done - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

done

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "done" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 19 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
done adj. yapılmış
General
done adj. yorgun
done adj. bıkmış
done adj. yapılı
done adj. bitkin
done adj. uygun
done adj. kabul edilebilir
done adj. iyi pişmiş
done adj. olmuş
done adj. bitmiş
done adj. sona ermiş
done adj. çok yorgun
done adj. pişmiş
done adj. aldatılmış
done interj. kabul
done interj. oldu
Computer
done tamamlandı
done bitti
done tamam

Sens de "done" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 3 résultat(s)

Turc Anglais
General
done datum n.
done donnee n.
Trade/Economic
done data

Sens de "done" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 373 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
well done interj. aferin
General
have done with v. işi tamamlamak
get things done v. halletmek
get things done v. becermek
be done for v. yanmak
undo the harm that has been done v. yapılan zararı telafi etmek
have done with v. bıkmak
be hard done by v. haksızlığa uğramak
be done up v. kuvveti tükenmek
get things done v. başarmak
have done with v. usanmak
get something done v. yaptırmak
have done with v. bitirmek
have done one's turn v. sırasını savmak
be done v. yorulmak
be done for v. hapı yutmak
be done in a hurry v. aceleye gelmek
find the way to get (something) done v. yolunu bulmak
have something done v. yaptırmak
make something done v. yaptırmak
have something done v. yapılmasını sağlamak
ensure that it gets done v. yapılmasını sağlamak
have a tattoo done v. dövme yaptırmak
have botox done v. botoks yaptırmak
reverse the damage done v. yapılan hatayı düzeltmek
reverse the damage done v. verilen hasarı onarmak
have one's nails done v. tırnaklarını yaptırmak
get done for speeding v. hız sınırını aşarak (polis tarafından) yakalanmak
have one's hair done v. saçlarını yaptırmak
have one's hair done v. saçını yaptırmak
see justice done v. adaletin gerçekleştiğini görmek
get the job done before the deadline v. işi vaktinde yetiştirmek
be done with v. bitirmek
done without intention n. istemeden yapılmış
the first thing to be done n. yapılması gereken ilk şey
done for adj. bitkin
done to a turn adj. tam kararında pişmiş
done to a turn adj. kıvamında pişmiş
well done adj. iyi yapılmış
half-done adj. yarım
well-done adj. pişkin
well-done adj. iyi pişmiş
well-done adj. iyi yapılmış
well-done adj. başarılı
well done adj. tam pişmiş
well-done adj. tam pişmiş
done without intention adj. istemeden yapılan
done with the left hand adj. sol elle yapılan
done with the right hand adj. sağ elle yapılan
consider it done! interj. oldu bil!
well done! interj. aşkolsun
done! interj. tamam
well done! interj. bravo
done! interj. anlaştık!
well done interj. aferin!
Phrasals
be done away with lağvedilmek
be done away with (kurum) kaldırılmak
be done away with geçersiz kılınmak
Phrases
when all is said and done en son
justice has been done adalet yerini buldu
in terms of getting things done işlerin hallolması/yapılması bakımından/açısından
no sooner said than done derhal/hemen olacak
done and signed tanzim edilmiştir
if you haven't done so yet henüz yapmadıysanız
if you haven't already done so henüz yapmadıysanız
let justice be done upon him! adalet yerini bulsun!
