further - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

further

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "further" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 47 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
further adv. daha ileri
further adv. daha öte
General
further v. yardım etmek
further v. kolaylaştırmak
further v. ilerlemesini sağlamak
further v. ilerletmek
further v. destek olmak
further v. ilerlemesine yardım etmek
further adj. uzaktaki
further adj. ilave olunan
further adj. ilerideki
further adj. daha başka
further adj. daha uzak
further adj. ilave
further adj. başka bir
further adj. bir başka
further adj. daha uzakta
further adj. daha çok
further adj. başka
further adj. daha fazla
further adj. eklenen
further adj. ek
further adv. ayrıca
further adv. öteye
further adv. daha da
further adv. ileri
further adv. daha ötede
further adv. ötede
further adv. başkaca
further adv. ileride
further adv. ilaveten
further adv. öte
further adv. daha öteye
further adv. daha uzağa
further adv. ötesine
further adv. ötedeki
further adv. daha öte
further adv. bundan başka
further adv. dahası
further adv. hatta
further adv. daha
further conj. üstelik
Technical
further n. daha ileri
further adj. başka
further adj. bir başka
further adv. bundan başka
further adv. daha fazla

Sens de "further" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 224 résultat(s)

Anglais Turc
General
go further v. daha ileriye gitmek
progress further v. daha da ileri gitmek
go further v. daha da ileri gitmek
take something (much) further v. daha da ileriye götürmek
dig up further information v. daha fazla bilgiye ulaşmak
receive further information v. daha fazla bilgiye ulaşmak
(please) see the back cover for further details v. detayları öğrenmek için lütfen arka kapağa bakın
carry a step further v. bir adım ileriye taşımak
take a step further v. bir adım ileriye taşımak
take (it) a step further v. bir adım ileri götürmek
enter into further detail v. ayrıntılara girişmek
go in further detail v. ayrıntılara girişmek
be damaged further v. daha fazla hasara uğramak
damage further v. daha fazla hasara uğratmak
be damaged further v. daha fazla zarar görmek
damage further v. daha fazla zarar vermek
damage further v. daha fazla zarara uğratmak
damage further v. daha fazla hasar vermek
be damaged further v. daha fazla hasar görmek
be damaged further v. daha fazla zarara uğramak
have a further meaning v. daha öte anlam taşımak
have a further meaning v. daha öte bir anlam taşımak
further one's education v. eğitimine devam etmek
further one's education v. eğitimini devam ettirmek
go a step further v. bir adım daha ileri gitmek
get further away from v. bir şeyden gittikçe uzaklaşmak
carry one step further v. ileri taşımak
complicate matter further v. konuyu daha da karmaşıklaştırmak
further information n. daha fazla bilgi
further education n. ileri eğitim
further orders n. yeni emirler
further assistance n. daha fazla destek
further question n. daha fazla soru
further expansion n. yeni açılım
further discussion n. daha büyük ölçüde tartışma
further discussion n. daha ayrıntılı tartışma
further discussion n. ek müzakere
further discussion n. ilave müzakere
needing (further) explanation n. izaha muhtaç
further assistance n. daha fazla yardım
further experience n. ileri tecrübe
further enrichment n. ileri zenginleştirme
further thought n. daha detaylı bakış/araştırma
further thought n. daha derin bakma/inceleme
further calculation n. ilave hesaplama
further examination n. ileri tetkik
further study n. ileri tetkik
further analysis n. ileri analiz
further development n. daha fazla/ileri geliştirilmesi
further development n. daha fazla gelişim
further development n. daha da geliştirme/geliştirilme
further replies n. ilave cevaplar
further replies n. gelecek cevaplar
further reaches n. uzak kesimler
in need of (further) explanation adj. izaha muhtaç
till further notice adv. yeni bir duyuruya kadar
until further notice adv. ikinci bir emre kadar
until further notice adv. bir sonraki bildirime kadar
until further notice adv. yeni bir bildiriye kadar
further on adv. ileride
further on adv. ötede
until a further order is made adv. ikinci bir emre kadar
further to that adv. bunun ötesinde
till further orders adv. başka emir gelinceye kadar
till further notice adv. yeni bir talimat verilene kadar
until further notice adv. ikinci bir habere kadar
until further notice adv. yeni bir ihbara kadar
until further order adv. yeni bir emre kadar
until further order adv. yeni bir talimata kadar
till further notice adv. yeniden haber verilinceye kadar
further down adv. daha aşağıya
further away adv. daha da uzağa
without further notice adv. başka bir uyarı olmaksızın
further to prep. istinaden
Phrases
for further action n. gereğinin yapılması
nothing could be further from (something) expr. (bir şeyden) ancak bu kadar uzak olabilir
nothing could be further from (something) expr. (bir şeyle) ancak bu kadar alakasız olabilir
nothing could be further from (something) expr. (bir şeyle) uzaktan yakından hiç ilgisi/alakası yok
nothing could be further from my mind, thoughts, the truth expr. aklımdan bile geçmedi
nothing could be further from my mind, thoughts, the truth expr. işin gerçeği ise bundan tamamen farklı/bunun tamamen tersi
nothing could be further from my mind, thoughts, the truth expr. gerçekle/gerçekte olanlarla uzaktan yakından ilgisi/alakası yok
even further expr. bundan da öte
no further requirement expr. başka ihtiyaç yok
affiant sayeth further not expr. Başka söyleyecek sözü olmadığını beyan etti.
