dikmek - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

dikmek



Sens de "dikmek" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 40 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
dikmek erect v.
dikmek stitch v.
dikmek plant v.
dikmek sew v.
General
dikmek rear v.
dikmek sew up v.
dikmek prick up v.
dikmek fasten v.
dikmek fix eye v.
dikmek perk up v.
dikmek needle v.
dikmek set up v.
dikmek set out v.
dikmek cock v.
dikmek stitch up v.
dikmek seam together v.
dikmek sew on v.
dikmek tailor v.
dikmek seam up v.
dikmek upend v.
dikmek perk v.
dikmek crop v.
dikmek engraft v.
dikmek set v.
dikmek drink off v.
dikmek implant v.
dikmek put stitches in v.
dikmek drain v.
dikmek sow v.
dikmek stand v.
dikmek ingraft v.
dikmek construct v.
dikmek cockbill v.
dikmek sew v.
dikmek mend v.
dikmek stick up v.
dikmek station v.
dikmek upstand v.
Technical
dikmek seam
Automotive
dikmek strut

Sens de "dikmek" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 186 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
gözünü dikmek gaze v.
dikiş dikmek sew v.
General
anıt dikmek erect a monument v.
kafaya dikmek quaff v.
bir noktaya dikmek rivet v.
gözlerini dikmek stare v.
kesik yeri dikmek sew something up v.
feston dikmek festoon v.
gözünü dikmek gaze at v.
birbirine dikmek seam together v.
fitilli dikmek quill v.
bayrak dikmek plant a flag v.
bir yerden çıkararak başka bir yere dikmek (bitkiyi) transplant v.
göz dikmek long to possess v.
gözünü dikmek fix v.
dikmek (bitki) prick v.
nalları dikmek cash in v.
dikmek (iplikle) stitch v.
dikiş dikmek sew v.
dikmek (gözü bir yere) fasten on v.
yukarı dikmek (göz) uplift v.
ocağına incir dikmek destroy the family of v.
dikmek (heykel/direk vb'ni) erect v.
dikmek (bakış) rest v.
göz dikmek covet v.
gözlerini dikmek fixate v.
nalları dikmek pop off v.
dikmek (kulak) prick up v.
kafaya dikmek slosh down v.
kafaya dikmek quaff off v.
gözünü dikmek gaze upon v.
yorgan gibi dikmek quilt v.
gözcü dikmek picket v.
fıçıya dikmek (bitki) tub v.
ağaç dikmek plant a tree v.
düğme dikmek buttonhole v.
kulaklarını dikmek prick up one's ears v.
nöbetçi dikmek picket v.
başka yere dikmek transplant v.
dikmek (nöbetçi) post v.
dikmek (gözlerini) stare v.
dikmek (bitki) plant v.
dikmek (göz) rivet v.
içine yün doldurup dikmek quilt v.
dikmek (direk) plant v.
gözünü dikmek fasten v.
pamuk doldurup dikmek quilt v.
kenarını kıvırıp dikmek hem v.
gözünü dikmek gaze on v.
tüy dikmek add insult to injury v.
dikmek (dikiş vb) stitch v.
gözünü dikmek gaze v.
gözünü dikmek stare v.
gözünü dikmek pore v.
bir giysiye bir şey dikmek sew something on v.
boynuz dikmek cuckold v.
iliğin kenarlarını dikmek work a buttonhole v.
gözlerini dikmek stare at v.
dikiş dikmek stitch v.
dikmek (kulakları) lift v.
ağaçlar dikmek plant trees v.
nalları dikmek buy the farm v.
yeniden dikmek replant v.
saksıya dikmek pot v.
ocağına incir dikmek ruin somebody's family v.
yeni ağaç dikmek replant v.
etrafına çalı dikmek hedge v.
dikmek (gözü) fasten on v.
şahin doğan ya da atmacaları evcilleştirmek için gözkapaklarını dikmek seel v.
gözünü dikmek fix one's eyes on v.
göz dikmek set one's eye on v.
direk dikmek set up a pole v.
direk dikmek set up a post v.
direk dikmek erect a post v.
birlikte dikmek interplant v.
aynı anda dikmek interplant v.
köprü dikmek erect bridge v.
saçlarını dikmek get one's hair standing up v.
saçlarını dikmek get one's hair spiky v.
saçlarını dikmek wear a spiky hair v.
bina dikmek erect a building v.
çadır dikmek pitch a tent v.
(özellikle ormanlık bir bölgeye) fidan dikmek underplant v.
çadır dikmek erect a tent v.
fide dikmek plant out v.
