croping - Turc Anglais Dictionnaire

croping

croping — Definition

Signification:
ekin, mahsul, kırpmak
Prononciation (IPA):
(AmE /krɑːp/ – BrE /krɒp/)
Partie du discours:
İsim: crop (crops); Fiil: crop (crops – cropped – cropping)
Synonymes:
harvest, trim
Antonymes:
neglect, expand

Sens de "croping" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 68 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
crop n. mahsul
Our trees produce a fine crop of fruit.
Ağaçlarımız iyi meyve mahsulü veriyor.

More Sentences
crop n. ekin
The poorest in Zimbabwe do not want to shoot, kill, loot and burn crops.
Zimbabve'nin en yoksulları ateş etmek, öldürmek, yağmalamak ve ekinleri yakmak istemiyor.

More Sentences
General
crop n. ekin
The poorest in Zimbabwe do not want to shoot, kill, loot and burn crops.
Zimbabve'nin en yoksulları ateş etmek, öldürmek, yağmalamak ve ekinleri yakmak istemiyor.

More Sentences
crop n. ürün
Genetically modified crops are currently being grown on over 50 million hectares of land around the world.
Genetiği değiştirilmiş ürünler şu anda dünya çapında 50 milyon hektardan fazla arazide yetiştiriliyor.

More Sentences
crop n. tahıl
The level of crop production has skyrocketed since last year.
Tahıl üretim seviyesi geçen yıldan bu yana hızla arttı.

More Sentences
crop n. kısa saç
He asked the barber for a French crop.
Berberden Fransız tarzı kısa saç istedi.

More Sentences
crop n. kırbaç
The rider controlled the horse with a riding crop.
Binici atı bir kırbaçla kontrol etti.

More Sentences
crop v. ürün vermek
The avocado plant crops in September.
Avokado bitkisi Eylül'de ürün verir.

More Sentences
crop v. kırpmak
The designer cropped the image so it would fit nicely on the page.
Tasarımcı, sayfaya güzelce sığması için resmi kırptı.

More Sentences
crop v. (saç) kesmek
Susan cropped her hair and dyed it red.
Susan saçını kesti ve kızıla boyadı.

More Sentences
Trade/Economic
crop n. mahsul
Our trees produce a fine crop of fruit.
Ağaçlarımız iyi meyve mahsulü veriyor.

More Sentences
crop n. ürün
Genetically modified crops are currently being grown on over 50 million hectares of land around the world.
Genetiği değiştirilmiş ürünler şu anda dünya çapında 50 milyon hektardan fazla arazide yetiştiriliyor.

More Sentences
Food Engineering
crop n. ekin
The poorest in Zimbabwe do not want to shoot, kill, loot and burn crops.
Zimbabve'nin en yoksulları ateş etmek, öldürmek, yağmalamak ve ekinleri yakmak istemiyor.

More Sentences
crop n. ürün
Genetically modified crops are currently being grown on over 50 million hectares of land around the world.
Genetiği değiştirilmiş ürünler şu anda dünya çapında 50 milyon hektardan fazla arazide yetiştiriliyor.

More Sentences
Agriculture
crop n. tahıl
The level of crop production has skyrocketed since last year.
Tahıl üretim seviyesi geçen yıldan bu yana hızla arttı.

