gun - Turc Anglais Dictionnaire

gun

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

gun — Definition

Signification:
silah
Prononciation (IPA):
(AmE /ɡʌn/ – BrE /ɡʌn/)
Partie du discours:
İsim: gun (guns); Fiil: gun (guns – gunned – gunning)
Synonymes:
firearm
Antonymes:
shield

Sens de "gun" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 76 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
gun n. silah
The hunter hesitated to point the gun at the bear.
Avcı silahı ayıya doğrultmakta tereddüt etti.

More Sentences
gun n. tabanca
Using the airless spray gun with latex paint worked better for her.
Lateks boya ile havasız püskürtme tabancası kullanmak onun açısından daha iyi sonuç verdi.

More Sentences
General
gun n. tabanca
Using the airless spray gun with latex paint worked better for her.
Lateks boya ile havasız püskürtme tabancası kullanmak onun açısından daha iyi sonuç verdi.

More Sentences
gun n. silah
The hunter hesitated to point the gun at the bear.
Avcı silahı ayıya doğrultmakta tereddüt etti.

More Sentences
gun n. top
The Object 244 featured a more powerful gun.
Object 244 daha güçlü bir topa sahipti.

More Sentences
gun n. (özellikle bir girişimin başlangıcını veya sonunu gösteren) işaret
The runner was too edgy to wait for the starter gun.
Koşucu başlangıç işaretini bekleyemeyecek kadar sinirliydi.

More Sentences
gun n. (argo) hırsız
That son of a gun got stuck again.
O hırsız evladı yine sıkışmış.

More Sentences
gun v. (arabayı) gazlamak
He gunned his sports car to show off the girls.
Kızlara hava atmak için spor arabasını gazladı.

More Sentences
Automotive
gun n. tabanca
Using the airless spray gun with latex paint worked better for her.
Lateks boya ile havasız püskürtme tabancası kullanmak onun açısından daha iyi sonuç verdi.

More Sentences
Military
gun n. silah
The hunter hesitated to point the gun at the bear.
Avcı silahı ayıya doğrultmakta tereddüt etti.

More Sentences
gun n. top
The Object 244 featured a more powerful gun.
Object 244 daha güçlü bir topa sahipti.

More Sentences
Slang
gun n. uzman
All the big guns in this discipline showed up at the conference.
Bu alandaki tüm önemli uzmanlar konferansa katıldı.

More Sentences
General
gun n. tüfek
gun n. avcı
gun n. pompa
gun n. ateşli silah
gun n. silahlı kimse
gun n. püskürtme aygıtı
gun n. selamlama veya işaret verme amacıyla ateş edilmesi
gun v. vurmak
gun v. gazlamak
gun v. arabayı birdenbire tam gaz sürmek
gun v. motoru birdenbire tam gazla çalıştırmak
gun v. avlamak
gun v. ateş etmek
gun v. birdenbire tam gaz çalıştırmak
gun v. silahla avlanmak
gun v. ava çıkmak
gun v. silahla donatmak
gun v. kesilen ağacın düşüşünü yönlendirmek
gun v. (koşu yarışı) başlangıç işareti verilmeden yarışa başlamak
gun v. zarar vermeye yer aramak
gun v. uğraşmak
Colloquial
gun n. tutulmuş silahlı adam
gun n. silahlı koruma
gun n. koruma
gun n. koruma görevlisi
gun n. yakın koruma
gun n. kiralık katil
gun n. suikastçı
gun n. tetikçi
gun n. suç çetesi üyesi
gun n. çete üyesi
gun n. lider
gun n. bir grubun başı
gun n. bir grubun kilit ismi
gun n. elebaşı
gun v. motora gaz vermek
gun v. motoru hızlı çalıştırmak
gun v. motora hız vermek
gun v. motorun hızını artırmak
gun v. motoru hızlandırmak
gun v. erken davranmak
gun v. (göz lehçesinde) gelecek zaman belirten yardımcı fiil
Technical
gun n. bir makinenin hızlandırılması
gun v. silah ile ateş etmek
Electric
gun n. elektrikli lehim aleti
gun n. elektron tabancası
Mechanic
gun n. şekil veya işlev bakımından silahı andıran şey
gun n. yağ tabancası
gun n. elektrikli çekiç
gun n. hava toz tabancası
gun n. püskürtme tabancası
gun n. zımba tabancası
gun n. zımba
Lighting
gun n. ışıldak
Automotive
gun n. (araba motoru) gaz kolu
Aeronautic
gun n. (özellikle uçak motorlarında) gaz kolu
Biology
gun n. (hücresel otomatlar) diğer kalıpları uyaran kalıp
Military
gun n. ateşli silah
gun n. tüfek
Hunting
gun n. avcılık derneği veya sendikası üyesi
gun n. uzun namlulu ağır silah
Sport
gun n. uzun ve ağır sörf tahtası
Slang
gun n. (özellikle beyzbolda) oyuncunun top attığı kol
Modern Slang
gun n. emanet

