sanatsal - Turco Inglés Diccionario

sanatsal

Significados de "sanatsal" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
General
sanatsal artistic adj.
The artistic features of his movies are under attack by critics.
Filmlerinin sanatsal özellikleri eleştirmenler tarafından eleştiriliyor.

More Sentences
Art
sanatsal artistic adj.
The artistic features of his movies are under attack by critics.
Filmlerinin sanatsal özellikleri eleştirmenler tarafından eleştiriliyor.

More Sentences
General
sanatsal art adj.
Colloquial
sanatsal aesthetic adj.
sanatsal artsy adj.
sanatsal arty adj.
sanatsal artsy-craftsy adj.
Archaic
sanatsal fancied [obsolete] adj.

Significados de "sanatsal" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
sanatsal fotoğrafçılık artistic photography n.
sanatsal etki artistic influence n.
sanatsal toplantı conversazione n.
sanatsal içerikli art n.
sanatsal nitelik artistry n.
sanatsal değer artistic value n.
sanatsal etkinlik art activity n.
sanatsal etkinlik artistic activity n.
sanatsal tat artistic taste n.
sanatsal yapıt set piece n.
sanatsal özgürlük artistic freedom n.
sanatsal etkinliklere maddi olarak destek olan kimse patron of arts n.
sanatsal ve kültürel etkinlik événement artistique et culturel (fr) n.
sanatsal kapasite artistic capacity n.
sanatsal yaratıcılık artistic creativity n.
sanatsal güç artistic power n.
satılmak için üretilmiş olup sanatsal özellikler de taşıyan gündelik nesne ready-made n.
sanatsal, felsefi vb. amaçlarla bir arada olan seçkin topluluk cénacle n.
sanatsal üslup/tarz/biçem the artistic style n.
sanatsal değeri olmayan eser trash n.
edebiyatta sanatsal eserler veren kimse belletrist n.
edebiyatta sanatsal eserler veren kimse belle-lettrist n.
sanatsal üslup the artistic style n.
sanatsal bir tarz an artistic style n.
sanatsal bir üslup an artistic style n.
sanatsal tarz the artistic style n.
entelektüel veya sanatsal helenizm özelliğine sahip kimse hellene n.
(entelektüel veya sanatsal) mükemmellik brilliancy n.
basmakalıp sanatsal tema bromide n.
edebi, sanatsal branşlarda kendisinden önceki bir ustanın ilke ve yöntemlerine sık sıkıya bağlı kimse descendant n.
edebi, sanatsal branşlarda kendisinden önceki bir ustanın ilke ve yöntemlerine sık sıkıya bağlı kimse descendent n.
sanatsal veya edebi zevk goût n.
entelektüel veya sanatsal beceri egzersizi gymnastic n.
kendini sanatsal yazına adamış kimse belle-lettrist n.
kendini sanatsal yazına adamış kimse belletrist n.
medeniyetin entelektüel ve sanatsal içeriği culture n.
sanatsal veya entelektüel bağlılığı olan az sayıda insan grubu cult n.
uygun sanatsal yansıma felicity n.
sanatsal faaliyetlerde kullanılan ham madde fodder n.
sanatsal üretim output n.
sanatsal dışavurum artistic expression n.
sanatsal metinlere ilgi duymama subliteracy n.
estetik, sanatsal veya edebi kalitesini yitirmek degenerate v.
(sanatsal konuyu) idealise etmek idealise v.
(sanatsal konuyu) idealize etmek idealise v.
(sanatsal konuyu) idealize etmek idealize v.
(felsefi, sanatsal, bilimsel akımlar) en etkili olduğu dönemi yaşamak flourish v.
sanatsal yönünü zenginleştirmek strength [obsolete] v.
sanatsal yönünü zenginleştirmek strengthen v.
sanatsal yönü olan artistic adj.
sanatsal içerikli art themed adj.
sanatsal içerikli (with) artistic content adj.
sanatsal yönü olmayan unartificial adj.
sanatsal yönü olmayan unartistic adj.
sanatsal olmayan unartful adj.
sanatsal olmayan unartificial adj.
sanatsal olmayan unartistlike adj.
sanatsal olmayan unartistic adj.
sanatsal detayları olmayan bucolical adj.
(özellikle sanatsal tasarımlarda) dikkat dağıtıcı ayrıntılarla dolu busy adj.
sanatsal zevki olmayan inartistic adj.
mali kazanç için sanatsal nitelikleri feda eden commercial adj.
sanatsal şekilde yapılmış fashioned adj.
hayvan veya insan figürleriyle yapılan sanatsal temsile ait veya ilişkili figurative adj.
sanatsal zevklere hitap eden fulfilling adj.
sanatsal olmayan bir şekilde unartificially adv.
sanatsal yönü olmayan bir şekilde unartificially adv.
sanatsal olmayan bir şekilde unartistlike adv.
sanatsal olmayan bir şekilde unartfully adv.
sanatsal ustalık artistry N.
Phrasals
(bir şeyi farklı bir sanatsal araçla) ifade etmek translate (something) to (something) v.
Colloquial
tuhaf ama sanatsal weird and wonderful adj.
Idioms
sanatsal bir etki yaratmak için geleneksel formlardan/standartlardan/söz diziminden bilerek sapma artistic license n.
sanatsal özgürlük artistic/poetic licence n.
sanatsal bir etki yaratmak için kasten geleneksel formların dışına çıkma artistic license n.
sanatsal yaklaşım/bakış sense of craft n.
(birinin) sanatsal üslubu/tarzı/biçemi (one's) artistic style n.
