and - Turc Anglais Dictionnaire

and

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

and — Definition

Signification:
ve
Prononciation (IPA):
(AmE /ænd/ – BrE /ænd/)
Partie du discours:
Bağlaç
Synonymes:
plus
Antonymes:
but

Sens de "and" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 38 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
and conj. ile
I voted for the report on the state of accession negotiations between Europe and Hungary.
Avrupa ile Macaristan arasındaki katılım müzakerelerinin durumuna ilişkin rapor için oy kullandım.

More Sentences
and conj. ve
I couldn't catch the bus and miss the class.
Otobüse yetişemedim ve dersi kaçırdım.

More Sentences
General
and adv. daha sonra
Some of us do that from time to time in this House, and I will give an example of it later.
Bazılarımız bunu zaman zaman bu Mecliste yapıyor ve daha sonra buna bir örnek vereceğim.

More Sentences
and adv. sonra
They wrote their first song called Mortician and decided to change the band's name to that.
Mortician adlı ilk şarkılarını yazdıktan sonra grubun adını bu şekilde değiştirmeye karar verdiler.

More Sentences
and adv. tekrar tekrar
Without that, Europe will not function and we will be coming back to these issues over and over again.
Bu olmadan, Avrupa işlevini yerine getiremeyecek ve bu konulara tekrar tekrar geri döneceğiz.

More Sentences
and adv. daha
Debts lead to higher interest rates, and these lead to higher inflation.
Borçlar daha yüksek faiz oranlarına, bunlar da daha yüksek enflasyona yol açar.

More Sentences
and adv. artı
Add 5 to 3 and you have 8.
Beş artı üç sekiz yapar.

More Sentences
and adv. gitgide
The weather's getting worse and worse.
Hava gitgide bozuyor.

More Sentences
and adv. gittikçe
There are fewer and fewer employees in the traditional sense of the word.
Kelimenin geleneksel anlamıyla çalışan sayısı gittikçe azalıyor.

More Sentences
and conj. da
This is an Islamic state, and yet a democracy; it has Sharia law, and yet a parliament.
Burası bir İslam devleti ama aynı zamanda bir demokrasi; şeriat hukuku var ama aynı zamanda bir parlamentosu da var.

More Sentences
and conj. de
We waited and waited for hours for him.
Saatlerce adamı bekledik de bekledik.

More Sentences
and conj. ayrıca
And besides, many of you have said so before me.
Ayrıca, benden önce birçoğunuz bunu söyledi.

More Sentences
and conj. bir de
Don't believe every mechanic because there are mechanics and mechanics.
Her tamirciye inanmayın çünkü tamirci var, tamirci var.

More Sentences
and conj. üstelik
And you don't even have to get up out of your seat!
Üstelik koltuğunuzdan kalkmanıza bile gerek yok!

More Sentences
and conj. fakat
And yet this is not the only recent transformation of French country life.
Fakat bu Fransa kırsal hayatındaki yakın zamanda yaşanan tek değişim değil.

More Sentences
and conj. ama
We almost had it, and the US pulled out at the last moment.
Bunu neredeyse başarıyorduk ama ABD son anda çekildi.

More Sentences
and conj. ancak
We then tried to invite him to Belgium, and the Belgium authorities would not give him a visa either.
Daha sonra kendisini Belçika'ya davet etmeye çalıştık ancak Belçika makamları da kendisine vize vermedi.

More Sentences
and conj. yoksa
Touch me with that thing, and you'll need a new nose.
O şeyle bana dokunma yoksa yeni bir buruna ihtiyacın olur.

More Sentences
and conj. artı
Two and three is five.
İki artı üç, beş eder.

More Sentences
and conj. bir de
Don't believe every mechanic because there are mechanics and mechanics.
Her tamirciye inanmayın çünkü tamirci var, tamirci var.

More Sentences
and exclam. yani
Yes, I was there.' 'And?' 'I saw one of the robbers.'
“Evet, oradaydım. “Yani?” “Ben soygunculardan birini gördüm."