Sens de "gun" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 18 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
gün day n.
General
gün time n.
gün bee n.
gün daytime n.
gün period n.
gün day n.
gün sunlight n.
gün sun n.
gün age n.
gün sunshine n.
gün date n.
gün yom n.
gün dawe [obsolete] n.
gün today adv.
gün da. (daughter) abrev.
Trade/Economic
gün date n.
Meteorology
gün day n.
Latin
gün dies n.

Sens de "gun" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
water gun n. su tabancası
machine gun n. makineli tüfek
big gun n. kodaman
General
spray gun n. flit
muzzle (gun) n. ağız
son of a gun n. anasının gözü
spray gun n. pistole
gun harpoon n. zıpkın
mechanized gun n. mekanize silah
gun carriage n. top arabası
heavy machine gun n. ağır makineli tüfek
gun emplacement n. top platformu
smoking gun n. açık delil
field gun n. sahra topu
pop gun n. mantar tabancası
gun dog n. av köpeği
zip gun n. ev yapımı silah
machine gun n. mitralyöz
registered gun n. ruhsatlı silah
gun butt n. tabanca kabzası
big gun n. önemli kimse
gun room n. silah odası
paint spray gun n. boya tabancası
double barelled gun n. çifte
gun rack n. tüfeklik
light machine gun n. hafif makineli tüfek
squirt gun n. su tabancası
gun culture n. silah kültürü
gun cruiser n. kruvazör
submachine gun n. makineli tabanca
paint gun n. tabanca
silicon gun n. silikon tabancası
flintlock gun n. çakmaklı
minute gun n. tehlike işareti veya cenaze merasiminin bir parçası olarak bir dakikalık aralarla ateş eden top
gatling gun n. mitralyöz
hired gun n. kiralık tabanca
gun barrel n. namlu
gun deck n. silah rampası
son of a gun n. kerata
gun fire n. top ateşi
big gun n. ağır top
machine gun n. makineli
a big gun n. ağır top
spray gun n. tabanca
sten gun n. sten
spray gun n. püskürteç
a big gun n. önemli kimse
tommy gun n. sualtı tabancası
gun barrel n. tüfek namlusu
machine gun n. makineli tabanca
electron gun n. elektron tabancası
paint gun n. pistole
paint gun n. boya tabancası
stun gun n. şok tabancası
gun shop n. silah dükkanı
anti-aircraft gun n. uçaksavar
matchlock-gun n. fitilli tüfek
gun-maker n. tüfekçi
good old son-of-a-gun n. eski toprak
gun-sprayed paint n. püskürtme boya
gun-sprayed paint n. tabanca boyası
gun battle n. topçu savaşı
gun license n. silah ruhsatı
gun license n. ateşli silah ruhsatı
blank firing gun n. kurusıkı tabanca
toy gun n. oyuncak tabanca
pen gun n. kalem tabanca
gun violence n. silahlı şiddet
main gun n. ana silah
zip gun n. ev yapımı tabanca
spear gun n. zıpkın tüfeği
gun bore n. namlu deliği
gun barrel steel n. namlu çeliği
gun with silencer n. susturuculu silah
pocket gun n. cep silahı
cork pop gun n. mantar tabancası
cork gun n. mantar tabancası
top part of the gun n. silahın üst tarafı
gun in holster n. kılıfında duran tabanca
