gitme - Turc Anglais Dictionnaire

gitme

Sens de "gitme" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 8 résultat(s)

Turc Anglais
General
gitme go n.
He went away somewhere for the weekend.
Hafta sonu için bir yere gitti.

More Sentences
gitme attendance n.
gitme passage n.
gitme farewell n.
gitme passing n.
gitme egressing n.
gitme gang n.
Slang
gitme fixing [dialect] n.

Sens de "gitme" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
kötüye gitme deterioration n.
General
dörtnala gitme galloping n.
sürüp gitme continuance n.
zikzaklı gitme traverse n.
geriye gitme retrogadation n.
sürüp gitme persistence n.
ileriye gitme progress n.
ileri gitme extravagation n.
zoruna gitme resentment n.
geriye gitme retrogression n.
ileri gitme advance n.
savaşa gitme (kızılderili) warpath n.
geri gitme regress n.
akın halinde gitme surge n.
ileriye gitme forwardness n.
dörtnala gitme gallop n.
gezmeye gitme jaunting n.
geriye gitme retrocession n.
öndeki arabanın dibinden gitme tailgating n.
ileri gitme progression n.
gönüllü olarak askere gitme enlisting n.
hoşa gitme desirability n.
sekerek gitme ricochet n.
önceden tanışılmayan biriyle eğlence yeri lokanta vb'ne gitme blind date n.
geriye gitme going back n.
ileri gitme advancing n.
bisiklette pedal çevirmeden gitme freewheel n.
kağnı ile gitme trek n.
hızlı gitme gallop n.
sürtünerek gitme shuffle n.
süzülerek gitme gliding n.
iyiye doğru gitme upturn n.
hızla gitme scudding n.
çekip gitme scramming n.
dalıp gitme reverie n.
ileri gitme exorbitance n.
kısa zamanda silinip gitme evanescing n.
hoşa gitme durumu pleasurableness n.
hızla gitme scud n.
pikniğe gitme backpacking n.
geriye gitme return n.
hızla gitme scuttle n.
ileriye gitme advance n.
akıp gitme elapsing n.
kötüye gitme relapse n.
geri gitme reversing n.
git gitme go-no-go n.
iyi gitme well-doing n.
hacca gitme pilgrimage n.
ileri gitme proceeding n.
dalıp gitme oneirism n.
dalıp gitme daydream n.
dalıp gitme revery n.
dalıp gitme daydreaming n.
kanoda gitme kayaking n.
komşuya gitme visiting a neighbor n.
bir bardan çıkıp ötekine gitme bar tour n.
bir bardan çıkıp ötekine gitme bar-hopping n.
bir bardan çıkıp ötekine gitme bar crawl n.
bir bardan çıkıp ötekine gitme pub crawl n.
iyiye gitme looking up n.
fırlayıp gitme bolting n.
kötüye çıkmış adını temizlemek maksadıyla bir kurumda yeniliğe gitme deinstitutionalization n.
kötüye çıkmış adını temizlemek maksadıyla bir kurumda yeniliğe gitme deinstitutionalisation n.
geri gitme backspacing n.
tersine çevirme/geri gitme backset n.
(bir parçanın) ileri/fazla gitme miktarı/uzaklığı overtravel n.
tiyatroya gitme alışkanlığı playgoing n.
araçla geri geri gitme backing up n.
yarışlara gitme racegoing n.
yarışlara gitme eylemi racegoing n.
köklü yapısal değişikliklere gitme rebuilding n.
kötüye gitme recidivation n.
yeniden kötüye gitme recrudescence n.
geri gitme redition [obsolete] n.
tersine gitme regredience n.
geri gitme regredience n.
tekrar hoşuna gitme reenjoyment n.
geri gitme regress n.
gece kulübüne gitme nightclubbing n.
durumu kötüye gitme relapsing n.
kötüye gitme relapsing n.
şişme su küresi içinde su üstünde gitme oyunu aqua zorbing n.
ileri geri gitme transcurrence n.
akıp gitme elapsion n.
hoşa gitme enjoyableness n.
alttan gitme underrun n.
rahvan gitme jog trot n.
aşağıya gitme katabasis n.
yokuş aşağı gitme katabasis n.
aklı başından gitme besottedness n.
(at) tırıs gitme jog n.
(at) tırıs gitme jog trot n.
dalıp gitme vagrancy n.
döne döne gitme hareketi winding n.
gücüne gitme resentfulness n.
gücüne gitme resentiment n.
daha iyiye gitme meliority n.
arzu edilen bir varış noktasına gitme amacıyla yapılan yolculuk hijra n.
arzu edilen bir varış noktasına gitme amacıyla yapılan yolculuk hijrah n.
memlekete gitme izni home leave n.
geçip gitme miss n.
geriye gitme repassage n.
geri gitme repedation n.
iyiye gitme revalescence n.
dört nala koşan hayvanın üzerinde gitme gallop n.
gitme şekli gang n.
gitme aracı gang n.
akıldan silinip gitme oblivion n.
gitme tarzı going n.
kötüye gitme depravation n.
araba ile gitme depulsion n.
değişmez ve kati şekilde bir sona doğru gitme determination n.
bir şeyin ters gitme ihtimali varsa, bu ihtimalin gerçekleşeceğini ifade eden esprili bir önerme murphys law n.
ilgi duyulan yerlere bakmaya gitme rubber-necking n.
dalıp gitme dwam n.
dalıp gitme dwalm n.
dalıp gitme dwaum n.
müzik konserlerine gitme concertgoing n.
dalıp gitme hali dump [obsolete] n.
son sürat gitme fang n.
birinin omzunda gitme pickback n.
kötüye gitme pejoration n.
tıkır tıkır gitme sesi pitapat n.
kayıp gitme saponacity n.
akıp gitme fleet n.
akıp gitme flowingness n.
arkasından gitme follow-on n.
göz önünden akıp gitme phantasmagory n.
önden gitme preambulation [obsolete] n.
kreşe gitme yaşına gelmemiş çocuk preschooler n.
kendi kendine dalıp gitme self-involution n.
yolunda gitme shape-up n.
yan yan gitme sidle n.
akıldan silinip gitme silence n.
sık sık gitme frequentness n.
birden gitme fast travel n.
bol miktarda akıp gitme superflux n.
almaya gitme run n.
ayrılıp gitme departure n.
(zaman) akıp gitme passage n.
göçüp gitme parting n.
yavaş gitme drudge adj.
uçup gitme eğiliminde evolatic adj.
geriye doğru gitme amacıyla retrogradingly adv.
cinayete kurban gitme tehlikesi altında on the spot adv.
geçip (gitme) by adv.
ardı ardına bir gruptan diğerine gitme anlamı veren son ek -hop suf.
yıkanıp gitme washout N.
Phrasals
bir yere gitme için (bir yerden) ayrılmak leave for some place v.