More Sentences
and n. ek şart
and n. ekleme
and adv. sonrasında
and adv. durmaksızın
and adv. biteviye
and adv. fasılasız
and adv. durmadan
and conj. da... da... / de... de...
and conj. hem... hem de...
and conj. aksi halde
and conj. sonrasında
and conj. sayılarda/saatlerde ek basamak gösteren ifade
Logic
and n. ve kapısı
and n. yalnızca her iki terimin de doğru olması durumunda doğru değeri veren mantık işleci
Abbreviation
and adv. andante
Archaic
and conj. eğer
and conj. şayet

Sens de "and" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 2 résultat(s)

Turc Anglais
General
and word of honor n.
and word of honour n.

Sens de "and" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
husband and wife n. karı koca
values and norms n. değerler ve normlar
drilling and production equipment n. sondaj ve üretim teçhizatı
classification and general rules n. sınıflandırma ve genel kurallar
patient and doctor delay n. hasta ve doktor gecikmesi
supply and demand n. arz talep
the beginning and the end n. başlangıç ve son
toil and moil v. didinmek
down and out adj. bezgin
with ups and downs adj. inişli çıkışlı
more and more adv. gitgide
in dribs and drabs adv. azar azar
politics and philosophy n. siyaset ve felsefe
General
land and sea breeze n. kara ve deniz meltemi
rules and conventions n. adap erkan
burns and scalds n. yanıklar ve haşlanmalar
economic and social council n. ekonomik ve sosyal konsey
father and child n. baba ve çocuk
technology and civilization n. teknoloji ve medeniyet
selling dry goods and notions n. manifaturacılık
hue and cry n. bağrış çağrış
books and reading n. kitaplar ve okuma
general directorate for agricultural production and development n. tarımsal üretim ve geliştirme müdürlüğü
stuffed and roasted lamb n. kuzu dolması
design and construction n. tasarım ve yapı
law and socialism n. hukuk ve sosyalizm
creativity and organizations n. yaratıcılık ve örgütler
privileges and immunities n. ayrıcalıklar ve dokunulmazlıklar
red and green system n. kırmızı yeşil sistemi
agricultural laws and legislation n. tarım hukuku ve yasama
clothing and dress n. giyim ve giysi
plastics industry and trade n. plastik endüstrisi ve ticareti
the world and his rife n. medeni alem
educational law and legislation n. eğitim hukuku ve yasama
european and turkish n. avrupalı ve türk
government and press n. devlet ve basın
chapter and verse n. kaynak
bowing and scraping n. el pençe divan
coastal and harbor engineering n. kıyı ve liman mühendisliği
rack and ruin n. yıkım
food and beverage services n. yiyecek içecek hizmetleri
minister of public works and housing n. imar ve iskan bakanı
big and healthy newborn baby n. tosuncuk
feminism and motion picture n. feminizm ve sinema
saving and investment n. tasarruf ve yatırım
transportation and state n. ulaştırma ve devlet
social discontent and strife n. sosyal hoşnutsuzluk ve mücadele
domestic washing and drying procedures n. ev tipi yıkama ve kurutma işlemleri
illumination of books and manuscripts n. kitapların ve yazmaların tezhiplenmesi
one point lessons and swiss army instruction n. bir konuya yönelik dersler ve çok yönlü eğitim
brothers and sisters n. erkek ve kız kardeşler
rhythm and blues n. ritim ve blues
designs and plans n. tasarımlar ve planlar
city and town life n. kent ve kasaba yaşamı
pros and cons n. lehte ve aleyhte olanlar
society and literature n. toplum ve edebiyat
language and culture n. dil ve kültür
learned institutions and societies n. öğrenim kurumları ve dernekler
academies and institutions n. akademiler ve enstitüler
taxation law and legislation n. vergi hukuku
aims and objectives n. amaçlar ve hedefler
attorney and client n. avukat ve müvekkil
import taxes and duties n. ithalat vergi ve harçları
literature and anthropology n. edebiyat ve antropoloji
flora and fauna n. belirli bir yöredeki hayvan ve bitki varlığı
earthquakes and building n. depremler ve yapı
cat and dog fight n. kedi köpek kavgası
deptor and creditor n. borçlu ve alacaklı
municipal officials and employees n. belediye çalışanları
the united kingdom of great britain and northern ireland n. büyük britanya ve kuzey irlanda birleşik krallığı