More Sentences
General
crop n. rekolte
crop n. işleme
crop n. kursak
crop n. kalabalık
crop n. kansa
crop n. havsala
crop n. ekip biçme
crop n. verim
crop n. binici kırbacı
crop n. hasat
crop n. küme
crop n. topluluk
crop n. grup
crop n. tabaklanmış hayvan derisi
crop n. semere
crop n. kısa kesilmiş saç
crop n. bina tepesi süsü
crop n. çıkıntı
crop n. kırbaç tutma yeri
crop v. mahsul vermek
crop v. dikmek
crop v. kesmek
crop v. otlamak
crop v. kesip kısaltmak
crop v. kırkmak
crop v. biçmek
crop v. yemek
crop v. (hayvan) otlamak
crop v. ekmek
crop v. kitabı yazının çok yakınından kırpmak
crop v. aniden ortaya çıkmak
crop v. bir anda belirmek
Trade/Economic
crop n. hasat
crop n. rekolte
Technical
crop n. tabakalanmış hayvan derisi
crop n. kesilip atılmış metal ürününde uç
Computer
crop expr. kırp
Food Engineering
crop n. bitkisel ürün
Biology
crop n. bal kursağı
Zoology
crop n. katı
crop n. kursak
Agriculture
crop n. mahsül
crop n. (terebentin keresteliğinde) yaklaşık 5000 ağaçtan oluşan çalışma birimi
Breeding
crop n. (inek bel kemiği) iki kürek kemiği arasının hemen arkasında bulunan
crop n. (özellikle kulağın üst kısmı kare şeklinde kesilerek oluşturulan) hayvan kulak işareti
Apiculture
crop n. bal ürünü
crop n. bal midesi
crop n. kursak
Geology
crop n. mostra
crop n. yüzlek
crop v. yüzeyde belirmek
Ornithology
crop n. kuş gırtlağında kese görünümlü genişleme
crop n. pelikan benzeri gaga yapısı

