dikmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

dikmek



"dikmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 40 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
dikmek stitch f.
dikmek erect f.
dikmek plant f.
dikmek sew f.
General
dikmek stick up f.
dikmek mend f.
dikmek rear f.
dikmek upend f.
dikmek cockbill f.
dikmek perk f.
dikmek sew up f.
dikmek prick up f.
dikmek station f.
dikmek fasten f.
dikmek fix eye f.
dikmek perk up f.
dikmek needle f.
dikmek set up f.
dikmek set out f.
dikmek cock f.
dikmek raise f.
dikmek stitch up f.
dikmek seam together f.
dikmek sew on f.
dikmek tailor f.
dikmek seam up f.
dikmek sew f.
dikmek crop f.
dikmek engraft f.
dikmek set f.
dikmek drink off f.
dikmek implant f.
dikmek put stitches in f.
dikmek upstand f.
dikmek drain f.
dikmek sow f.
dikmek stand f.
dikmek ingraft f.
dikmek construct f.
Technical
dikmek seam

"dikmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 184 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
dikiş dikmek sew f.
gözünü dikmek gaze f.
General
(bir) mum dikmek/yakmak stick a candle f.
(özellikle ormanlık bir bölgeye) fidan dikmek underplant f.
ağaç dikmek plant a tree f.
ağaçlar dikmek plant trees f.
anıt dikmek erect a monument f.
aynı anda dikmek interplant f.
başka bir yere dikmek (bitki) transplant f.
başka yere dikmek transplant f.
bayrak dikmek plant a flag f.
bina dikmek erect a building f.
bir çok ağaç dikmek plant a lot of trees f.
bir giysiye bir şey dikmek sew something on f.
bir noktaya dikmek rivet f.
bir şeye gözünü dikmek fix his gaze on f.
bir yerden çıkararak başka bir yere dikmek (bitkiyi) transplant f.
birbirine dikmek seam together f.
birlikte dikmek interplant f.
boynuz dikmek cuckold f.
çadır dikmek pitch a tent f.
çadır dikmek erect a tent f.
çiçek dikmek plant flower f.
dikiş dikmek stitch f.
dikiş dikmek sew f.
dikmek (bakış) rest f.
dikmek (bitki) prick f.
dikmek (bitki) plant f.
dikmek (dikiş vb) stitch f.
dikmek (direk) plant f.
dikmek (göz) rivet f.
dikmek (gözlerini) stare f.
dikmek (gözü bir yere) fasten on f.
dikmek (gözü) fasten on f.
dikmek (heykel/direk vb'ni) erect f.
dikmek (iplikle) stitch f.
dikmek (kulak) prick up f.
dikmek (kulakları) lift f.
dikmek (nöbetçi) post f.
direk dikmek erect a post f.
direk dikmek set up a pole f.
direk dikmek set up a post f.
düğme dikmek buttonhole f.
-e dikmek stick in f.
-e gözünü dikmek set one's sight on f.
elbise dikmek sew dress f.
elbiseler dikmek sew clothes f.
etrafına çalı dikmek hedge f.
feston dikmek festoon f.
fıçıya dikmek (bitki) tub f.
fidan dikmek dibble f.
fide dikmek plant seedling f.
fide dikmek plant out f.
fitilli dikmek quill f.
giysiler dikmek sew clothes f.
göz dikmek set one's eye on f.
göz dikmek long to possess f.
göz dikmek covet f.
göz dikmek aspire f.
gözcü dikmek picket f.
gözlerini dikmek stare at f.
gözlerini dikmek fixate f.
gözlerini dikmek stare f.
gözünü başkanlığa dikmek have one's eyes on the presidency f.
gözünü başkanlığa dikmek get one's eyes on the presidency f.
gözünü beyazperdeye dikmek set one's sights on the silver screen f.
gözünü beyazperdeye dikmek head for silver screen f.
gözünü dikmek fix f.
gözünü dikmek gaze at f.
gözünü dikmek pore f.
gözünü dikmek fix one's eyes on f.
gözünü dikmek set one's sights on f.
gözünü dikmek gaze upon f.
gözünü dikmek gaze on f.
gözünü dikmek fasten f.
gözünü dikmek gaze f.
gözünü dikmek stare f.
heryere ağaç dikmek plant trees everywhere f.
heykelini dikmek erect a statue of someone f.
heykelini dikmek erect one's statue f.
içine yün doldurup dikmek quilt f.
iğneyle dikmek needle f.