i am doing must be done yapılması gerekeni yapıyorum
i am doing what must be done yapılması gerekeni yapıyorum
...will be done yapılacaktır
it always seems impossible until it's done yapılana kadar her şey imkansız görünür
if you do what you’ve always done, you’ll get what you’ve always got hep aynı şeyleri yaparsan, hep aynı sonuçları elde edersin
If you always do what you've always done, you will always get what you've always got hep aynı şeyleri yaparsan, hep aynı sonuçları elde edersin
Proverb
easier said than done bekara karı boşamak kolaydır
well begun is half done iyi başlayan işin yarısı bitmiş demektir
well begun is half done başlamak bitirmenin yarısıdır
difficult is done at once; the impossible takes a little longer zoru hemen yaparız; imkansız, biraz zaman alır
a woman's work is never done bir kadının işi asla bitmez
if you want a thing done well do it yourself kendi ununu kendin öğüt
if you want a thing done well do it yourself bir şeyi adamakıllı yapmak istiyorsan kendin yapacaksın
well done is better than well said eylem/ sözden iyidir
well done is better than well said laf değil icraat yap
well done is better than well said söz eylemin yerini tutmaz
Colloquial
be done a runner v. sıvışmak
all done up bitkin bir halde
all done up çok yorulmuş
be done a runner kaçmak
be over and done with tamamen sona ermek
be over and done with tamamen bitmek
be over and done with tamamen unutulmak
be over and done with olup bitmek
over and done with bitmiş
over and done with tükenmiş
over and done with sona ermiş
be done to death artık ilginç olmayıp bıkkınlık vermek
be done to death kabak tadı vermek
justice has been done hak yerini buldu
justice was done hak yerini buldu
needs to be done yapılması gerekir
must be done yapılması gerekir
been there done that daha önce yaptım
a done deal son karar
done and dusted bitmiş
beginning is half done başlamak bitirmenin yarısıdır
feel hard done-by haksızlığa uğradığını düşünmek
done up like a dog's dinner kılıksız
see to it that something is done bir şeyin yapıldığından emin olmak
see that something is done bir şeyin yapıldığından emin olmak
not the done thing yapılmaması gereken bir şey
done and dusted sonuçlandırılmış
done up like a dog's dinner rüküş
done and dusted sonuçlanmış
have [done/seen/had] more something than somebody has had hot dinners bir şeyi karşısındakine göre çok daha fazla yapmış olmak
want to get things done işlerin hallolmasını istemek
get the job done işi yaptırmak/halletirmek
now you've done it again yine yaptın yapacağını
nicely done helal be
done up paketlenmiş
done in (or up) bitap düşmüş
done in (or up) çok yorulmuş
done in (or up) yorgun düşmüş
done up bitap düşmüş
done up çok yorulmuş
done up yorgun düşmüş
done in bitap düşmüş
done in çok yorulmuş
done in yorgun düşmüş
get it done bir işi yapmak veya başkasına yaptırmak
Idioms
the done thing yapılması gereken şey
what's been done can't be undone başa gelen çekilir
easier said than done söylemesi kolay
easier said than done dile kolay
easier said than done söylemesi kolay yapması zordur
be done up like a dog's dinner kötü giyinmek
be done up like a dog's dinner paçoz gibi giyinmek
be done up like a dog's dinner komik giyinmek
be done like a dinner hezimete uğramak
be done like a dog's dinner hezimete uğramak
there's a whole lot more work to be done daha yapılacak çok iş var
there's a whole heap more work to be done daha yapılacak çok iş var
what's done is done olan oldu bir kere
as good as done bitmiş sayılır
as good as done bitmiş gibi
be done like a dog's dinner yenilmek
be done like a dinner yenilmek
be all done in dermanı kesilmek
be done in yorgun düşmek
be all done in çok yorulmak
be done in takati kalmamak
be done in çok yorulmak
be done in dermanı kesilmek
be all done in takati kalmamak
be done in yapacak gücü kalmamak
be all done in yapacak gücü kalmamak
be all done in yorgun düşmek
after all is said and done sonunda
after all is said and done her şeyin sonunda
after all is said and done nihayetinde
after all is said and done sonuçta
get something over and done with (zor bir şeyi) bir şeyi yapıp bitirmek
feel hard done by haksızlığa uğradığını düşünmek/hissetmek
be hard done by haksızlığa uğramak
there's no harm done zararı yok
the damage is done olan olmuş
the damage is done iş işten geçmiş
(simply/just) not done toplum ahlakına/düzenine aykırı
(simply/just) not done ayıp
have [done/seen/had] more something than somebody has had hot dinners siz/sen/o giderken ben/biz geliyordum/geliyorduk
the done thing uygun olan
the done thing yakışık olan
thy will be done oldu bil/baş üstüne/oldu farz et/lord's prayer'da geçen bir cümle
been there done that biz de bu yollardan geçtik
been there done that o yollardan biz de geçtik
done by mirrors kandırmaca
done with mirrors kandırmaca
Speaking
if he hasn't done it again! yine aynı şeyi yaptı
it's all but done bitti sayılır
if he hasn't done it again! hay allah
what's done cannot be undone olan oldu
easier said than done dile kolay
i am done waiting artık beklemeyeceğim
it's all but done yapıldı bitti sayılır
when you are done with işiniz bittiğinde
consider it done olmuş bil
see what you have done gördün mü ne yaptın
look what you have done bak ne yaptın
it isn't done hiç hoş bir şey değil
it isn't done yakışık almaz
what's done can't be undone olan oldu
what have i done to you sana ne yaptım
well done iyi ettin
if you had done yaptınızsa
well done iyi etmişsin
well done iyi yapmışsın
do as you would be done by kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapma
well done iyi yaptın
what you do not want done to yourself do not do to others kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapma
if you had done yaptıysanız
easier said than done demesi kolay
easier said than done kolaysa sen yap
you shouldn't have done that bunu yapmayacaktın
you shouldn't have done this bunu yapmayacaktın
what would we have done without you sen de olmasan biz ne yapardık
well done helal sana
well done helal size
i'm done boring you seni daha fazla sıkmayacağım
what have you done to us bize ne yaptınız
what have you done to us bize ne yaptın
justice was done adalet yerini buldu
justice has been done adalet yerini buldu
what is done is done olan oldu
well done, you did a great job helal olsun, iyi iş çıkardın
i'm done artık yokum
are you happy now? (look what have you done) yaptığını beğendin mi
are you happy with what you've done yaptığını beğendin mi
when all is said and done herşeyden önemlisi
when all is said and done her şey düşünülüp tartıldığında
when all is said and done aslına bakarsan
when all is said and done şöyle bir bakıp düşündüğünde
I am done with you seninle işim bitti
has to be done yapılması gerekir
what have I done to deserve this? bunu hak edecek ne yaptım?