(for) further reading expr. daha fazla okuma
for further assistance expr. daha fazla destek için
further resources expr. daha fazla kaynak
for further assistance expr. daha fazla yardım için
further away expr. daha da ileriye
even further expr. daha da ilerisi
for further information expr. daha detaylı bilgi için
for further information expr. daha fazla bilgi için
further delays expr. daha fazla gecikme
further information to follow expr. daha fazla bilgi az sonra
further to that expr. dahası
(for) further reading expr. daha fazla okunacak kaynak
for further consideration expr. daha fazla/ilave inceleme/değerlendirme için
(for) further reading expr. daha fazla bilgi için
further away expr. daha da öteye
for further consideration expr. ileri değerlendirme için
(for) further reading expr. ilave okuma
without further ado expr. sadede gelelim
further afield expr. bir yerden/bir şeyden uzağa
further afield expr. evden uzağa
further afield expr. evden uzakta
further afield expr. yakın olmayan yerlere/yerlerde
further afield expr. uzak diyarlara/yerlere
further afield expr. uzak diyarlarda/yerlerde
further afield expr. kapsamı (daha) geniş
further afield expr. kapsamı genişlemiş
further afield expr. evden uzağa
further afield expr. evden uzakta
further afield expr. yakın olmayan yerlere/yerlerde
further afield expr. uzak diyarlara/yerlere
further afield expr. uzak diyarlarda/yerlerde
Proverb
stretch your arm no further than your sleeve will reach ayağını yorganına göre uzat
stretch your arm no further than your sleeve will reach yutamayacağın lokmayı çiğneme
stretch your arm no further than your sleeve will reach boyundan büyük işlere kalkışma
Idioms
see no further than the end of nose v. burnunun ucundan ötesini görememek
see no further than the end of nose v. dar görüşlü olmak
see no further than the end of one's nose v. dar fikirli olmak
cannot see any further than the end of one's nose v. dar düşünceli olmak
cannot see any further than the end of one's nose v. dar fikirli olmak
cannot see further than the end of one's nose v. dar düşünceli olmak
cannot see further than the end of one's nose v. dar fikirli olmak
see no further than the end of nose v. dar kafalı olmak
see no further than the end of nose v. dar düşünceli olmak
fall even further behind v. çok geride kalmak
see no further than the end of one's nose v. dar düşünceli olmak
see no further than the end of nose v. ilerisini görmemek
see no further than the end of one's nose v. işin sonunu düşünmemek
see no further than the end of one's nose v. ilerisini görememek
cannot see further than the end of one's nose v. ilerisini görememek
cannot see any further than the end of one's nose v. ilerisini görememek
cannot see any further than the end of one's nose v. işin sonunu düşünmemek
go no further v. başka kimseyle paylaşılmamak
go no further v. başka kimseye söylenmemek
go no further v. gizli tutulmak
go no further v. gizli kalmak
go no further v. (sır) burada kalmak
not go any further v. (sır) buradan çıkmayacak
not go any further v. aramızda kalacak
not go any further v. başka kimse duymayacak
not go any further v. gizli kalacak
not go any further v. sır olarak kalacak
not go any further v. başka kimsenin kulağına gitmeyecek
be far/further/furthest removed from (something) v. (bir şeyle) hiç alakası olmamak
be far/further/furthest removed from (something) v. (bir şeyle) hiç ilişkisi olmamak
be far/further/furthest removed from (something) v. (bir şeyden) çok uzak olmak
be far/further/furthest removed from (something) v. (bir şeyden) dağlar kadar farklı olmak
be far/further/furthest removed from (something) v. (bir şeyle) aralarında dağlar kadar fark olmak
further afield adv. geniş kapsamlı
further afield adv. geniş çaplı
further afield adv. uzaklar/öteler
further afield adv. uzak diyarlar/uzak yerler
further afield adv. daha uzak
with no further ado expr. daha fazla uzatmadan
with no further ado expr. asıl konuya gelelim
with no further ado expr. sadede gelelim
with no further ado expr. sözü/lafı/konuyu uzatmadan
