katman - Turc Anglais Dictionnaire

katman

Sens de "katman" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 34 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
katman layer n.
They should not be about creating additional layers of bureaucracy and red tape.
Ek bürokrasi ve bürokrasi katmanları yaratmakla ilgili olmamalılardır.

More Sentences
General
katman thickness n.
The thickness of a pancake affects its cooking time.
Turtayı iki katmanlı folyoya sarın.

More Sentences
katman bed n.
With a spoon, place the minced meat on the bed of vegetables.
Kıymayı bir kaşık yardımıyla sebze katmanının üzerine koyun.

More Sentences
katman tier n.
The Standard tier is free for the first 30 days.
Standart katman ilk 30 gün boyunca ücretsizdir.

More Sentences
katman layer n.
They should not be about creating additional layers of bureaucracy and red tape.
Ek bürokrasi ve bürokrasi katmanları yaratmakla ilgili olmamalılardır.

More Sentences
katman stratum n.
Agricultural activities were performed on the first stratum of the earth.
Tarımsal faaliyetler toprağın ilk katmanında gerçekleştiriliyordu.

More Sentences
katman thickness n.
The thickness of a pancake affects its cooking time.
Turtayı iki katmanlı folyoya sarın.

More Sentences
Technical
katman layer n.
They should not be about creating additional layers of bureaucracy and red tape.
Ek bürokrasi ve bürokrasi katmanları yaratmakla ilgili olmamalılardır.

More Sentences
katman stratum n.
Agricultural activities were performed on the first stratum of the earth.
Tarımsal faaliyetler toprağın ilk katmanında gerçekleştiriliyordu.

More Sentences
Telecom
katman layer n.
They should not be about creating additional layers of bureaucracy and red tape.
Ek bürokrasi ve bürokrasi katmanları yaratmakla ilgili olmamalılardır.

More Sentences
Mechanic
katman layer n.
They should not be about creating additional layers of bureaucracy and red tape.
Ek bürokrasi ve bürokrasi katmanları yaratmakla ilgili olmamalılardır.

More Sentences
Linguistics
katman stratum n.
Agricultural activities were performed on the first stratum of the earth.
Tarımsal faaliyetler toprağın ilk katmanında gerçekleştiriliyordu.

More Sentences
General
katman overlay n.
katman sill n.
katman system n.
katman sphere n.
katman stage n.
katman deposit n.
katman course n.
katman crane n.
katman plate n.
katman horizon n.
katman lay n.
katman herb layer n.
Technical
katman coat n.
katman seam n.
Medical
katman segment n.
Biology
katman field layer n.
Biochemistry
katman plate n.
katman lamella n.
katman sheet n.
Geography
katman rib n.
Geology
katman measure n.
Archaic
katman tire n.

