used - Turco Inglés Diccionario

used

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

used — Definition

Significado:
kullanılmış, alışık
Pronunciación (IPA):
(AmE /juːzd/ – BrE /juːzd/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
secondhand, accustomed
Antónimos:
new, unused

Significados de "used" en diccionario turco inglés : 10 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
used adj. kullanılmış
The dealer only sells used bikes.
Satıcı, sadece kullanılmış bisiklet satıyor.

More Sentences
General
used adj. elden düşme
Tom has just bought a used car.
Tom elden düşme bir araba aldı.

More Sentences
used adj. eski
If those numbers are used, we may not have a problem.
Eğer o numaralar eskiyse, belki de bir problem olmaz.

More Sentences
used adj. alışık
We're not used this kind of food.
Bu tür yemeklere alışık değiliz.

More Sentences
used adj. kullanılmış
The dealer only sells used bikes.
Satıcı, sadece kullanılmış bisiklet satıyor.

More Sentences
Technical
used adj. kullanılmış
The dealer only sells used bikes.
Satıcı, sadece kullanılmış bisiklet satıyor.

More Sentences
General
used adj. kullanılan
used adj. alışkın
used adj. alışmış
used adj. alışılmış

Significados de "used" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
get used to v. alışmak
General
mash used as dog food n. yal
used car n. kullanılmış araba
lodge used by mevlevi dervishes n. mevlevihane
amount used n. kullanılan miktar
commonly used shapes n. normal profiller
foam-like plastic material used for insulation n. strafor
used for military purpose n. askeri amaçla kullanılan
slightly used car n. az kullanılmış araba
getting used to n. alışma
used paper n. kullanılmış kağıt
used-book bazaar n. sahaflar çarşısı
used version n. kullanılan versiyon
used version n. kullanılan sürüm
thumb ring used to draw the bow in the ottoman empire n. zihgir
used bookstore n. sahaf
make used v. kullanılmış hale getirmek
be used up v. harcanmak
be used up v. tükenmek
be used to v. alışık olmak
get used v. kanıksamak
gotten used to v. alışmak
try to get used to v. alışmaya çalışmak
get used v. alışmak
be used to v. alışkın olmak
get used to v. adapte olmak
be used up v. bitmek
gotten used v. alışmak
be used up v. bitkin düşmek
got used to v. alışmak
get used to v. alışmak
get used to v. kanıksamak
got used v. alışmak
be used v. tükenmek
be used to v. alışmak
get used to one's absence v. birinin yokluğuna alışmak
get used to one's absence v. yokluğuna alışmak
not to have been used for a long time v. örümcek bağlamak
be used to v. alışmış bulunmak
be used in v. -de kullanılmak
be used for v. -de kullanılmak
be used in the past v. geçmişte kullanılmak
get used to something v. birşeye alışmak
be used as animal feeds v. hayvan beslemede kullanılmak
be used for military purpose v. askeri amaçla kullanılmak
be used for medical purposes v. tıbbi amaçlarla kullanılmak
be used to something v. bir şeye alışmak
grow used to something v. bir şeye alışmak
become used to something v. bir şeye alışmak
be used to be known as v. eskiden -e olarak tanınmak/bilinmek
get used to a new situation v. yeni bir duruma alışmak
not as young as one used to be v. eskisi gibi genç olmamak
be used with something v. bir şeyle kullanılmak
be used to doing something v. bir şey yapmaya alışık olmak
get used to doing something v. bir şeyi yapmaya alışmak
be used as an aphrodisiac v. afrodizyak olarak kullanılmak
cannot get used to v. alışamamak
be used v. kullanılmak
get used to living in somewhere v. bir yerde yaşamaya alışmak
get used v. kullanılmak
used to be v. eskisi
used to adj. alışık
used (to) adj. alışkan
used (to) adj. alışık
used for making salad adj. salatalık
used up adj. bitkin
used up adj. bitmiş
used to adj. alışkın
commonly used adj. yaygın olarak kullanılan
