koruyan - Turco Inglés Diccionario

koruyan

Significados de "koruyan" en diccionario inglés turco : 18 resultado(s)

Turco Inglés
General
koruyan conserving adj.
We need to maintain sustainable marine ecosystems conserving fish stocks for future generations.
Gelecek nesiller için balık rezervlerini koruyarak sürdürülebilir deniz ekosistemlerini korumamız gerekiyor.

More Sentences
Religious
koruyan guardian adj.
The judges are, in any case, the guardians of our treaties.
Yargıçlar her halükarda anlaşmalarımızın koruyucularıdır.

More Sentences
General
koruyan shelterer n.
koruyan shielder n.
koruyan shunner n.
koruyan defensor n.
koruyan protecting adj.
koruyan fencible adj.
koruyan preservative adj.
koruyan avenging adj.
koruyan saving adj.
koruyan defensive adj.
koruyan conservant adj.
koruyan fensible adj.
koruyan phylactic adj.
koruyan protective adj.
Law
koruyan custodian n.
Industry
koruyan store adj.

Significados de "koruyan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
hastalıktan koruyan ilaç prophylactic n.
bir yeri rüzgardan koruyan engel windbreak n.
tanrıça pallas'ın truva'yı koruyan heykeli palladium n.
hakkını koruyan vindicator n.
güneşten koruyan şemsiye parasol n.
geniş gölgesiyle altındakileri güneşten koruyan ağaç shade tree n.
yerlilerin hak ve çıkarlarını koruyan nativist n.
zırhlarda bacakların üst kısımlarını koruyan plakalar tasset n.
evrak üzerinde bulunan resmi ya da şahsi mühür koruyan küçük yuvarlak kutu skippet n.
ulusun yerli halkının hak ve çıkarlarını koruyan kişi ya da siyasetçi nativist n.
piyano klavyesini koruyan menteşeli kapak fall-board n.
ünvanını koruyan şampiyon defender n.
arka bölümü koruyan zırh backpiece n.
bir evi kötü ruhlardan koruyan içi tohumlarla dolu cam çubuk charm wand n.
boyun bölgesini koruyan zırh parçası gorget n.
boyun bölgesini koruyan zırh parçası neckplate n.
sıcak veya soğuk sıvıların sıcaklıklarını koruyan vakumlu şişe thermos® n.
sıcak veya soğuk sıvıların sıcaklıklarını koruyan vakumlu şişe thermos bottle n.
uzun süre boyunca ısısını koruyan malzemeden üretilmiş, ısıyı saklamakta kullanılan alet thermophore n.
sıcak veya soğuk sıvıların sıcaklıklarını koruyan vakumlu şişe thermos flask n.
mektup ayırma gibi işlerde parmağı koruyan plastik kılıf thumbstall n.
ön kolu koruyan zırh parçası vambrace n.
kimsenin itibarını koruyan şey face-saver n.
bir kimsenin itibarını koruyan hareket face saving n.
bir kimsenin itibarını koruyan hareket face saver n.
yüzün alt kısmını koruyan bir tür zırh bevor n.
sınır bölgelerini koruyan kimse march-ward n.
olumsuz etkileri azaltarak koruyan şey buffer n.
dövüş horozunun ayağında yer alan çıkıntıyı koruyan kılıf hot [obsolete] n.
hafızayı koruyan şey moniment n.
civcivleri kuluçkadan sonra koruyan gereç mother n.
ocak içinde pişirilen çömlekleri ateşlerden koruyan bölme muffle n.
ocağın içinde pişirilen çömlekleri ateşlerden koruyan fırın muffle n.
kabul gören bir şeyi koruyan kimse observer n.
koruyan kimse guarder n.
yandan çarklı vapurda yan çarkı ve gövdeyi koruyan ahşap yapı guards n.
kurak bölgelerde av kuşlarının içtiği suyu koruyan alet guzzler n.
dini bir sanat eserini veya ikonayı koruyan metal kapak riza n.
açık teknenin küpeştesinin dışını koruyan ahşap şerit rubber n.
canlının yalnızca gelişiminin erken bir safhasında veya atalarında işlevini koruyan parçasının kalıntıları rudiment n.