you shouldn't have done that bunu yapmamalıydın
been there done that benim de başıma geldi
I'm done işimi bitirdim
I'm done with you seninle işim bitti
I'm done işim bitti
consider it done olmuş bilin
do what needed to be done yapılması gerekeni yapmak
i never done this before daha önce hiç yapmadım
this is a done deal bu bitmiş bir iş
he knows what's got to be done ne yapılması gerektiğini biliyor
i never done this either daha önce ben de yapmadım
what shouldn't we have done? ne yapmamalıydık?
what's done is done olan oldu
do what needed to be done gerekeni yapmak
i know what you've done ne yaptığınızı biliyorum
I've done my do kendi payıma düşeni yaptım
no harm done bir şey olmadı
no harm done ziyanı/zararı yok
after all i've done to you sana yaptıklarıma rağmen
there's nothing you could've done senin yapabileceğin bir şey yoktu
i know what i've done ben ne yaptığımı biliyorum
i have done nothing ben bir şey yapmadım
what have you done? ne yaptın sen?
i think we're done here sanırım burada işimiz bitti
why else would he have done it? başka ne için yapsın ki?
i'm so done with you seninle işim bitti
you've done this before bunu daha önce de yaptın
this is the worst thing i've ever done bu hayatım boyunca yaptığım en kötü şey
how could i have done that? bunu nasıl yapmış olabilirim ki?
this is the worst thing i've ever done bu şimdiye kadar yaptığım en kötü şey
what have they done to you? sana ne yaptılar böyle?
you've done terrible things korkunç şeyler yaptın
i will do it however it is you want it done nasıl yapılmasını istiyorsan öyle yaparım
i've never done this before daha önce bunu hiç yapmadım
i could have done something bir şeyler yapabilirdim
what could you have done? ne yapabilirdin?
tell me what you've done bana ne yaptığını söyle
we're done işimiz bitti
i shouldn't have done it yapmamalıydım
i'm done with your bullshit saçmalıklarından bıktım
look at what she/he has done to me bana ne yaptığına bir bakın
do you think you will be forgiven for what you've done? yaptıklarınızın bağışlanacağını mı sanıyorsunuz?
he said it's the first time he's ever done this böyle bir şeyi ilk defa yaptığını söyledi
what have i done? ne yaptım ben?
i hear you've done very well for yourself iyi iş çıkardığınızı duydum
there must be something can be done yapılacak bir şeyler olmalı
you've really got to hand it to him he has done a fine job ona hakkını vermelisin çok iyi bir iş çıkardı
i want something done bir şeylerin yapılmasını istiyorum
i've done my do ben üzerime düşeni yaptım
i've done my do ben üstüme düşeni yaptım
after all i've done for you sizin için yaptığım onca şeyden sonra
after all i've done for you sizin için onca yaptığım şeyden sonra
after all i've done for you senin için yaptığım onca şeyden sonra
after all i've done for you senin için onca yaptığım şeyden sonra
i never had my nails done before daha önce tırnaklarımı hiç yaptırmamıştım
i'm done benim işim bitti
i'm not done yet daha işim bitmedi
we're not done yet daha işimiz bitmedi
what on earth have you done? ne yaptın allah aşkına?
i'm almost done işim bitmek üzere
when all is said and done tüm bunlardan sonra
you shouldn't have done this without talking to me benimle konuşmadan bunu yapmaman gerekirdi
well done! helal olsun sana!
