sonu - Turco Inglés Diccionario

sonu

Significados de "sonu" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
General
sonu end of n.
And what about the end of the game?
Peki ya oyunun sonu?

More Sentences
Computer
sonu end of expr.
Today is, hopefully, the beginning of the end of a process.
Bugün, umarız, bir sürecin sonunun başlangıcıdır.

More Sentences
Idioms
sonu the far side n.
sonu short strokes n.
Computer
sonu ends with expr.

Significados de "sonu" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hafta sonu weekend n.
süre sonu expiration n.
sonu olan finite adj.
General
bir işin sonu the bottom line n.
savaşın sonu end of the war n.
günün sonu day off n.
sonu gelmeyen ceaselessness n.
bir devrin sonu end of an era n.
yan duvar sonu gable end n.
mevsim sonu satışı clearance n.
sonu olma finiteness n.
yol sonu debouche n.
sonu belirsiz iş leap in the dark n.
sömestr sonu veya kurs sonu sınavı final n.
hayatın sonu end of life n.
söylev sonu peroration n.
dönem sonu end of period n.
yolun sonu decline n.
sonu gelmezlik infiniteness n.
sonu gelmez laf no end of talk n.
kayıt sonu end of record n.
süre sonu expiry n.
karnavalın sonu mardi gras n.
söylevin sonu peroration n.
günün sonu the close of the day n.
harman sonu harvest home n.
mali yıl sonu end of a fiscal year n.
yıl sonu end of year n.
yıl sonu close of the year n.
hafta sonu weekend day n.
süre sonu expiration n.
süre sonu due date n.
süre sonu due by n.
kullanım süresi sonu expiration n.
dünyanın sonu end of the world n.
hafta sonu tatili weekend holiday n.
yazın sonu late summer n.
sayfa sonu page break n.
hafta sonu etkinliği weekend event n.
hafta sonu etkinliği weekend activity n.
iki yüzyılın sonu ile başı arasındaki süre turn of the century n.
asrın sonu fin de siècle n.
asrın sonu end of the century n.
süre sonu deadline n.
dönem sonu sınavı final n.
sonu olmayan şey blind-alley n.
-in sonu end of n.
batı afrika'da kasım sonu ile mart ortası arasında gerçekleşen bir mevsim harmattan n.
hafta sonu week-end n.
yaz sonu end of summer n.
yıl sonu partisi end of year party n.
sonu mutlu biten hikayeler happy ending stories n.
sonu güzel biten hikayeler happy ending stories n.
(satrançta) oyun sonu endgame n.
sonu gelmeyen sohbetler endless conversations n.
geçen hafta sonu last weekend n.
sonu olmayan şey blind alley n.
dünyanın/hayatın sonu eschaton n.
yatılı okul idaresinden hafta sonu için alınan izin exeat n.
insanlığın sonu end of mankind n.
insanlığın sonu end of humankind n.
(özellikle 19.) yüz yılın sonu fin-de-siecle n.
soğuk savaş'ın sonu the end of the cold war n.
kuyruğun en sonu tail n.
kuyruğun sonu tail n.
1800'lerin sonu ve 1900'lerin başında new york eyaletinde demokrat parti'nin içinde yer alan politik topluluk tammany society n.
1800'lerin sonu ve 1900'lerin başında new york'ta demokrat parti'nin içinde yer alan politik topluluk tammany n.
1800'lerin sonu ve 1900'lerin başında new york eyaletinde demokrat parti'nin içinde yer alan politik topluluk tammany hall n.
ilahinin sonu acroteleutic [obsolete] n.
sonu gelmeme remorselessness n.
süre sonu effluxion n.
süre sonu efflux n.
takvim yılının sonu year-end n.
yıl sonu yearend n.
alıntı sonu unquote n.
seri sonu z n.
seri sonu omega n.
sonu olmama eternality n.
sonu olmama world without end n.
sonu gelmez büyüklükteki sayı jillion n.
sonu gelmeyen arayış merry-go-round n.
sonu bir yere varmayan koşturmaca merry-go-round n.
sürenin sonu ve başı dışında kalan kısım midst n.
listenin sonu bottom n.
üst satıra aktarılan ve önünde sol açılı ayraç olan satır sonu hookup n.
glasgow sanat okulu çevresinde toplanmış ve 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başında etkili olmuş bir grup tasarımcı glasgow school n.
av sonu run-in [uk] n.
yarış sonu run-in [uk] n.
cümlenin sonu parclose [obsolete] n.
konuşmanın sonu parclose [obsolete] n.
(dünyanın, hayatın) sonu consummation n.
yan duvar sonu fastigium n.
sonu ölüm olan durum fatal n.
bir sürecin sonu finish line n.
bir sürecin sonu finishing line n.
hafta sonu evi second home n.
kesin bir sonu olmayan uzun hikaye shaggy-dog story n.
sonu nükteli uzun öykü shaggy-dog story n.
18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başında erkeklerin giydiği bir şapka modeli shallow n.
sürenin sonu skirt n.
bir şeyin sonu suicide n.
söylev sonu period n.
varoluşun sonu funeral n.
başlangıcın sonu the end of the beginning n.
sonu gelmek break up v.
sonu kötü bitmek come to a bad end v.
başı sonu olmamak have neither beginning nor end v.
sonu kötü olmak end up badly v.
(telefon) bütün hafta sonu susmak bilmemek not stop ringing all weekend v.
sonu hayra çıkmak turn out to be a blessing in disguise v.
sonu mahkemede bitmek end up in a court of law v.
sonu olmak terminate v.
(bir şeyin veya olayın) ilk ve sonu olmak bookend v.
bir şeyin başı ve sonu görevi görmek bookend v.
sonu gelmemek shut v.
sonu henüz belli olmamış up in the air adj.
sonu gelmeyen prolix adj.
sonu olmayan immense adj.
sonu olmayan endless adj.
yıl sonu year end adj.
yıl sonu final adj.
sonu gelmeyen everlasting adj.
başı ve sonu olmayan eterne adj.
sonu olan finite adj.
dünyanın sonu ile ilgilenen tanrıbilim dalı ile ilgili eschatological adj.
başı ve sonu olmayan eternal adj.
sonu gelmeyen ceaseless adj.
hafta sonu yapılan weekend adj.
yüzyıl sonu fin de siècle adj.
yıl sonu year-end adj.
dönem sonu terminal adj.
on dokuzuncu yüzyılın sonu fin de siècle adj.
sonu gelmeyen relentless adj.
sonu gelmez interminable adj.
sonu bilinmez unpredictable adj.
sonu bilinmeyen unpredictable adj.
sonu belli olmayan unpredictable adj.
(özellikle 19.) yüz yılın sonu fin-de-siecle adj.
sonu olmayan nonterminating adj.
sonu gelmez remorseless adj.
başı ve sonu olmayan unbegot adj.
sonu olmayan unendly adj.
sonu gelmez unendly adj.
sonu gelmiş bankrupt adj.
sonu gelmeyen verbal adj.
sonu oluşturan desinent adj.
sonu gelmeyen ongoing adj.
sonu olmayan infinite adj.
sonu kaçınılmaz fated adj.
bir yüzyılın sonu ile ilgili fin de siecle adj.