kilisenin değerli eşyalarını koruyan kimse cimeliarch n.
bisiklet sürerken pantolon paçasının altını koruyan araç clip n.
nehir kıyısını koruyan yüzer set curtain n.
uçaksavar ateşine karşı koruyan metal plakalar eklenmiş ceket flak jacket n.
yozlaşmaktan koruyan yer preservatory [obsolete] n.
koruyan şey preserve n.
felaketten koruyan kimse preserver n.
amirinin sırlarını koruyan kimse secretary [obsolete] n.
derebeyin hizmetinde olup onu koruyan silahlı kiracı sergeant n.
personeli veya malzemeleri nükleer patlamanın etkilerinden koruyan bariyerler shielding n.
yangın dumanından koruyan bir çeşit başlık smokehood n.
hamilelikten koruyan şey protection n.
mali çöküşten koruyan önlemler protection n.
şeklini koruyan nesne spring n.
düşman işgalindeki topraklarını koruyan kimse patriot n.
güneşten koruyan maskeyi çıkarmak unvisard v.
sıcaktan koruyan önlemler almak summerize [us] v.
sıcaktan koruyan önlemler almak summerise [uk] v.
bir kimsenin itibarını koruyan face-saving adj.
en iyi orta seviyeyi koruyan ortamlarda büyüyen veya çoğalan mesophilous adj.
en iyi orta seviyeyi koruyan ortamlarda büyüyen veya çoğalan mesophile adj.
parça oranını koruyan homalographic adj.
parçaların karşılıklı ilişkilerini koruyan homolographic adj.
sağlığı koruyan hygienical adj.
değerini koruyan good adj.
mevcudu koruyan covering adj.
tazeliğini koruyan unstale adj.
disiplini koruyan orderly adj.
kendini koruyan self-defensive adj.
kendini koruyan self-protective adj.
toplum içindeki tehlikelerden koruyan protective adj.
güneşten koruyan sunscreening adj.
sakinliğini koruyan centred adj.
soğukkanlılığını koruyan unperturbed adj.
geçerliğini koruyan stayed adj.
kendi dengesini koruyan anlamına gelen bir son ek -stasis suf.
emekli ama unvanı koruyan emeritus N.
Idioms
başı saran ve saç stilini koruyan bir başlık doorag n.
bir/birkaç konuda güçlü fikirlerini koruyan veya sürekli dile getiren kimse johnny one-note [us/canada] n.
eski fakat hala değerini koruyan şey an oldie but (a) goodie n.
eski fakat hala değerini koruyan şey oldie but goodie n.
(biri) için gizemini koruyan bir şey a mystery to (one) n.
itibarını/saygınlığını koruyan face-saving adj.
ilk günkü tazeliğini koruyan as fresh as the day it was produced expr.
popülerliğini koruyan for the ages expr.
Trade/Economic
geçerliliğini koruyan sipariş standing order n.
geçerliliğini koruyan teklif standing offer n.
yatırımcıları değersiz menkul kıymet alımında koruyan yasa blue sky law n.
piyasada değerini koruyan menkul kıymet seasoned security n.
yerine getirilene veya iptal edilene kadar geçerliliğini koruyan alım emri open order n.
vergi mükellefleri ve tüketici haklarını koruyan, kar amacı gütmeyen bir kuruluş consumer watchdog n.
yerli sanayii koruyan protectionist adj.
Law
bir mülkün satış ve kiralama yetkilerini ömür boyu koruyan ek madde overreaching clause n.
yabancılara ait malları koruyan kimse alien property custodian n.
abd'de kusurlu araba alanları koruyan bir kanun lemon law n.
derebeylik mülkünün kullanımında mutasarrıfın haklarını koruyan yasa recto n.
derebeylik mülkünün kullanımında mutasarrıfın haklarını koruyan yasa writ of right n.
tanığı her türlü kovuşturmadan koruyan dokunulmazlık transactional immunity n.
evleri koruyan dikenli ferforje kapı alley gate n.
doğal hayatı ve çevreyi koruyan güvenlik memuru/polisi conservation officer n.