commonly used adj. en çok kullanılan
used (to) adj. alışkın
used in summer adj. yazlık
used up adj. yorgun
(to be) used in summer adj. yazlık
commonly used adj. sürekli kullanılan
constantly used adj. sürekli kullanılan
continuously used adj. sürekli kullanılan
permanently used adj. sürekli kullanılan
ill-used adj. gerektiği gibi kullanılmayan
ill-used adj. kötü kullanılan
widely-used adj. yaygın kullanımlı
widely-used adj. çokça kullanılan
widely-used adj. yaygın
used in industry adj. sanayide kullanılan
used in industry adj. endüstride kullanılan
commonly used adj. yaygın halde kullanılan
commonly used adj. yaygın biçimde kullanılan
commonly used adj. yaygın kullanılan
frequently used adj. sıkca kullanılan
frequently used adj. sıklıkla kullanılan
commonly used adj. kullanımı yaygın
widely used adj. yaygın kullanımlı
widely used adj. kullanımı yaygın
commonly used adj. yaygın kullanımlı
most frequently used adj. en sık kullanılan
most frequently used adj. en sık başvurulan
used as spice adj. baharat olarak kullanılan
used as an aphrodisiac adj. afrodizyak olarak kullanılan
well-used adj. çok kullanılmış
oft-used adj. sık kullanılan
oft used adj. sık kullanılan
frequently used adj. sık kullanılan
much-used adj. çok kullanılan
blate (mainly used in scottish) adj. utangaç
blate (mainly used in scottish) adj. ürkek
regularly used adj. sürekli kullanılan
widely used adj. yaygın kullanılan
half-used adj. kısmen kullanılmış
by amount used adv. kullanılan miktara göre
as used in prep. kullanıldığı gibi
as used in prep. de kullanıldığı üzere
as used in prep. de kullanıldığı gibi
as used in prep. -de kullanıldığı gibi
Phrases
the way it used to be expr. eskisi gibi
as it used to be expr. önceden de olduğu gibi
as it used to be expr. eskiden de olduğu gibi
the term 'memory' is usually used to refer to the internal storage locations of a computer expr. terim olarak 'bellek' genellikle bir bilgisayarın dahili bellek alanlarına isim vermek için kullanılır
better get used to it expr. buna alışsa/bunu kabullense iyi olur
to a woman (used when the group is composed exclusively of women) expr. oy birliğiyle
Colloquial
somebody that I used to know n. önceden tanıdığım biri
somebody that i used to know n. eskiden tanıdığım birisi
somebody that i used to know n. önceden tanıdığım birisi
somebody that i used to know n. eskiden tanıdığım biri
muley (used as a pet name) n. inek (evcil hayvan ismi olarak)
mulley (used as a pet name) n. inek (evcil hayvan ismi olarak)
get used to (someone or something) v. (birine/bir şeye) alışmak
get used to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) kanıksamak
get used to (someone or something) v. (birine/bir şeye) adapte olmak
used to do something v. vaktiyle bir şey yapmak
used to do something v. eskiden bir şey yapmak
regardless of how it is used expr. nasıl kullanılırsa kullanılsın
get used to it expr. buna alış
bguti (better get used to it) expr. kabullensen iyi olur
better get used to it expr. (buna/bunlara) alışsan iyi olur
better get used to it expr. kabullensen iyi olur
better get used to it expr. (bunu) kabullen
bguti (better get used to it) expr. (bunu) kabullen
bguti (better get used to it) expr. alış buna
bguti (better get used to it) expr. buna alışsan iyi edersin
better get used to it expr. buna alışsan iyi edersin
bguti (better get used to it) expr. (buna/bunlara) alışsan iyi olur
better get used to it expr. alış buna
used to expr. zamanında
used to expr. önceden
used to expr. eskiden
used to expr. vaktiyle
it takes getting used to expr. alışmak lazım
it takes getting used to expr. alışmak gerekecek
it takes getting used to expr. alışmak biraz daha zaman alacak
Idioms
be half the (...) you used to be v. eskisi (eskiden olduğu) gibi/kadar iyi olmamak