fiil - Turc Anglais Dictionnaire

fiil

Sens de "fiil" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 18 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
fiil verb n.
"Have" is another example of an irregular English verb.
"Have" İngilizce 'de bulunan düzensiz fiillere bir örnektir.

More Sentences
fiil action n.
It's easy to misinterpret the actions and intentions of others.
Başkalarının niyet ve fiillerini yanlış değerlendirmek çok kolaydır.

More Sentences
Law
fiil action n.
It's easy to misinterpret the actions and intentions of others.
Başkalarının niyet ve fiillerini yanlış değerlendirmek çok kolaydır.

More Sentences
Computer
fiil verb n.
"Have" is another example of an irregular English verb.
"Have" İngilizce 'de bulunan düzensiz fiillere bir örnektir.

More Sentences
General
fiil act n.
fiil operation n.
fiil deed n.
fiil performance n.
fiil activity n.
fiil en n.
fiil play n.
fiil effect n.
fiil acture [obsolete] n.
fiil passage n.
fiil verbal adj.
Law
fiil act n.
fiil passing n.
Politics
fiil act n.

Sens de "fiil" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
fiil çekimi conjugation n.
General
bankaların haksız fiil sorumluluğu tort liability of banks n.
haksız fiil torts n.
hastanelerin haksız fiil sorumluluğu tort liability of hospitals n.
fiil gövdesi verb stem n.
geçişsiz fiil intransitive n.
başlama belirten fiil inchoative n.
isim fiil verbal n.
isim fiil verbal noun n.
geçişsiz fiil intransitive verb n.
dönüşlü fiil reflexive n.
polisin haksız fiil sorumluluğu tort liability of police n.
i halinde isim fiil supine n.
haksız fiile benzeyen fiil quasi tort n.
geçişsiz fiil (dilbilgisi) neuter n.
hukuki fiil juristic acts n.
isim-fiil gerund n.
yasanın izin verdiği fiil quasi-contract n.
haksız fiil wrong n.
kanuna aykırı fiil wrong n.
düzensiz fiil irregular verb n.
fiil biçiminin cümlede bir gerçekliğin ifade edilip edilmediğini belirten kısmı mood n.
geniş zamanda çekimlenmiş fiil present n.
fiil çekimi synopsis n.
edilgen fiil passive n.
fiil türetmek verbify v.
(yardımcı fiil olarak) yakın geçmiş zaman have v.
fiil çekimi yapmak conjugate v.
yetersizlik ya da izin vermemeyi anlatan olumsuz yardımcı fiil cannot v.
bir gelecek zaman hali oluşturmak için durum ortacıyla kullanılan bir fiil be v.
özellikle dua ve beddualarda kullanılan, istek belirten bir yardımcı fiil may v.
(fiil) hızla gitmek (BrE informal) beetle v.
iflas ettirmek/iflas etmek (nadir fiil) bankrupt v.
(fiil) yazmak/oluşturmak author v.
(fiil) görevden almak cashier v.
fiil çekimiyle ilgili olarak conjugationally adv.
bileşik fiil oluşumunda kullanılan anlama yoğunluk katan ön ek to- [obsolete] prep.
fiil ve ortaçlardan sonra kullanılan bir edat of prep.
sürekli bir enerji belirten fiil son eki -le suf.
fiil köklerine gelerek eğilimli anlamı veren sıfat son eki -le suf.
sıfat fiil oluşturmak için kullanılan bir son ek -ing suf.
fiil çekimi conj (conjugation) abrev.
fiil çekimi conj. (conjugation) abrev.
(dilbilgisi) yardımcı fiil auxiliary N.
bağ fiil copula N.
Irregular Verb
catch fiilinin geçmiş zaman sıfat'-fiil formu caught v.
leave fiilinin eski ingilizcede geçmiş zaman sıfat-fiil çekimi laft [obsolete] v.
Colloquial
(göz lehçesinde) gelecek zaman belirten yardımcı fiil gun v.
Trade/Economic
tazminat borcu doğuran haksız fiil miscarriage n.
başkalarına veya onların mallarına karşı yapılan haksız fiil ya da zarar tort n.
bir fiil veya kararın geçersizliğini sağlamak üzere açılan dava action for nullity n.
haksız fiil sorumluluğu tortious liability n.
Law
müessir fiil assault and battery n.
haksız fiil wrongful act n.
haksız fiil tort n.
hukuki fiil juristic acts n.
haksız fiil (a) wrong n.
haksız fiil act of injustice n.
müessir fiil battery n.
ağır cezayı gerektiren müessir fiil aggravated assault and battery n.
fiil ehliyeti capacity to act n.
cezayı müstelzim fiil criminal act n.