real gun n. gerçek silah
nine millimeter gun n. dokuz milimetrelik tabanca
gun battle n. silahlı çatışma
gun-free zone n. silahsız bölge
gun-toting n. silah taşıma
carrying a gun n. silah taşıma
gun store n. silah mağazası
gun store n. silah dükkanı
ray gun n. ışın tabancası
massacre gun n. katliam silahı
cap gun n. mantar tabancası
gun deck n. silah güvertesi
gun master n. silah ustası
laser gun n. lazer silahı
loaded gun n. dolu tabanca
loaded gun n. dolu silah
spring gun n. yaylı tüfek
tranquillizer gun n. bayıltıcı tabanca
capture gun n. bayıltıcı tabanca
tranquilizer gun n. (kaçan hayvanların durdurulması için kullanılan) sakinleştirici tabanca
dart gun n. bayıltıcı tabanca
tranquilizer gun n. bayıltıcı tabanca
capture gun n. (kaçan hayvanların durdurulması için kullanılan) sakinleştirici tabanca
tranquillizer gun n. (kaçan hayvanların durdurulması için kullanılan) sakinleştirici tabanca
dart gun n. (kaçan hayvanların durdurulması için kullanılan) sakinleştirici tabanca
six-gun n. altıpatlar
alarm gun n. alarm-uyarı silahı
nerf gun n. bir çeşit oyun tabancası
top gun n. üst seviyedeki kimse
top gun n. üst makamdaki kimse
young gun n. girişken genç erkek
young gun n. açıkgözlü genç erkek
prop gun n. kuru sıkı tabanca
prop gun n. kuru sıkı silah
grease gun n. gres pompasına benzer makineli tabanca
gun chamber n. mermi haznesi
gun trigger n. silah tetiği
gun-sight n. nişangah
gun [australia] n. usta koyun kırpıcı
gun port n. (gemide, uçakta) silah ateşleme açıklığı
gun for hire n. silahlı kiralık katil
gun smoke n. silah dumanı
big gun n. uzun ve ağır sörf tahtası
gun pendulum n. bir tür balistik sarkaç
hired gun n. zor problemlerle uğraşması için görevlendirilen kimse
hired gun n. patronunun çıkarları için çalışan ve genellikle kanunsuz yöntemleri kullanan kimse
pivot gun n. pivot veya döner araca monte edilen silah
prop gun n. kurusıkı tabanca
squirt gun n. sulama tabancası
paintball gun n. paintball silahı
jump the gun v. çok erken başlamak
gun the car up v. gaza basmak
(a gun) go off v. ateş almak (silah)
give the engine the gun v. gaz vermek
jump the gun v. aceleci davranmak
reach for one's gun v. silahına davranmak
fire a gun v. kurşun atmak
gun somebody down v. vurup devirmek
gun someone down v. birini ateşli silahla vurmak
gun for v. çanına ot tıkamak için fırsat kollamak
gun up v. gaz vermek
gun for v. elde etmek için bütün gayretiyle çalışmak
point a gun v. silah doğrultmak
draw one's gun v. tabanca çekmek
gun for v. aramak
jump the gun v. başlanması gereken zamandan önce başlamak
pull a gun on v. silah çekmek
point a gun at v. üzerine silah doğrultmak
aim a gun towards v. üzerine silah doğrultmak
possess gun v. silah bulundurmak
have a gun on one's possession v. silah bulundurmak