stitch - Türkçe İngilizce Sözlük

stitch

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

stitch — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dikiş, ilmek
Okunuş (IPA):
(AmE /stɪtʃ/ – BrE /stɪtʃ/)
Terim Türü:
İsim: stitch (stitches); Fiil: stitch (stitches – stitched – stitching)
Kumaşı birleştirmek için yapılan tek dikişi ya da bu eylemi tanımlar. Eski İngilizce stice köküne dayanır. Tekstil, tıp ve mecazi anlatımlarda birleştirici unsur olarak kullanılır.
Eş Anlamlılar:
sew
Zıt Anlamlılar:
tear

"stitch" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
stitch i. dikiş
Leo got five stitches on his hand.
Leo'nun eline beş dikiş atıldı.

More Sentences
stitch f. dikmek
Genel
stitch i. ilmik (örgüde)
My knitting needle is too big for my stitches.
Örgü iğnem ilmiklerim için fazla büyük.

More Sentences
stitch i. sancı
I got a stitch in my side after the workout.
Antrenmandan sonra yan tarafıma sancı girdi.

More Sentences
Teknik
stitch i. dikiş
Leo got five stitches on his hand.
Leo'nun eline beş dikiş atıldı.

More Sentences
Otomotiv
stitch i. dikiş
Leo got five stitches on his hand.
Leo'nun eline beş dikiş atıldı.

More Sentences
Genel
stitch i. ilmek
stitch i. zerre
stitch i. giyecek
stitch i. ani sancı (böğürde)
stitch i. ilmik  
stitch i. ilmik
stitch i. bıçak gibi saplanan acı
stitch f. dikmek (iplikle)
stitch f. dikiş dikmek
stitch f. dikiş yapmak
stitch f. dikmek (dikiş vb)
stitch f. ciltlemek
stitch f. dikişle süslemek
Teknik
stitch i. dikiş teyeli
stitch i. ilmik
stitch i. punta
stitch f. (tasarımın) zımba kalemi ile modelini çıkarmak