müessir fiil beating n.
haksız fiil davası tort case n.
fiil ehliyeti juridical capacity n.
fiil ehliyetinin kaybı loss of capacity n.
kanunsuz fiil malpractice n.
şahsi fiil personal act n.
müessir fiil physical violence n.
cezayı müstelzim fiil punishable act n.
müessir fiil battery and assault n.
haksız fiil işleyen kimse tortfeasor n.
kusurlu fiil quasi delict n.
kasten yapılan haksız fiil wilful tort n.
suç kastiyle işlenen fiil wilful and malicious act n.
davacının hem haksız fiil hem de akitten doğan dava hakkına sahip olduğu durumlarda akitten doğan dava hakkını kullanması waiver of court n.
kanuna aykırı fiil wrongful act n.
hukuki fiil juristicial act n.
kasıtlı fiil deliberate action n.
ağır müessir fiil great bodily injury n.
kasti fiil deliberate action n.
ağır müessir fiil great bodily harm n.
bir fiil sonuçlarından kaynaklanan hasıl olan zararlar consequential damages n.
mahkemeye saygısızlık niteliğinde fiil construction contempt n.
mahkemeye saygısızlık niteliğinde fiil contempt of court n.
mahkemeye saygısızlık niteliğinde fiil criminal contempt n.
açık fiil open act n.
suç teşkil eden fiil criminal act n.
haksız fiil civil wrong n.
yetkiyi aşan fiil ultra vires act n.
ağır kusurlu fiil outrage n.
icrai fiil act of commission n.
hukuki fiil act of law n.
özel bir hakkı ihlal eden kusurlu fiil private wrong n.
kötü niyetli fiil malicious act n.
kasıtla işlenen kanunsuz fiil malice n.
müessir fiil mayhem n.
maddi fiil material fact n.
müessir fiil trespass to the person n.
denizde işlenen haksız fiil maritime tort n.
hukuken cezai yaptırım gerektiren fiil criminal damage n.
ağır müessir fiil grievous bodily harm n.
hafif müessir fiil actual bodily harm n.
haksız fiil davası tort action n.
haksız fiil tortious act n.
haksız fiil faili tort feasor n.
haksız fiil sorumluluğu tort liability n.
hukuki fiil legal act n.
hukuki fiil court action n.
kanuni fiil court action n.
kanuni fiil legal act n.
kanunsuz fiil malpractise n.
haksız fiil hukuku tort law n.
yasak fiil prohibited act or conduct n.
aleni fiil overt act n.
fiil ehliyeti capacity to act n.
haksız fiil tort n.
hukuka aykırı fiil wrongful act n.
üçüncü bir kişiye yapılan bilinçli yanlış bir ifade sonucu ekonomik zarara sebep olan haksız fiil injurious falsehood n.
üçüncü bir kişiye yapılan bilinçli yanlış bir ifade sonucu ekonomik zarara sebep olan haksız fiil malicious falsehood n.
aynı fiil nedeniyle birden fazla ceza yargılaması yapılmaması double jeopardy n.
(iddia, fiil) hükümsüz kılma bar n.
(iddia, fiil) engelleme bar n.
müessir fiil maihem [obsolete] n.
hukuki fiil juristic act n.
davacının aile üyelerinden birinin ölümüne sebebiyet veren hukuka aykırı fiil veya ihmal gerekçesiyle açılan tazminat davası wrongful death n.
ciddi şekilde yaralanma veya ölüme sebep olan fakat ihmal, haksız amaç veya yasadışı fiil içermeyen kaza misadventure n.
gayri kanuni fiil delict n.
haksız fiil hukuku law of tort n.
araya giren yeni fiil novus actus interveniens n.
ırk ya da din temelli müessir fiil racially or religiously aggravated assault n.
haksız fiil işlemek commit a tortious act v.
müessir fiil suçu işlemek mayhem v.
Politics
fiil ehliyeti legal capacity n.
kamu için zararlı olan fiil public nuisance n.
devletin onayıyla işlenmiş yasadışı fiil act of state n.
mütecaviz fiil belligerent act n.
Insurance
sigortalının üçüncü bir tarafa karşı haksız bir fiil işlemesi halinde onun yasal sorumluluğunu kapsayan sigorta personal liability insurance n.
Psychology
ağır müessir fiil gbh (grievous bodily harm) abrev.
Biology
eşey fiil sexual act n.
Linguistics
nesnesiz fiil intransitive n.
dönüşlü fiil reflexive n.
fiil zamanı tense n.
çekimli fiil finite verb n.
geçişli fiil transitive verb n.
yardımcı fiil auxiliary verb n.
kurallı fiil regular verb n.
etken anlamlı edilgen yapılı fiil deponent n.
dönüşlü fiil reflexive verb n.
etken fiil active verb n.