over- - Turco Inglés Diccionario

over-

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "over-" en diccionario turco inglés : 8 resultado(s)

Inglés Turco
General
over- pref. aşmak anlamı veren ön ek
over- pref. geçmek anlamı veren ön ek
over- pref. aşırı anlamı veren ön ek
over- pref. üstünde bulunan anlamı veren ön ek
over- pref. rütbece üstün anlamı veren ön ek
over- pref. ters konumda anlamı veren ön ek
over- pref. yukarıda anlamına gelen ön ek
over- pref. yukarıdaki hareket anlamı veren ön ek

Significados de "over-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
passing over n. aşma
pass over v. aşırmak
stop over v. mola vermek
mist over v. buğulanmak
stop over v. konaklamak
take over v. devralmak
climb over v. aşmak
get over v. atlatmak
pass over v. aşmak
cast a spell over v. büyü yapmak
over prep. üzerine
over prep. üstüne
over prep. üzerinden
over prep. fazla
over adj. bitmiş
over prep. aşkın
General
a roof over one's head n. başını sokacak bir yer
quarrel over not giving pass n. yol vermedin kavgası
scattered all over n. deli kızın çeyisi gibi
bubbling over n. taşma
handing over n. teslim
the world over n. her yerde
stew over n. buğulama
hand over hand n. tutuna tutuna tırmanma
dominion over the earth n. dünya egemenliği
over employment n. aşırı istihdam
turning over n. devir
over excavation n. fazla kazı
passing over n. aşırma
the world over n. bütün dünyada
over work n. fazla çalışma
paper over the cracks n. uyuşmazlığı gidermek
run over n. çiğneme
stew over n. güveç
over exploitation n. aşırı sömürü
over the counter drug n. reçetesiz ilaç
stew over n. yahni
change over n. değişiklik
spreading over n. istila
well over n. taşma
handing over n. teslim etme
quarrel over giving or not giving pass n. yol verdin yol vermedin kavgası
over exuberance n. aşırı taşkınlık
taking over n. devralma
opportunity to start over n. yeni bir başlangıç
opportunity to start over n. temiz bir sayfa
territory over which authority is exercised n. yetki alanı
territory over which authority is exercised n. yetki sınırları
mind over matter n. sorunların üstesinden gelmek için iradesini kullanma
mind over matter n. irade gücünü kullanarak güçlükleri kontrol edebilme
a roof over one's head n. başını sokacak bir dam
going-over n. paylama
change-over switch n. komütatör
change-over n. değişme
change-over n. değiştirme
change-over n. değişiklik
going-over n. azarlama
going-over n. azar
take-over n. devir
over-capacity n. fazla kapasite
over-population n. aşırı nüfus
over-fatigue n. bitkinlik
take-over n. devralma
over-cooling n. aşırı soğuma
over-the-counter markets n. tezgah üstü hisse senedi piyasaları
over-reliance n. aşırı bağımlılık
over-weight n. aşırı kilo
extra over price n. fiyat farkı
range over a wide field n. geniş alana yayılma
build-up over years n. yılların birikimi
over-lavishness n. aşırı müsriflik
over-lavishness n. aşırı savurganlık
over-lavishness n. abartılı müsriflik
tussling over n. boğuşma
tussling over n. cebelleşme
a brawl over a woman n. kadın için edilen kavga
advantages over one thing to another n. bir şeyin diğerine karşı avantajları
over-monitoring n. aşırı izleme
over-monitoring n. aşırı denetim
over-monitoring n. aşırı kontrol
damage over time n. zamanla oluşan hasar
over-arousal n. aşırı uyarılma
up-and-over-door n. (garaj/depo için) yukarı açılır-kapanır kapı
leaning over n. abanma
spill-over n. taşmış şey
spill-over n. dağılma
experiences gained/acquired over time n. zaman içinde elde edilen tecrübeler
over-punctuation n. aşırı noktalama
over-density n. aşırı yoğunluk
comb-over n. tepedeki kelin yandan uzatılan saçlarla örtülmesi
efficiency over style n. stil yerine verimlilik
take-over zone n. bayrak yarışında batonun el değiştirildiği alan
carry-over n. bir durumdan öğrenilen becerinin ona benzer başka bir durumda kullanılması
over-prudence n. aşırı ihtiyatlılık
look-over n. üstünkörü teftiş
look-over n. hızlıca yapılan inceleme
going-over n. dikkatli denetim
going-over n. bakım
going-over n. dayak
going-over n. dikkatli inceleme
once-over n. kısa süreli fakat kapsamlı çalışma
once-over n. şiddetli dayak
over-crowding n. aşırı yoğunluk
over-crowding n. aşırı kalabalık
over-crowding n. aşırı kalabalıklaşma
over-garment n. üst giyecek
over-garment n. üst giysi
over-under n. bahis dağılımı
over-use n. aşırı kullanım
over-under n. bahis tahmini
over-use n. tüketme
over-use n. sömürü
come-over n. (man adası'na) britanya'dan gelmiş yerleşimci
come-over n. (man adası'na) yerleşmek üzere britanya'dan gelmiş kimse
do-over n. genel bakım
do-over n. tepeden tırnağa bakım
poring over n. ezber okuması
poring over n. dikkatli okuma
over n. kerestecilerin giydiği kalın botlar
over [uk] n. kağıt topunda baskı hatalarına karşı fazladan sayfalar
over n. hedefin ötesini vuran atış
over n. ek
over n. fazlalık
over n. ilave
over n. öğütme işleminde elekten geçmeyen malzeme
over the border n. sınır çizgisinin ötesi
over the border n. sınırın ötesi
quantity over quality n. nitelikten ziyade nicelik
turn over v. devretmek
chew over v. bahsetmek
turn somebody over to somebody v. teslim etmek
change over from v. bir uygulamadan başka bir uygulamaya geçmek
pass over v. yararlanmak
cross over v. üstünden geçmek
take over v. yerine geçmek (başkasının/başka bir şeyin)
spill over into v. kadar yayılmak (bir yere)
take over for someone v. birinin yerine bakmak
fawn over v. yaltaklanmak
turn over a new leaf v. hayatını daha iyi bir yola koymak
mull over v. düşünüp taşınmak
boil over v. galeyana gelmek
turn over v. boca etmek
swap over v. yerini değiştirmek
cogitate over v. düşünüp taşınmak
switch over v. kanal değiştirmek
slop over v. taşmak
get over v. taşmak
take something over v. devralmak
lord over v. birini küçük görmek
tilt something over v. bir şeyi yan yatırarak devirmek