don't let it go any further expr. burada olup biten burada kalsın
don't let it go any further expr. burada olup biten bu odadan dışarı çıkmasın
without further ado expr. daha fazla konuşmadan
without further ado expr. hemen
don't let it go any further expr. kol kırılır yen içinde kalır
without further ado expr. ses çıkarmadan
without further ado expr. üzerinde daha fazla tartışmadan
nothing could be further from my mind expr. doğru olmakla alakası yok
nothing could be further from my mind expr. tamamen yanlış
nothing could be further from my mind expr. doğrulukla yakından uzaktan ilgisi yok
nothing could be further from the truth expr. gerçek olmakla alakası yok
nothing could be further from the truth expr. tamamen gerçek dışı
nothing could be further from the truth expr. gerçek olmakla yakından uzaktan ilgisi yok
Speaking
nothing could be further from my mind expr. aklımdan bile geçmez
nothing could be further from my mind expr. aklımın ucundan geçmez
I have no further questions expr. başka sorum yoktur
whatever you tell me goes no further expr. bana anlatacağın her şey aramızda kalır
this far, no further expr. benden bu kadar
before we go any further there's something that I want to tell you expr. daha ileri gitmeden önce sana söylemek istediğim bir şey var
no further comment expr. daha fazla yorum yapmayacağım
nothing could be further from my mind expr. hiç aklımda yoktu
nothing could be further from my mind expr. hiç aklıma gelmemişti
how much further? expr. ne kadar yolumuz kaldı?
how much further? expr. ne kadar kaldı/uzakta?
how much further? expr. ne kadar kaldı?
could you give a further explanation? expr. lütfen biraz daha açıklar mısınız?
I have nothing further expr. soracaklarım bu kadar (mahkeme)
Trade/Economic
further information n. daha fazla bilgi
revenue collected in advance relevant to periods further than one year n. gelecek yıllara ait gelirler
further orders n. izleyen siparişler
further orders n. sonraki siparişler
until further notice expr. bir sonraki ihbara kadar
for further credit to expr. hesabına geçmek üzere
until further notice expr. yeni bir ihbara kadar
until further order expr. yeni bir talimata kadar
Law
(prosecutor) declare to proceed no further v. takipsizlik kararı almak
further evidence n. ek kanıt
further evidence n. ilave delil
further damage n. munzam zarar
remand for further proceedings n. temyizdeki bir davanın tekrar incelenmesi için kararı veren mahkemeye gönderilmesi
no further questions expr. başka sorum yok
Politics
hold further talks v. yeni görüşmeler yapmak
Technical
further research n. daha fazla araştırma
further research n. ileri araştırma
further-processed adj. daha ileri derecede işlem görmüş
further-processed adj. daha ileri derecede işlenmiş
Computer
no further action required expr. başka işlem gerekmiyor
no further action required expr. başka bir işlem yapmanız gerekmiyor
no further action required expr. başka işleme gerek yok
Aeronautic
go further v. ileriye gitmek
expect further clearance time n. hava trafik kontrolörü tarafından verilecek bir sonraki talimat zamanı
Medical
be called back for further testing v. ve ileri testler için yeniden çağrılmak
further treatment n. daha ileri tedavi
further blood tests n. ileri kan testleri
Food Engineering
further processed products n. ileri işlenmiş ürünler
Breeding
further processing n. ileri işlem
Education
british accreditation council for independent further and higher education n. ingiliz özel ileri ve yüksek eğitim akreditasyon konseyi
further education institution n. ileri eğitim kurumu
technical and further education (tafe) n. teknik ve ileri eğitim
Environment
further treatment n. ileri arıtma
Meteorology
further outlook n. ileriye dönük değerlendirme
Military
do not acknowledge further transmission expr. bundan sonraki ifadeleri tekrar etmeyin
Abbreviation
natfhe (national association of teachers in further and higher education) n. ingiltere'de ileri ve yüksek eğitimde görev alan öğretmenler için çalışan bir sendika
Slang
that's the further thing from my mind expr. aklımda olan son şey