Sens de "croping" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
forced crop n. turfanda ürün
insurance of crop n. hasat sigortası
reed crop n. sazcılık
bumper crop n. bereketli mahsul
insurance of crop n. hasar sigortası
crop insurance n. ürün sigortası
cream of the crop n. en iyisi
cream of the crop n. bir şeyin en alası
hoe crop n. çapa ürünü
garden crop n. bahçe ürünü
row crop n. çapa ürünü
main crop n. ana ürün
crop residues n. ürün artığı
cover crop n. örtü bitkisi
cover crop n. koruyucu bitki
cover crop n. toprak koruma bitkisi
cover crop n. (erkek kümes hayvanında) ibik
row-crop tractor n. çapa traktörü
crop-ear n. kulağı kesik kimse
crop-ear n. kulağı kesik hayvan
crop [dialect] n. (insanda) karın
crop [dialect] n. boğaz
standing crop n. kesilmemiş mahsul
standing crop n. işlenmemiş mahsul
freeze a crop v. ayaz vurmak
crop up v. beklenmedik bir anda olmak
crop up v. sökün etmek
crop out v. çıkmak
crop out v. ortaya çıkmak
crop up v. ortaya çıkmak
gather crop v. mahsul kaldırmak
harvest crop v. mahsul kaldırmak
crop up v. beklenmedik biçimde ortaya çıkmak
crop up v. aniden belirmek
crop [dialect] [uk] v. çiçek toplamak
crop-eared adj. saçları kulakları görünecek şekilde kesilmiş
crop-eared adj. kulakları kesik
crop-tailed adj. kuyruğu kesik
neck and crop adv. hep beraber
neck and crop adv. hepsi birden
neck and crop adv. tamamen
neck and crop adv. tamamiyle
neck and crop adv. palas pandıras
Phrasals
crop up v. filizlenmek
crop out v. görünmek
crop up v. (bitki) bitmek
crop out v. gözükmek
crop out v. belirmek
crop out v. yüzeyde belirmek
crop someone or something out v. (fotoğrafta) birini ya da bir şeyi silmek
crop out v. (duygu) fark edilir olmak
crop out v. (duygu) belirginleşmek
crop out v. figürleri fotoğraftan silmek
crop out v. bir fotoğrafın içindeki figürleri kesip çıkarmak
crop someone or something out v. birini ya da bir şeyi fotoğraftan çıkarmak
Proverb
good seed makes a good crop ek tohumun hasını çekme yiyecek yasını
Idioms
cream of the crop n. kaymak tabaka
the cream of the crop n. en iyilerin en iyisi
the cream of the crop n. en iyisi
stick in one's crop v. can sıkmak
stick in one's crop v. sindirilmemek
stick in one's crop v. zor kabul edilmek
stick in one's crop v. kabulü zor olmak
stick in one's crop v. saldırmak
neck and crop adv. tümüyle
neck and crop adv. olduğu gibi
neck and crop expr. bütün bütün
neck and crop expr. bütünüyle
neck and crop expr. tamamen
Trade/Economic
multi peril crop insurance n. çok bileşenli tarım sigortası
main crop n. ana ürün
cash crop n. ihracat ürünü
cash crop n. ihracat için üretilen mahsul
crop insurance n. ürün sigortası
cash crop n. endüstri bitkisi
Law
away-going crop n. bir önceki kiracı tarafından ekilmiş sonraki kiracı tarafından biçilen ürün
Insurance
crop insurance n. tarım ürünü sigortası
Technical
crop variety n. mahsul çeşidi
first crop n. ilk mahsul
second crop n. ikinci mahsul
crop requirements n. mahsul su ihtiyacı
crop irrigation requirement n. bitki sulama suyu ihtiyacı
crop protection equipment n. bitki koruma ekipmanı
bloom crop shears n. kabakütük kesici makası
crop shears n. kırpıntı makası
crop conveyor n. kırpıntı taşıyıcı
crop pusher car n. kırpıntı itme arabası
crop ends n. kırpıntı parçaları
crop conveyor n. kesik taşıyıcı
Computer
crop size n. kırpma boyutu
crop marks n. kırpma imleri
crop mark n. kırpma imi
crop tool n. kırpma aracı
crop marks n. kırpma işaretleri
crop object expr. nesneyi kırp
crop left expr. soldan kırp
crop from expr. kırp
crop top expr. üstten kırp
crop picture expr. resmi kırp
crop right expr. sağdan kırp
crop picture expr. resim kırp
crop bottom expr. alttan kırp
print crop marks expr. kesme imlerini yazdır
Informatics
crop marks n. kırpma imleri
Textile
crop top n. göbeği açık tişört
crop top n. göbeği açık t-shirt
fiber crop n. bitkisel lif
Mining
out-crop n. aflörman
Veterinary
drop crop n. balon kursak
baggy crop n. balon kursak
pendulous crop n. balon kursak
Gastronomy
crop [dialect] n. kaburga eti
Biology
crop milk n. güvercin sütü
crop milk n. kursak sütü
Marine Biology
standing crop n. mevcut ürün
Botanic
stone crop n. acı damkoruğu
ratoon crop n. anızdan büyüyerek filizlenen ürün
ratoon crop n. hasat sonrası toprakta kalan artıklardan büyüyerek filizlenen ürün
Agriculture
crop rotation n. nöbetleşe ekim
crop rotation n. ürün rotasyonu
crop processing n. ürün işleme
catch crop n. ara ürün
crop plant n. kültür bitkisi
current crop n. mevcut mahsul
grazing crop n. otlanan bitki
row crop n. sıra mahsulü
feed crop n. yem bitkisi
forced crop n. turfanda mahsul
industrial crop n. sanayi bitkisi
industrial crop n. işleyim bitkisi
row crop tractor n. çapa traktörü
double crop n. çift ürün
field crop cultivation n. tarla ziraatı
row crop tractor n. sıra ekim traktörü
haying crop n. kuru ot bitkisi
stubble crop n. anız ürünü
garden crop n. bahçe ürünü
grazing crop n. mera bitkisi
field crop cultivation n. tarla tarımı
forage crop n. yem bitkisi
row crop n. çapa ürünü
green manure crop n. yeşil gübre bitkisi
fodder crop n. yem bitkisi
crop year n. ürün yılı
crop circle n. hasat çemberi
crop circle n. ekin çemberi
crop rotation n. her yıl değişik ekin ekme
crop rotation n. ürün nöbeti
crop failure n. bereketsiz ürün
catch-crop n. aralık ürünü