fide dikmek plant seedling v.
elbise dikmek sew dress v.
toprağa dikmek prick v.
kırmalı dikmek fell v.
-e dikmek stick in v.
-e gözünü dikmek set one's sight on v.
göz dikmek aspire v.
nalları dikmek croak v.
iğneyle dikmek needle v.
namusuna göz dikmek have designs on a family's honour v.
namusuna göz dikmek have (strong) desire to defile a family's honour v.
başka bir yere dikmek (bitki) transplant v.
ölçüye uygun dikmek make to measure v.
verilen ölçülerin aynısını dikmek make to measure v.
gözünü beyazperdeye dikmek head for silver screen v.
gözünü beyazperdeye dikmek set one's sights on the silver screen v.
gözünü dikmek set one's sights on v.
çiçek dikmek plant flower v.
heykelini dikmek erect a statue of someone v.
heykelini dikmek erect one's statue v.
gözünü başkanlığa dikmek get one's eyes on the presidency v.
gözünü başkanlığa dikmek have one's eyes on the presidency v.
(bir) mum dikmek/yakmak stick a candle v.
bir çok ağaç dikmek plant a lot of trees v.
fidan dikmek dibble v.
elbiseler dikmek sew clothes v.
giysiler dikmek sew clothes v.
bir şeye gözünü dikmek fix his gaze on v.
heryere ağaç dikmek plant trees everywhere v.
yeni ağaçlar dikmek plant new trees v.
kumaş dikmek sew fabric v.
(bina/inşaat) dikmek raise v.
Phrasals
kulaklarını dikmek cock up
kulaklarını dikmek prick up
(bina/heykel) dikmek put up
gözünü dikmek eye up
(kuş) (tüylerini vb) dikmek ruffle something up
-ile dikmek seam with
üstüne dikmek stitch onto
üstüne dikmek stitch on
Colloquial
nalları dikmek push up the daisies
nalları dikmek bite the dust
topu dikmek bite the dust
nalları dikmek pop off to
Idioms
tüy dikmek crown it all
kulaklarını dikmek cock one's ears
göz dikmek have an eye on
gözünü dikmek set one's heart on
bir şeye göz dikmek have an eye to
kulaklarını dikmek prick up one's ears
nalları dikmek kick the bucket
gözlerini dikmek have one's beady eye on someone
gözünü dikmek have one's beady eye on someone
nalları dikmek pop one's clogs
ocağına incir ağacı dikmek ruin one's family
birine gözlerini dikmek rivet one's glare on someone
birine gözlerini dikmek rivet one's gaze on someone
bakışlarını dikmek rivet one's gaze on someone
bakışlarını dikmek rivet one's glare on someone
kulaklarını dikmek prick up its ears
gözünü dikmek have one's sights set (on doing something)
gözünü dikmek set one's sights (on doing something)
ocağına incir ağacı dikmek ruin somebody's family
Slang
nalları dikmek kick off
nalları dikmek go west
nalları dikmek turn one's toes up
nalları dikmek push up the daisies
nalları dikmek beam up
nalları dikmek go belly up
nalları dikmek turn belly up
nalları dikmek buy it
nalları dikmek go the way of all flesh
kafaya dikmek chug back
kafaya dikmek chug
kafaya dikmek chugalug
nalları dikmek pass away
nalları dikmek hop the twig
nalları dikmek check out
nalları dikmek peg it
nalları dikmek buy the farm
nalları dikmek kick the bucket
nalları dikmek peg out
nalları dikmek pop your clogs
nalları dikmek cark it
nalları dikmek kick it
(köpek vb) bir ses duyup kulaklarını dikmek have an ear boner
Politics
gecekondu dikmek squat
Technical
iğneyle dikmek needle
Textile
yorgan dikmek quilt
kumaş üzerine önceden çizilen çizgilerin üzerini dikmek topstitch
kumaş üzerine önceden çizilen çizgilerin üzerini dikmek top-stitch
Construction
bina dikmek raise a building
Marine
yelken dikmek için kullanılan sicim hank
direği dikmek step
Medical
jejunum ağzını dikmek suretiyle geçit yaratma jejunojejunostomy
implantasyon yoluyla dikmek implant
Military
nöbetçi dikmek mount guard
dikmek (nöbetçi) mount
Football
topu dikmek lift the ball
British Slang
nalları dikmek peg-it
nalları dikmek pop one's clogs