Trip - Turc Anglais Dictionnaire

Trip

Sens de "Trip" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 94 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
trip n. yolculuk
trip n. seyahat
trip n. gezi
General
trip n. hafif ve hızlı yürüme
trip n. seğirtme
trip n. tur
trip n. yanlış
trip n. sürçme
trip n. tökezleme
trip n. sekme
trip n. uçuş
trip n. çelme
trip n. hata
trip n. uyuşturucunun etkisinde olma
trip n. gezinti
trip n. kısa yolculuk
trip n. bir şeye takılıp düşme
trip n. takılma
trip n. (uyuşturucu vb.) kafa
trip n. sarhoşluk sanrıları
trip n. çılgın
trip n. deli dolu kimse
trip n. (ayağı) takılma
trip v. yanlış yapmak
trip v. çelme takmak
trip v. hafif adımlarla koşmak
trip v. sekmek
trip v. hata yapmak
trip v. sürçmek
trip v. sendeleyerek yürümek
trip v. çelmek
trip v. hata etmek
trip v. yanılmak
trip v. çözülmek
trip v. hafif adımlarla dans etmek
trip v. boşalmak
trip v. seğirtmek
trip v. sıçramak
trip v. tökezlemek
trip v. çelmelemek
trip v. uçmak
trip v. ayağı takılmak
trip v. tribe girmek
trip v. sendelemek
trip v. sendeletmek
trip v. düşürmek
trip v. seyahat etmek
trip v. yana yatmak
trip v. eğilmek
trip v. devreye sokmak
trip v. çalışmasını tetiklemek
trip v. süzülmek
trip v. kayar gibi inmek
trip v. kafayı bulmak
trip v. (uyuşturucu) kafasını yaşamak
Technical
trip v. (saat pandülündeki dişli teker) saat maşasını kilitlenmeden geçmek
trip v. çıpayı vira etmek
trip v. sendelemek
trip v. serbest bırakmak
trip v. takılmak
Mechanic
trip n. mekanizmayı harekete geçirmeye yarayan eleman
trip n. aşağı sarkabilen ağır metal gövde
trip v. çalışır hale gelmek
trip v. bir mekanizmayı harekete geçirmek
Automotive
trip n. sefer
Aeronautic
trip v. açmak
Marine
trip n. rüzgara doğru tek bir borda
trip n. yelkenli geminin tek bir tiramolada kat ettiği mesafe
trip n. kastanyola
trip v. seren direğinin ucunu döndürmek
trip v. kaşkavalı çıkarmak üzere direği kaldırmak
trip v. (karina ile iç karina arasındaki zemin) dikey olarak bükülmek
trip v. (lengeri) dipten ayırmak
Psychology
trip n. trip
Chemistry
trip n. kimyasal değerlerde dalgalanma
Biology
trip v. (baklagil çiçeğinin) taçyapraklarını nektar bulmak için ayırmak
Marine Biology
trip n. sefer
Forestry
trip v. testere bıçağının açtığı kertiklere takoz sürerek (ağacı) devirmek
Fishery
trip n. tek bir turda yakalanan balık miktarı
Hunting
trip n. av köpeğinin tavşanı bayılttığı halde öldürememesi
Sport
trip n. çelme
Theatre
trip v. sahne platformunu seyirci görüş alanından çıkacak şekilde hafifçe büküp yükseltmek
Abbreviation
trip adj. üçlü
trip adj. üç katlı
trip adj. üç nüshalı
Slang
trip n. ilgi
trip n. saplantılı merak
trip n. geçici heves
trip n. yaşam tarzı
trip n. cinsel yönden sapma
trip n. uyuşturucu madde etkisi
trip v. sarhoş gibi davranmak
trip v. dürtüsel ve mantıksız davranmak
trip v. uyuşturucu madde etkisinde olmak

Sens de "Trip" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 2 résultat(s)

Turc Anglais
Psychology
trip trip n.
Modern Slang
trip silent treatment n.