kendi sanatsal ifade şeklini bulmak find (one's) voice v.
Media
tek bir kompozisyonda iki veya daha fazla sanatsal aracın kullanıldığı bir teknik mixed media n.
Architecture
sanatsal kaygısı olmayan, gündelik gereksinimleri karşılamaya yönelik, süsten uzak mimari vernacular architecture n.
sanatsal yapıtın odak merkezi climax n.
Medical
sanatsal anatomi artistic anatomy n.
Social Sciences
kitle iletişim araçları ile bağlantılı olup geniş kitlelere yayılan sanatsal ve entelektüel kültür masscult n.
aydın kültürü ile kültürsüzlük seviyeleri arasında yer alan, orta seviyeli ve kolay ulaşılabilir sanatsal ve fikirsel kültür midcult n.
Education
sanatsal etkinlikler artistic activities n.
sanatsal veya dekoratif unsurlar üzerine eğitim veren okul school of design n.
Literature
kelimelerin sanatsal olarak ifadesi turn n.
sanatsal ifadenin yazılı veya sözlü alegori olarak yorumlanması allegoresis n.
edebi eserde belirli bir sanatsal etki elde etmek için kullanılan şey device n.
sanatsal yazına ait bellettristic adj.
sanatsal eserleri andıran bellettristic adj.
sanatsal metinlere ilgi duymayan subliterate adj.
History
imparator yoshihito döneminde yaşanmış japon sanatsal dönemi (1912–26) taisho n.
on dokuzuncu yüzyılda fransa'da sanatsal ve kültürel gelişimin zirve yaptığı dönem belle epoque n.
sanatsal veya kültürel gelişimin zirvesi belle epoque n.
Environment
(bahçecilikte) sanatsal bir tasarıma sahip bahçe landscaped garden n.
sanatsal bir tasarımla düzenlenmiş bahçe landscaped garden n.
Art
sanatsal nitelik artistry n.
sanatsal yaratıcılık artistic creation n.
sanatsal kalıt/miras artistic patrimony n.
sanatsal eserde karşıt unsurların dengesi tension n.
isa'nın tecellisi olayının sanatsal temsili transfiguration n.
antik çağdan kalma sanatsal obje an article of virtu n.
sanatsal çalışmalarda anatomi kurallarının uygulanması anatomism n.
sanatsal ifade için araç art form n.
içine mimarlık, resim, gravür, heykeltıraş gibi alanları alan sanatsal form ve figürler arts of design n.
hiçbir kurala bağlı kalmadan sanatsal eser üretme automatism n.
sanatsal çalışmadaki bileşenlerin uyumla bir araya gelmesi balance n.
opereda çağdaş ve gündelik malzemenin sanatsal bir şekilde kullanımı verism n.
opereda çağdaş ve gündelik malzemenin sanatsal bir şekilde kullanımı verismo n.
sanatsal nitelik vertu n.
sanatsal nitelik virtu n.
sanatsal mükemmelliği takdir eden kimse virtuoso n.
(sanatsal gösteri) ayırt edici ince özellik bouquet n.
sanatsal kompozisyonda birleştirilmiş ve kapsayıcı görsel etki breadth n.
pohpohlayarak diğerini taklit eden sanatsal çalışma homage n.
benzer olmayan unsurlardan oluşan sanatsal komposizyon montage n.
sanatsal figürün postürünün ifade ettiği olası değişim motion n.
sanatsal değere sahip nesne objet d’art n.
sanatsal değere sahip nesne objet dart n.
(orana ve harmoniye ağırlık veren) sanatsal antik yunan stili classical style n.
incelikle işlenmiş küçük ve sanatsal unsurlar ekleme detail n.
bir dönemi yansıtan sanatsal dışavurum tarzı idiom n.
öne çıkan sanatsal imitasyon impression n.
sanatsal tasarım device n.
sanatsal süsleme device n.
sıradışı sanatsal objeler curios n.
sanatsal veya edebi kompozisyonun unsurlarının uygun şekilde düzenlenmesi ordonnance n.
zulmün sanatsal temsili crucifixion n.
sonradan sanatsal anlam yüklenen buluntu nesne found object n.
sanatsal hale getirmek render v.
sanatsal kompozisyonda şekilleri estetik bir şekilde düzenlemek group v.
sanatsal olmayan nonartistic adj.
kısıtlanmamış (sanatsal üslup) barbaric adj.
kontrolsüz bir coşku içeren (sanatsal üslup) barbaric adj.
(sanatsal performansta) form, zarafet veya vizyonda mükemmelliğe ulaşan victorious adj.
geleneksel ifade biçimlerinden ve tekniklerden ayrılıp deneyselliğe, cesarete ve yaratıcı özgünlüğe vurgu yapan (sanatsal hareket veya üslup) modern adj.
efekt yaratmak için sanatsal form ve ilkeleri kullanan conventionalized adj.
efekt yaratmak için sanatsal form ve ilkeleri kullanan conventionalised adj.
hayvan veya insan figürleriyle yapılan (sanatsal temsil) figured adj.
sanatsal bir tarzda artly adv.
sanatsal bir şekilde artistically adv.
Music
amerikan zencilerinin yarattığı sanatsal halk müziği jazz n.
izlenimci sanatsal kompozisyon yaratmak amacıyla çeşitli müzikal tınıların kullanımı tone painting n.
sanatsal rock art rock n.
sanatsal rock progressive rock n.
sanatsal özellikler göstermeyip şahsiyetsiz olan, şirketlere bağımlı ana akım pop müzik mallcore n.
sanatsal estetiği bulunmayan müzik rough music n.
(antik irlanda'da) kanunların duyurulması ve sanatsal becerilerin yarıştırılması için düzenlenen etkinlik feis n.
sanatsal dans gösterisi stage dancing n.