak
help v. himmet etmek
help each other v. yardımlaşmak
be of help to v. faydası dokunmak
request for help v. yardım talebinde bulunmak
help v. katkıda bulunmak
help and nurture the poor v. aç doyurmak
come to the help of v. imdadına yetişmek
help v. yardım etmek
need somebody's help v. birine işi düşmek
give help v. yardım etmek
call for help v. yardım çağrısı yapmak
help somebody to something v. sunmak
help somebody to something v. ikram etmek
help the poor v. aç doyurmak
help (somebody) inadvertently v. ekmeğine yağ sürmek
ask for help v. yardım istemek
call for help v. yardım çağırmak
beg for help v. yardım dilenmek
ask for help v. yardım talep etmek
appeal for help v. yardım istemek
call for help v. yardım istemek
scream for help v. yardım istemek
send for help v. yardım çağırmak
seek help v. yardım aramak
help financially v. maddi yardımda bulunmak
receive help v. yardım almak
get help v. yardım almak
help the lady v. bayana yardım etmek
help to v. destek çıkmak
come to the help of v. imdada yetişmek
be unable to help v. elinde olmamak
can't help v. kendini ... yapmaktan alamamak
be destitute of help v. destekten yoksun kalmak
be of help to somebody v. iyiliği dokunmak
be destitute of help v. yardımdan yoksun kalmak
help v. destek çıkmak
need/require help v. yardım gerektirmek
help financially v. maddi açıdan yardımcı olmak
can't help but to look v. kendini bakmaktan alıkoyamamak