Sens de "Trip" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
scouting trip n. keşif gezisi
round trip ticket n. gidiş dönüş bileti
field trip n. öğretimde gezi
round trip ticket n. gidiş geliş bileti
official trip n. resmi gezi
circle trip n. ring seferi
round trip n. gidiş dönüş
business trip n. iş seyahati
bus trip n. otobüs yolculuğu
round-trip n. gidiş dönüş (bileti)
round-trip ticket n. gidiş dönüş bileti
round-trip fare n. gidiş dönüş ücreti
round-trip n. gidiş-dönüş
round-trip delay n. gidiş geliş gecikmesi
additional trip n. ek sefer
school trip n. okul gezisi
guilt trip n. suçluluk psikolojisi
day-trip n. günübirlik gezi
trip abroad n. yurtdışı seyahat
foreign trip n. yurtdışı seyahat
night trip n. gece yolculuğu
forest trip n. orman gezisi
road trip n. yol gezisi
yachting trip n. yat gezisi
boat trip n. yat gezisi
side trip n. yan gezi
pleasure trip n. gezi
pleasure trip n. gezinti
trip advisor n. gezi tavsiyecisi
biz trip n. iş gezisi
backpacking trip n. sırt çantalı gezi
bus trip n. otobüs gezisi
coach trip n. otobüs gezisi
long road trip n. uzun yol seyahati
road trip n. kara yolu seyahati
road trip n. kara yolu yolculuğu
shopping trip n. alışveriş gezisi
foreign trip n. dış gezi
overseas trip n. dış gezi
overseas trip n. yurtdışı gezisi
hiking trip n. (genelde doğada yapılan) yürüyüş gezisi
trip-hop n. temposu düşük bir elektronik müzik türü
nature trip n. doğa turu
nature trip n. doğa gezisi
east trip n. doğu gezisi
camping trip n. kamp gezisi
sled trip n. kızak gezisi
sled trip n. kızak yolculuğu
inner trip n. iç yolculuk
health trip n. sağlık gezisi
trip [dialect] n. küçük hayvan sürüsü
trip wire n. izinsiz girişleri engellemek için çimenlere yerleştirilen alçak tel
a good trip n. güzel bir seyahat
a good trip n. iyi bir yolculuk
head trip n. birinin duygularını ve fikirlerini keşfetme
head trip n. ilginç deneyim
head trip n. heyecan verici deneyim
day trip n. günlük gezi
day trip n. günübirlik gezi
next trip n. Sonraki yolculuk
trip up v. yalanını yakalamak
take a trip v. seyahat etmek
trip up v. ayağını çelmek
trip on v. bir şeye takılıp düşmek
trip over v. takılıp düşmek
take a trip v. seyahate çıkmak
go on a trip v. geziye çıkmak
trip up v. şaşırtmak
trip up v. çelme atmak
take a trip v. seyahate gitmek
trip up v. çelme takmak
have a trip v. seyahat etmek
trip up v. ayağına çelme takmak
trip up v. yanıltmak
take a trip v. yolculuk etmek
go on a trip v. gezintiye çıkmak
go on a trip v. geziye gitmek
trip and fall v. takılarak düşmek
trip and fall v. takılıp düşmek
day-trip v. günübirlik gezmek
trip someone up v. düşmesine neden olmak
trip someone up v. çelme takmak
trip on v. kaba davranmak
trip up v. yanlış yapmak
trip someone up v. birini düşürmek
trip on v. saygısız davranmak
trip someone up v. birinin hata yapmasına neden olmak
trip up v. hata yapmak
trip on v. hor görmek
trip on v. saygısızlık etmek
add an additional trip v. ek sefer koymak
take a plane trip v. uçak seyahati yapmak
trip down memory lane v. anıları deşmek
cut the trip short v. geziyi kısa kesmek
take the students on a trip v. öğrencileri geziye götürmek
trip and fall v. ayağı takılıp düşmek
be on a guilt trip v. vicdan azabı duymak
be on a guilt trip v. vicdan azabı çekmek
trip the fuse v. sigortayı attırmak
make a trip v. (önceden kararlaştırılmış bir) seyahate çıkmak
go on a school trip v. okul gezisine çıkmak
take a boat trip v. tekne gezisine çıkmak
time-trip v. nostalji yaşamak
ego-trip v. bencilce davranmak
have a good trip! interj. uğurlar olsun!
have a good trip! interj. yolunuz açık olsun!
Phrasals
trip on something v. bir şeye takılmak
trip over something v. bir şeye takılmak
trip along v. mutlu mutlu yürümek
trip up v. takılmak
trip up v. tökezletmek
trip up v. tökezlemek
trip over (something) v. (bir şeyi) düzgün söylemekte zorlanmak
trip over (someone) v. (birini) kenara itmek
trip over (someone or something) v. (birine/bir şeye) ayağı takılmak
trip over (something) v. (bir şeyi) gevelemek
trip on (someone or something) v. (birine/bir şeye) ayağı takılmak
trip along v. (bir şey) boyunca dengede yürümek
trip over (someone) v. (birini) itip kakmak
trip over (something) v. (bir şeyi) söylerken kekelemek/teklemek
trip on (someone or something) v. (birine/bir şeye) takılıp düşmek
trip over (someone) v. (birini) itmek
trip over (someone or something) v. (birine/bir şeye) takılıp düşmek
trip over v. ayağı takılmak
Phrases
enjoy your trip! expr. iyi yolculuklar!
this is my first trip to ... expr. bu benim ... ya ilk gelişim
this is my first trip to ... expr. bu benim ... a ilk seyahatim
Colloquial
down trip n. kötü bir deneyim
down trip n. kötü bir tecrübe
bad trip n. uyuşturucu maddenin yarattığı kötü etki
bad trip n. uyuşturucu nedeniyle görülen kötü halüsinasyonlar
bad trip n. kötü bir tribe girme
bad trip n. sanrı nöbeti
bad trip n. halüsinasyon nöbeti
good trip n. iyi/güzel geçen bir zaman
head trip n. kendini beğenmişlik
head trip n. ego tatmini
head trip n. psikoaktif madde/uyuşturucu deneyimi
head trip n. üstünlük taslama
head trip n. patronluk taslama
guilt-trip v. (birini) suçlu hissettirerek manipüle etmeye çalışmak
guilt-trip v. (birisini) yaptığı bir şeyden dolayı suçlu hissettirmek
enjoy the trip expr. iyi gezmeler
Idioms
a trip down memory lane n. anılara yolculuk
a guilt trip n. büyük suçluluk duygusu
a guilt trip n. ağır suçluluk duygusu
a guilt trip n. derin suçluluk duygusu
an ego trip n. insanın kendi egosunu okşamak için yaptığı hareket/davranış
an ego trip n. ego tatmini
power trip n. (amir/şef/müdür vb'nin alt kademedeki çalışanlara karşı uyguladığı) güç gösterisinde bulunma