gazetecilerin gizli haber kaynaklarını açıklamama hakkını koruyan kanun shield law n.
Politics
kamu çıkarlarını koruyan gruplar public-interest groups n.
koruyan devlet protecting power n.
kolombiya'da yerel ve bölgesel paramiliter grupları koruyan bir terör örgütü united self-defense group of colombia n.
kolombiya'da yerel ve bölgesel paramiliter grupları koruyan bir terör örgütü united self-defense force of colombia n.
yerli halkın çıkarlarını koruyan nativist adj.
yerli halkın çıkarlarını koruyan siyasetçilerden oluşan nativist adj.
yerli halkın çıkarlarını koruyan nativistic adj.
yerli halkın çıkarlarını koruyan siyasetçilerden oluşan nativistic adj.
Insurance
sürücüleri yurt dışındaki kazalara karşı koruyan bir seyahat sigorta poliçesi green card n.
üçüncü şahıs mali sorumluluğu, yangın, hırsızlık ve hasar gibi çoğu riske karşı koruyan (kasko poliçesi) comprehensive adj.
Technical
camlan buhara karşı koruyan sıvı anti dim n.
elektronik aygıtları yıldırımdan koruyan alet lightning arrester n.
dondan koruyan tabaka frost-proof course n.
dondan koruyan tabaka frost-proof rendering n.
vücudun üst kısmını koruyan koruyucular upper body protector n.
kırılmadan deforme olan/şeklini koruyan plastik shape-retaining plastic n.
açı koruyan projeksiyon conformal projection n.
metali paslanmaya karşı koruyan işlem blue n.
asılı elektrik devresini koruyan kaplama hood n.
kumaş gibi malzemeleri güvelerden koruyan madde mothproofer n.
duvar veya kol saatinin kadranını koruyan cam parçası glass n.
yol yapım çalışanlarını trafik kazalarından koruyan kamyon crash truck n.
iletim hattını yıldırıma karşı koruyan gömülü toprak iletkeni counterpoise n.
mikrofilm tarayıcı ekranını dış ışıktan koruyan bölüm shadow box n.
kanoyu dıştan koruyan su geçirmez madde skirt n.
baskı yüzeyini aşırı basınçtan koruyan yapı bearer n.
fırınlama esnasında seramik gereçleri koruyan ayaklık benzeri aparat spur n.
sudan koruyan water repellent adj.
ozmotik etkiden koruyan osmoprotectant adj.
matlaşmadan koruyan antitarnish adj.
Computer
bilgisayar gibi ofis aletlerinin kasasını koruyan kılıf bustle n.
Informatics
bilgisayarı yetkisiz erişimden koruyan anticrack adj.
Electric
elektriksel iletkenleri koruyan kaplama trunking n.
Mechanic
torna tezgahında kurşun vida dişlilerini koruyan muhafaza apron n.
Textile
motosiklet sürücülerini mekanik darbeye karşı koruyan giyecekler motorcyclists' protective clothing against mechanical impact n.
giyside penisi koruyan kılıf penis sheath n.
eşyaları kaplayıp dış etkiden koruyan kumaş sheet n.
sudan koruyan water-repellent adj.
nemden koruyan water-repellent adj.
(kumaş, aksesuar) ip rengini koruyan self-colored [us] adj.
(kumaş, aksesuar) ip rengini koruyan self-coloured [uk] adj.
Architecture
nüfus yoğunluğunu en üst düzeye çıkararak çevredeki kırsal alanı koruyan dikey şehir planlaması arcology n.
kulübelerde oturanları soğuktan koruyan duvar hallan n.
soğuktan koruyan duvarla çevrili bölme hallan n.
pervaz altındaki alanı yağmur suyundan koruyan çıkıntı drip mould n.
pervaz altındaki alanı yağmur suyundan koruyan çıkıntı drip mold n.
Automotive
lastiğin çelik tellerini jant sürtünmesinden koruyan kauçuklarmış kumaş chafer n.
lastik karkasını koruyan kumaş şerit breaker strip n.
bazı fren sistemlerinde döner aksamları koruyan bir bileşen pad n.