"stitch" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
stockinette stitch i. haraşo
herringbone stitch i. iğneardı dikiş
hemming stitch i. çırpma
dropped stitch i. sökük
tent stitch i. çadır dikişi
stitch scars i. dikiş yeri
ladder stitch i. iğneardı teyel
surgical stitch i. cerrahi dikiş
cross stitch chart i. kanaviçe şema
cross stitch patterns i. kanaviçe örnekleri
saddle stitch i. tel dikiş
overhand stitch i. kenarın üzerine atılan dikey dikiş
popcorn stitch i. mısır patlağı örgü modeli
popcorn stitch i. mısır sırası örgü modeli
shell stitch i. kroşe dikiş
stitch [dialect] [uk] i. katedilen mesafe
stitch [dialect] [uk] i. mesafe
stitch [dialect] [uk] i. menzil
stitch [dialect] i. zaman aralığı
stitch [dialect] i. belirli bir süre
stitch [dialect] i. (tarım arazisinde) sıralar arasındaki yükselti
stitch [dialect] [uk] i. uzaklık
stitch [dialect] i. (tarım arazisinde) sırt
stitch [dialect] i. zaman dilimi
stitch [dialect] i. (tarım arazisinde) şerit sıralar arasındaki tepecik
stitch up f. dikmek
not to have a stitch on f. çırılçıplak olmak
hem-stitch f. kenarını işlemek
have (someone) sew or stitch (something) f. diktirmek
stitch up f. dikiş atmak
blanket-stitch f. battaniye dikişiyle dikmek
blanket stitch f. güçlendirmek için battaniye dikişi kullanmak
stitch [obsolete] f. parçalamak
stitch [obsolete] f. bıçaklamak
stitch [obsolete] f. delmek
not a dry stitch on s. çok ıslanmış
Öbek Fiiller
stitch onto f. üstüne dikmek
stitch something up f. dikerek tutturmak
stitch on f. üstüne dikmek
stitch up f. anlaşmaya bağlamak
stitch up f. resmi olarak anlaşmak
stitch up f. anlaşma yapmak
stitch up f. resmi bir anlaşma yapmak
stitch up f. işi/anlaşmayı bağlamak
stitch (something) onto (something else) f. (bir şeyin üstüne bir şey) dikmek, (bir şeyi bir şeyin) üstüne dikmek
stitch (something) onto (something else) f. (bir şeyi bir şeye) dikmek
stitch (something) onto (something else) f. (bir şeyi bir şeyin) üstüne tutturmak
İfadeler
without a stitch of clothing expr. çırılçıplak
Atasözü
a stitch in time saves nine bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır
a stitch in time saves nine bugünün işini yarına bırakma
a stitch in time saves nine bir mıh bir nal kurtarır bir nal bir at kurtarır
a stitch in time (saves nine) yılanın başı küçükken ezilir
a stitch in time yılanın başı küçükken ezilir
a stitch in time zamanında/erken müdahale
a stitch in time zamanında giderilen sorun/problem
Konuşma Dili
stitch-up [uk] i. kumpas
stitch-up [uk] i. montaj
stitch-up [uk] i. katakulli
stitch-up [uk] i. kurgu olay
Deyim
a stitch in time saves nine i. zamanında giderilen küçük bir hata büyük felaketleri önler
a stitch i. matrak
a stitch i. nüktedan
a stitch i. gırgır
a stitch i. eğlenceli kimse
a stitch i. kulunç
a stitch i. ani sancı
a stitch i. kramp
a stitch i. bıçak gibi saplanan ağrı/sancı
a stitch i. kasınç
stitch together f. çabucak veya kabataslak bir şey oluşturmak veya biçimlendirmek
go through-stitch f. sonunu getirmek
go through-stitch f. gerçekleştirmek
go through-stitch f. tamamlamak
go through-stitch f. dikiş tutturmak
not have a stitch of clothing (one) f. üzerinde hiçbir şey olmamak
not have a stitch of clothing (one) f. çırılçıplak olmak
not have a stitch of clothes f. üzerinde hiçbir şey olmamak
not have a stitch of clothing (one) f. çıplak olmak
not have a stitch of clothes f. çıplak olmak
not have a stitch of clothes (one) f. anadan üryan olmak
not have a stitch of clothing (one) f. anadan üryan olmak
not have a stitch of clothes (one) f. çırılçıplak olmak
not have a stitch of clothes (one) f. çıplak olmak
not have a stitch of clothes (one) f. üzerinde hiçbir şey olmamak
not have a stitch of clothes f. anadan üryan olmak
stitch aloft [dated] f. üstten dikiş yapmak
stitch aloft [dated] f. görünür şekilde dikmek
stitch aloft [dated] f. görünür dikiş yapmak
without a stitch s. anadan üryan
without a stitch s. çırılçıplak
stitch aloft [dated] s. görünür dikişli
stitch aloft [dated] s. görünür şekilde dikilmiş
without a stitch of clothes (on) zf. cascavlak
with not a stitch of clothes (on) zf. çırılçıplak
without a stitch of clothes (on) zf. dımdızlak
with not a stitch of clothes (on) zf. anadan üryan
without a stitch of clothes (on) zf. anadan üryan
with not a stitch of clothes (on) zf. dımdızlak
with not a stitch of clothes (on) zf. cascavlak
without a stitch of clothes (on) zf. çırılçıplak
not a stitch on expr. çırılçıplak
not have a stitch of clothes on expr. çıplak
not have a stitch of clothes on expr. anadan üryan
a stitch in time saves nine expr. sorunu büyümeden halletmeli
with not a stitch on expr. dımdızlak
without a stitch of clothing (on) expr. çırılçıplak
without a stitch of clothing (on) expr. anadan üryan
with not a stitch on expr. çırılçıplak
without a stitch on expr. çırılçıplak
with not a stitch of clothing (on) expr. cascavlak
without a stitch on expr. cascavlak
with not a stitch of clothing (on) expr. çırılçıplak
with not a stitch on expr. anadan üryan
without a stitch on expr. dımdızlak
without a stitch on expr. anadan üryan
with not a stitch of clothing (on) expr. anadan üryan
without a stitch of clothing (on) expr. dımdızlak
with not a stitch of clothing (on) expr. dımdızlak
without a stitch of clothing (on) expr. cascavlak
with not a stitch on expr. cascavlak
Teknik
herringbone stitch i. çapraz dikiş
faggot stitch i. ajurlu nakışta kullanılan dikiş
stitch welding i. dikiş kaynağı
stitch rivet i. dikiş perçini
saddle stitch finisher i. kitap şeklindeki baskılarda ortadan zımbalama işlemi yapabilen araç
chain stitch i. zincir dikişi
ladder stitch i. çapraz teyel
saddle stitch stapler i. kitap şeklindeki baskılarda ortadan zımbalama işlemi yapabilen araç
stitch weld i. aralıklı dikiş kaynağı
ladder-stitch i. iğneardı teyel
gobelin stitch i. goblen örgüsü
herringbone stitch i. iğneardı dikiş
satin stitch i. nakışta sarma işi
buttonhole stitch i. ilk dikiş
chain stitch i. zincir işi
machine stitch i. makine dikişi
herringbone stitch i. hiristo teğeli
herringbone stitch i. iğne ardı dikiş
loop stitch i. ilmekli dikiş
rough stitch i. teğel
stitch-welding i. dikiş kaynağı
loop stitch i. fisto
wheel stitch i. örümcek ağını andıran dikiş
double-stitch f. çift birit yapmak
double-stitch f. çift trabzan yapmak
Bilgisayar
booklet stitch i. kitapçık dikişi
Mekanik
flat stitch i. ahşap oyma
Tekstil
stitch counter i. ilmek sayma aleti
double chain stitch i. çift zincir dikiş
reverse stitch i. ters dikiş