well done! bravo!
i've done nothing illegal ben yasadışı bir şey yapmadım
there is only one thing to be done yapılacak tek bir şey var
there is only one thing to be done yapılacak bir tek şey var
haven't you done enough? yeterince sorun yaratmadın mı?
haven't you done enough? yeterince sorun çıkartmadın mı?
if you want a thing done properly do it yourself bir işin iyi yapılmasını istiyorsan kendin yap
let's get the job done hadi bitirelim şu işi
let's get this job done hadi bitirelim şu işi
i am done believing you artık sana inanmıyorum
i have never done homework in my life hayatımda hiç ödev yapmadım
i'm not done with you seninle işim bitmedi
i should have done something bir şeyler yapmalıydım
consider it done! olmuş/yapılmış bil!
job done işlem tamam
what have i ever done wrong? hiç yanlış bir şey yaptım mı?
what have you done to me? bana ne yaptın?
what have you done to me? bana ne yaptınız?
we're done aramızdaki her şey bitti
i have done everything you've asked of me benden istediğin her şeyi yaptım
you've done the right thing doğru olanı yaptınız
when will you be finished/done? işiniz ne zaman biter?
when will you be finished/done? işin ne zaman biter?
i haven't done the math hesabını yapmadım
don't tell me you never done it before hiç yapmadığınızı söylemeyin bana
i couldn't have done it on my own kendi başıma yapamazdım
what have you done? ne yaptın?
look what you've done! beğendin mi yaptığını?
i'm almost done bitirmek üzereyim
what is the first thing that should be done when a car starts to skid? araba kaymaya başladığında yapılması gereken ilk şey nedir?
something that i have never done before daha önce hiç yapmadığım bir şey
this/the matter is over (and done) with olay kapandı
are we done here? burada işimiz bitti mi?
I have never done this either daha önce ben de yapmadım
I've done it before bunu daha önce de yaptım
we've done this a lot of times bunu pek çok kez yaptık
we've done this many times bunu pek çok kez yaptık
you've really done it this time yettin artık
we're done talking about this konu kapanmıştır
I had a tattoo done dövme yaptırdım
how can i thank you for what you've done? yaptığın şey için sana nasıl teşekkür ederim?
how can i thank you for what you've done? yaptığınız şey için size nasıl teşekkür edebilirim?
how can i thank you for what you've done? yaptığın şey için sana nasıl teşekkür edebilirim?
we're done here burada işimiz bitti
let us know when you're done işiniz bitince haber verirsiniz
let me know when you're done işin bitince haber ver
I had it done yaptırdım
been there, done that biz de geçtik o yollardan
he should've done this a long time ago bunu uzun zaman önce yapmalıydı
i wouldn't have done this without you bunu sensiz yapamazdım
no i did not get my lips done hayır dudaklarımı yaptırmadım
no i did not get my lips done hayır dudaklarımı yaptırmış değilim
i thought it was a done deal o iş tamam sanıyordum
are you done being pissed? sinirin geçti mi?
nicely done aferin sana
nicely done aferin
nicely done bravo
nicely done iyi iş başardın
my job here is done buradaki işim bitti
how long have you done karate? ne zamandan beri karate yapıyorsun?
are you done? işin bitti mi?
I have already done that bunu zaten yaptım
Slang
done over hezimete uğramış
done over yenilmiş
been there done that got the t-shirt daha önce yaşamak
been there done that got the t-shirt daha önce başına gelmek
I'm done with your bullshit saçmalıklarından gına geldi
I'm done with your crap saçmalıklarından gına geldi
I'm done with your bullshit saçmalıklarından bıktım usandım
I'm done with your crap saçmalıklarından bıktım usandım
Computer
you're done tamamlandı
sending done gönderme işlemi tamamlandı
return when done bitince geri dön
all done tümü bitti
conversion done dönüştürme bitti
conversion done dönüştürme tamamlandı
document done belge tamam
get more done daha fazla üretkenlik
not done yapılmadı
pause slideshow until done playing yürütme bitene kadar slayt gösterisini duraklat
progress done ilerleme tamamlandı
Informatics
definition of done (dod) bitti tanımı
definition of done (dod) tamamlandı tanımı
Gastronomy
well done cooked çok pişmiş et
well done iyi pişmiş biftek
well done çok pişmiş et
Latin
fiat justitia ruat cælum (let justice be done though the heavens fall) ne pahasına olursa olsun adalet yerini bulsun
British Slang
done up like a kipper köşeye sıkışmış
done up like a kipper iş üstünde yakalanmış