birleşim - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

birleşim



Sens de "birleşim" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 17 résultat(s)

Turc Anglais
General
birleşim session n.
birleşim sitting n.
birleşim coalescence n.
birleşim combination n.
birleşim constitution n.
birleşim consolidation n.
birleşim melding n.
birleşim mergence n.
Computer
birleşim union n.
birleşim joins n.
birleşim join n.
birleşim synthesis n.
Automotive
birleşim joint n.
Astronomy
birleşim alignment n.
birleşim conjunction n.
Linguistics
birleşim combination n.
birleşim composition n.

Sens de "birleşim" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 52 résultat(s)

Turc Anglais
General
zıvananın birleşim yeri mortise joint n.
birleşim yeri join n.
karmaşık birleşim patchwork n.
birleşim noktası point of junction n.
Trade/Economic
birleşim ortağı merger partner n.
Technical
birleşim sistemi fusion system n.
birleşim düğümü fusion node n.
birleşim levhası connecting plate n.
yeniden birleşim katsayısı recombination coefficient
mafsallı birleşim hinged joint
doğrusal birleşim linear combination
yeniden birleşim recombination
yeniden birleşim hızı recombination velocity
su birleşim ısısı heat of hydration
Computer
altindis sınırlı birleşim union with subscript limit n.
altindis ve üstindis sınırlı birleşim union with subscript and superscript limits n.
altyazı sınırlı birleşim union with underscript limit n.
altyazı ve üstyazı sınırlı birleşim union with underscript and overscript limits n.
birleşim sayısı joins n.
birleşim eklemeyi add join n.
birleşim sorgusu union query n.
birleşim kaldırmayı remove join n.
sınırsız birleşim union with no limits
yinelenen birleşim sorgusu replicable union query
Informatics
doğrusal birleşim linear combination
Electric
yeniden birleşim katsayısı recombination coefficient
Architecture
tonozun birleşim noktaları arasındaki boşluk ya da bölme cell n.
Construction
birleşim yerinin ayrılmaya karşı direnci peel resistance of joints n.
birleşim levhası batten plate n.
menteşe birleşim yeri hinge joint
yanyana gelen düz ya da kavisli iki kiremidin birleşim yerini örten dış bükey kiremit imbrex
Automotive
birleşim nüfuziyeti joint penetration n.
birleşim yeri meet n.
birleşim yüzeyi mating face n.
süper çoklu birleşim super multiple junction
yakıt çabuk birleşim elemanları fuel quick-connect fittings
kısmi birleşim nüfuziyeti partial joint penetration
Medical
yaralanma veya hastalık nedeniyle tahrip olmuş göz kapağı birleşim noktasının operasyonla düzeltilmesi canthoplasty n.
Anatomy
kafatasının sagital ve lamboid sütürlerinin birleşim yerindeki kraniyometrik nokta lambda n.
Math
birleşim kümesi union n.
birleşim simgesi union sign n.
Geometry
birleşim noktası regression point n.
Statistics
birleşim-kesişim sınamaları union-intersection tests n.
birleşim-kesişim ilkesi union-intersection principle n.
Physics
yeniden birleşim spektrumu recombination spectrum
yeniden birleşim izgesi recombination spectrum
Chemistry
kimyasal birleşim chemical synthesis
Breeding
sığır veya koyun uyluklarının birleşim yeri twist n.
Linguistics
bağlaçsız birleşim parataxis n.
bağlaçlı birleşim hypotaxis n.
birleşim değeri valence n.
birleşim ilişkileri combinatorial relations n.