iliğin kenarlarını dikmek work a buttonhole f.
kafaya dikmek quaff off f.
kafaya dikmek slosh down f.
kafaya dikmek quaff f.
kenarını kıvırıp dikmek hem f.
kesik yeri dikmek sew something up f.
kırmalı dikmek fell f.
köprü dikmek erect bridge f.
kulaklarını dikmek prick up one's ears f.
kumaş dikmek sew fabric f.
nalları dikmek buy the farm f.
nalları dikmek pop off f.
nalları dikmek croak f.
nalları dikmek cash in f.
namusuna göz dikmek have designs on a family's honour f.
namusuna göz dikmek have (strong) desire to defile a family's honour f.
nöbetçi dikmek picket f.
ocağına incir dikmek destroy the family of f.
ocağına incir dikmek ruin somebody's family f.
ölçüye uygun dikmek make to measure f.
pamuk doldurup dikmek quilt f.
saçlarını dikmek get one's hair spiky f.
saçlarını dikmek wear a spiky hair f.
saçlarını dikmek get one's hair standing up f.
saksıya dikmek pot f.
şahin doğan ya da atmacaları evcilleştirmek için gözkapaklarını dikmek seel f.
toprağa dikmek prick f.
tüy dikmek add insult to injury f.
verilen ölçülerin aynısını dikmek make to measure f.
yeni ağaç dikmek replant f.
yeni ağaçlar dikmek plant new trees f.
yeniden dikmek replant f.
yorgan gibi dikmek quilt f.
yukarı dikmek (göz) uplift f.
Phrasals
(bina/heykel) dikmek put up
(kuş) (tüylerini vb) dikmek ruffle something up
gözünü dikmek eye up
-ile dikmek seam with
kulaklarını dikmek cock up
kulaklarını dikmek prick up
üstüne dikmek stitch on
üstüne dikmek stitch onto
Colloquial
nalları dikmek pop off to
nalları dikmek push up the daisies
nalları dikmek bite the dust
topu dikmek bite the dust
Idioms
bakışlarını dikmek rivet one's gaze on someone
bakışlarını dikmek rivet one's glare on someone
bir şeye göz dikmek have an eye to
birine gözlerini dikmek rivet one's glare on someone
birine gözlerini dikmek rivet one's gaze on someone
göz dikmek have an eye on
gözlerini dikmek have one's beady eye on someone
gözünü dikmek set one's heart on
gözünü dikmek set one's sights (on doing something)
gözünü dikmek have one's beady eye on someone
gözünü dikmek have one's sights set (on doing something)
kulaklarını dikmek prick up one's ears
kulaklarını dikmek prick up its ears
kulaklarını dikmek cock one's ears
nalları dikmek kick the bucket
nalları dikmek pop one's clogs
ocağına incir ağacı dikmek ruin one's family
tüy dikmek crown it all
Slang
(köpek vb) bir ses duyup kulaklarını dikmek have an ear boner
kafaya dikmek chug back
kafaya dikmek chug
kafaya dikmek chugalug
nalları dikmek push up the daisies
nalları dikmek go belly up
nalları dikmek turn belly up
nalları dikmek check out
nalları dikmek go west
nalları dikmek pass away
nalları dikmek buy it
nalları dikmek hop the twig
nalları dikmek cark it
nalları dikmek pop your clogs
nalları dikmek buy the farm
nalları dikmek peg it
nalları dikmek kick the bucket
nalları dikmek go the way of all flesh
nalları dikmek kick off
nalları dikmek beam up
nalları dikmek kick it
nalları dikmek turn one's toes up
nalları dikmek peg out
Politics
gecekondu dikmek squat
Technical
iğneyle dikmek needle
Textile
kumaş üzerine önceden çizilen çizgilerin üzerini dikmek top-stitch
kumaş üzerine önceden çizilen çizgilerin üzerini dikmek topstitch
yorgan dikmek quilt
Construction
bina dikmek raise a building
Marine
direği dikmek step
yelken dikmek için kullanılan sicim hank
Medical
implantasyon yoluyla dikmek implant
jejunum ağzını dikmek suretiyle geçit yaratma jejunojejunostomy
Military
dikmek (nöbetçi) mount
nöbetçi dikmek mount guard
Football
topu dikmek lift the ball
British Slang
nalları dikmek peg-it
nalları dikmek pop one's clogs