Sens de "katman" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
General
alt katman substratum n.
koruyucu katman facing n.
üst katman headspace n.
toplumsal katman social layer n.
kabuk altı katman alburnum n.
sutaşır katman aquiferous stratum n.
durgun katman immobile layer n.
dış katman outer layer n.
a, b ve c tabakalarının düşey düzlemde üç ayrı katman olarak göründüğü toprak abc soil n.
a, b ve c tabakalarının dikey bir şekilde üç ayrı katman olarak görülebildiği toprak abc soil n.
alt katman underlayer n.
temanın veya konunun geliştirilmekte olduğu katman vesture n.
örtücü katman blanket n.
kapatıcı katman blanket n.
doymamış karbonhidrat yakıtı veya yağlama maddesinden geriye kalan katranlı katman gum n.
jeolojik katman roche [dialect] n.
iç katman inlayer n.
dış katman investment n.
dış katman pericarp [rare] n.
ince katman crustation n.
(elbisede) yırtmaç gibi açıklık ile görünen, zıt renkli ek veya iç katman slashing n.
(elbisede) zıt renkli ek yeri veya iç katman gösteren açıklık slashing n.
katman listesi tier list n.
okyanus suyunda akış hızının arttığı ara katman pycnocline n.
alt katman subject n.
(bir şeyin) yüzeyini süslü katman veya tasarımla kaplamak overlay v.
ara katman oluşturmak interlayer v.
diğerlerinin arasında bir katman oluşturmak interlayer v.
ara katman oluşturmak interleave v.
yüzeyinde ince, beyazımsı bir katman olan bloomy adj.
katman katman built-up adj.
katman katman built adj.
katman katman yığılarak (göbek şeklinde) umbilically adv.
katman anlamı veren ön ek göz akı anlamı veren ön ek sclero- pref.
katman anlamı veren ön ek göz akı anlamı veren ön ek scler- pref.
katman anlamı veren bir ön ek strati- pref.
toplumsal katman class N.
ara katman buffer N.
üst katman overlay N.
dış katman crust N.
Phrasals
üstünde bir katman oluşmak film over v.
Idioms
canını dişine katman lazım gotta get up pretty early in the morning to (do something) expr.
canını dişine katman lazım (you've) got to get up pretty early in the morning to (do something) expr.
için canını dişine katman lazım gotta get up pretty early in the morning to expr.
Trade/Economic
alt katman lower echelons n.
Technical
üçüncü katman modüler ethernet anahtarlaması layer 3 modular ethernet switching n.
tek moleküllü katman unimolecular layer n.
alt katman bottom layer n.
birinci katman first coat n.
alt katman substrate n.
yüklü katman loaded layer n.
üst katman surface course n.
yumuşak katman soft stratum n.
ortama bağlı katman media dependent layer n.
yumuşak katman soft layer n.
ara katman suyu intermediate water n.
su taşıyan katman aquifer n.
bir yüzeyi ince katman gilt n.
akışkan katman fluid film n.
açık katman open layer n.
yüklü katman loaded stratum n.
ara katman sandwich layer n.
3. katman modüler ethernet anahtarlamasi layer 3 modular ethernet switching n.
sınır katman boundary film n.
yüktaşır katman bearing stratum n.
taşıyıcı katman bearing stratum n.
geçirimli katman permeable bed n.
çift katman double layer n.
yük taşıyıcı katman load-bearing layer n.
sert katman hardpan n.
saklı katman hidden layer n.
iç katman inner layer n.
üst katman top layer n.
yüzeysel katman top layer n.
katman örgüsü layer lattice n.
yansız katman neutral layer n.
organik katman organic layer n.
taşıyıcı katman supporting layer n.
yüzeysel katman superficial layer n.
en üst katman topping layer n.
ısıdan etkilenmiş katman heat afeected layer n.
üst katman sertliği skin hardness n.
su geçirmez katman barrier layer n.
yarıparlak katman semibright layer n.
karbonsuzlaşmış katman decarburized layer n.
karbonlanmış katman carburized layer n.
sert katman kaplama surfacing n.
katman çıkarma skiving n.
katman kalkması exfoliation n.
katman boşluğu laminate void n.
katman kesme skiving n.
katman ayrılması delamination n.
katman ayrılımı lamination n.
gümüş katman silver case n.
etkin katman active layer n.
elektrikli kaplanmış ince katman strike n.
dağıntısal soğutulmuş katman entropically cooled layer n.
yüzey etkin tek katman surfactant monolayer n.
yüzeyden katman dökülmesi slabbing n.
seçkili katman sinterlemesi seletive layer sintering n.
yalazlı katman kesme stack flame cutting n.
ara katman cevheri contact ore n.
perlit katman aralığı pearlite lamellar spacing n.
menevişli katman tempered layer n.
ara katman interlayer n.
alt katman temel substratum n.
anodik katman anodic layer n.
alçı katman plastering n.
ak katman white layer n.
ölü katman dead layer n.
donuk katman frozen layer n.
donuk katman frozen shell n.
kopma katman hydrated layer n.
dış katman sertleştirme shell investment casting n.
dış katman skin n.
koruyucu oksit katman protective oxide layer n.
bazal katman basal layer n.
orta katman middle tier n.
düşük katman profili lower layer profile n.
çöp dökme ve depolama sahalarının en altına inşa edilen sızdırmaz katman bottom liner system n.
katman elekli manyetik filtre laminar-screen type magnetic filter n.
ortama bağlı katman media-dependent layer n.
ortamdan bağımsız katman media-independent layer n.
eşdeğer katman equivalent layer n.
fiziksel katman hizmetleri physical layer services n.
atomik katman biriktirme atomic layer deposition n.
çift katman dual layer n.
katman ayrışımı delamination n.
katman renklendirme elevation tint n.
monomoleküler katman molecular film n.
ilkel formlu kristallerin yüzlerine ikincil formlar oluşturmak amacıyla uygulanan katman azaltma işlemi decrescence n.
ilkel formlu kristallerin yüzlerine ikincil formlar oluşturmak amacıyla uygulanan katman azaltma işlemi decrement n.
harita veya fotoğraf gibi bir materyalin üzerine bindirilecek olan grafikli şeffaf katman overlay n.
ilk katman kurumadan önce kaba sıvanın yapıldığı sıva işi drawnwork n.
güneş panelinde en üst katman superstrate n.
koruyucu katman resist n.
diğerlerinin arasında bir katman oluşturmak interstratify v.
(eriyik metal) malzeme veya sertlik derecesinde katman veya heterojen alanlar oluşturmak bridge v.
tek katman monolayer adj.
katman anlamı veren son ek -cline suf.
Computer
saklı katman hidden layer n.
yüksek katman high layer n.
düşük katman low layer n.
çok katman kodu multilayer code n.
fiziksel katman physical layer n.
optik katman optical layer n.
fiziksel katman protokolü physical layer protocol n.
ortak üst katman gereksinimleri common upper layer requirements n.
ara katman yazılımı middleware n.
Informatics
fiziksel katman physical layer n.