trial and error learning n. deneme yanılma öğrenmesi
donations and charities n. bağış ve yardımlar
bread and butter n. geçim
time and mileage n. süre ve milaj
registered and reply paid letter n. iadeli taahhütlü mektup
courts martial and courts of inquiry n. sıkıyönetim mahkemeleri ve soruşturma mahkemeleri
undertakers and undertaking n. müteahhitler ve müteahhitlik
tourism and recreation area n. turistik ve eğlenme araçlı alan
legal affairs and citizens rights committee n. hukuki işler ve vatandaş hakları komitesi
entrance and exit n. giriş çıkış
odds and ends n. ufak tefek şey
violence and children n. şiddet ve çocuklar
international organizations and institutions n. uluslararası örgüt ve kuruluşlar
leather industry and trade n. deri endüstrisi ve ticareti
equipment and supplies n. donanım ve malzemeler
food industry and trade n. besin endüstrisi ve ticareti
laws and policies n. kanun ve politikalar
libraries and the handicapped n. kütüphaneler ve özürlüler
courts and courtiers n. avrupa sarayları ve saray efradı
board and lodgings n. pansiyon
fathers and sons n. babalar ve oğullar
religious law and legislation n. dini hukuk ve mevzuat
beauty and care n. güzellik ve bakım
islamic art and symbolism n. islam sanatı ve sempolizm
origin and antecedents n. başlangıç ve öncekiler
proper and easy monitoring of work n. işin sağlıklı ve kolay takibi
divorce law and legislation n. boşanma hukuku
bonded warehouses and goods n. gümrük entrepoları ve eşyalar
communication and technology n. iletişim ve teknoloji
economic and social formation n. ekonomik ve sosyal oluşum
knives and forks n. çatal bıçak
art and photography n. sanat ve fotoğrafçılık
diplomatic and consular service n. diplomatik ve konsolosluk hizmeti
for ever and ever n. ardı arkası kesilmeden
public relations and politics n. halkla ilişkiler ve politika
ministry for customs and monopolies n. gümrük ve tekel bakanlığı
ups and downs n. hayatın cilvesi
semiotics and literature n. göstergebilim ve edebiyat
ups and downs n. iniş yokuş
dealer of gold and other precious metals n. sarraf
so and so n. filan filan adam veya şey
terms and phrases n. kelimeler ve cümleler
collectors and collecting n. koleksiyoncular ve koleksiyonculuk
islam and politics n. islam ve politika
boiled and pounded wheat n. bulgur
landlord and tenant n. mal sahibi ve kiracı
outcome and process assessment n. sonuçlar ve süreç değerlendirmesi
born and bred n. doğma büyüme
ministry of public works and housing n. imar ve iskan bakanlığı
manpower and personnel integration n. insan gücü ve personel bütünleşmesi
independent research and development n. bağımsız araştırma geliştirme
split aubergines with tomatoes and onions n. imambayıldı
artists and museums n. sanatçılar ve müzeler
actions and defenses n. davalar ve savunmalar
patent laws and legislation n. patent hukuku ve mevzuatı
the oceanographic and hydrology institute of the navy n. hidrografi ve oşinografi enstitüsü
god's mercy and grace n. rahmet
book industries and trade n. kitap endüstrisi ve ticareti
kith and kin n. eş dost
rise and fall n. iniş çıkış
slavery and slaves in literature n. edebiyatta kölelik ve köleler
credits and titles n. jenerik
senses and sensation in children n. çocuklarda duyular ve duygu
trial and error n. çeşitli yolları deneme
manufacturing planning and inventory control n. üretim planlaması ve stok kontrolü
technology and civilization n. teknoloji ve uygarlık
symbolic and mathematical logic n. sembolik ve matematiksel mantık
technology and the arts n. teknoloji ve sanat
aids and devices n. materyaller ve aletler
marriage customs and rites n. evlilik adetleri ve törenleri
mother and daughter n. ana kız
songs and music n. şarkılar ve müzik
religion and civilization n. din ve uygarlık
small and medium industry development organization n. kosgeb
information storage and retrieval systems n. bilgi saklama ve geri alma sistemleri
mother and son n. ana oğul
law about cinema video and music works n. sinema video ve müzik eserleri kanunu
printing machinery and supplies n. basım makineleri ve malzemeleri
free will and determinism n. özgür irade ve belirlenimcilik
so and so n. filan