middle - Turc Anglais Dictionnaire

middle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

middle — Definition

Signification:
orta
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈmɪdəl/ – BrE /ˈmɪdəl/)
Partie du discours:
İsim/Sıfat: middle (middles)
Synonymes:
center, midpoint
Antonymes:
edge

Sens de "middle" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 64 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
middle n. orta
It would be best if you weren't walking in the middle of the street.
Caddenin ortasında yürümesen daha iyi olur.

More Sentences
General
middle n. orta kısım
Put the potato in the middle of the meat!
Patatesi etin ortasına koyun!

More Sentences
middle n. bel
The pain in my middle is killing me today.
Bugün belimin ağrısı beni öldürüyor.

More Sentences
middle n. ortalama
Jose doesn't want an expensive car but something in the middle.
Jose, pahalı bir araba değil, ortalama bir şey istiyor.

More Sentences
middle n. ara
In the middle of all this debate, I think the most important thing has been overlooked.
Bütün bu tartışmanın arasında ise galiba asıl önemli olan gözden kaçtı.

More Sentences
middle adj. ara
He often breaks into the middle of a conversation.
Sık sık bir konuşmanın ortasında araya giriyor.

More Sentences
middle adj. ortadaki
A final decision by the Council cannot now be expected before the middle of next year.
Konsey'in nihai kararını önümüzdeki yılın ortalarından önce vermesi beklenemez.

More Sentences
middle adj. ılımlı
My political views are middle of the road and any party is welcome here to discuss agriculture.
Siyasi görüşlerim ılımlıdır ve her parti burada tarımı tartışabilir.

More Sentences
middle adj. ortalama
Jose doesn't want an expensive car but something in the middle.
Jose, pahalı bir araba değil, ortalama bir şey istiyor.

More Sentences
middle adj. ortasında
I always drive in the middle lane of the motorway.
Her zaman otoyolun ortasındaki şeritten giderim.

More Sentences
middle adj. orta
I always drive in the middle lane of the motorway.
Her zaman otoyolun orta şeridinden giderim.

More Sentences
middle adv. yarısı
They spent the middle part of their vacation in New York.
Tatillerinin yarısını New York'ta geçirdiler.

More Sentences
Computer
middle adj. ortaya
I want to sit in the middle.
Ortaya oturmak istiyorum.

More Sentences
Archaic
middle adj. aracılık eden
General
middle n. orta yer
middle n. bir dizi bölümden oluşan bir şeyin iki uç bölümü dışında kalan kısmı
middle n. iç kesim
middle n. diğerleri arasındaki konum
middle n. diğerleri tarafından çevrili olan konum
middle n. orta yer
middle n. insan vücudunun orta kısmı
middle n. gemi geçiş yolunda yer alan ve her iki tarafında kanal bulunan sığlık
middle n. orta terim
middle n. mukavvanın orta veya iç katmanını veya katmanlarını oluşturan ve genellikle düşük kaliteli olan malzeme
middle n. baş makale kadar önemi olmayıp gazetelerde veya haftalık yayınlarda basılan veya basılmaya uygun, popüler veya hafif içerikli edebi deneme veya makale
middle v. ortalamak
middle v. ortaya yerleştirmek
middle v. ortadan ikiye katlamak
middle adj. vasat
middle adj. aradaki
middle adj. vasati
middle adj. ortanca
middle adj. mutedil
middle adj. ortayolcu
middle adj. itidalli
middle adj. önceki ve sonraki arasında bulunan
middle adj. üst ve alt arasında bulunan
middle adj. merkezi
Trade/Economic
middle adj. telif fiyatı ile satış fiyatının ortasında yer alan (londra menkul kıymetler borsası fiyatı)
Politics
middle n. gerici ve muhafazakar bakış açısı ile liberal ve radikal bakış açısı arasında kalan politik görüş
middle n. uçlarda olmayan siyasi görüşleri ve politikaları benimseyenler
Industry
middle adj. plan ve uygulamaların idare ve denetiminden sorumlu (yönetim)
Computer
middle n. göbek adı
middle n. ikinci adı
middle expr. ortada
Textile
middle adj. orta miktarda (yün)
middle adj. orta uzunlukta (yün)
Medical
middle n. orta kulak tümörleri
Food Engineering
middle n. sucuk zarı olarak kullanılan büyük sığır bağırsağı
middle n. hayvanın asıl gövde kısmı
Agriculture
middle n. yetişmekte olan bitki sıralarının arasındaki zemin
Linguistics
middle n. cümlenin öznesinin hem eylemi gerçekleştirdiği hem de eylemden etkilendiği ifade eden fiil formu veya çatı
middle adj. bir dilin veya edebiyatın eski ile yeni veya modern dönemleri arasında bulunan dönemini oluşturan
middle adj. cümlenin öznesinin hem eylemi gerçekleştirdiğini hem de eylemden etkilendiğini ifade eden (fiil formu veya çatı)
History
middle adj. meksika'nın bilinen en erken kültürüne ait
middle adj. meksika'nın bilinen en erken kültürü ile ilişkili
Geography
middle n. new jersey eyaletinde yerleşim yeri
Sport
middle n. (krikette) kalenin orta kazığını koruyan gard
middle n. (kanada futbolunda) ofansif orta çizgi oyuncusu
middle n. (beyzbolda) ikinci kaleci ile kısa topçu arasındaki alan
middle n. orta siklet
middle n. hücum veya savunma düzeninin ortası
middle v. (futbolda) topu kanattan orta sahaya geri getirmek
middle v. (krikette) topa sopanın ortası ile vurmak

Sens de "middle" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
middle ear n. orta kulak
middle aged men n. orta yaşlı erkekler
middle part n. bağır
middle income families n. orta gelirli aileler
middle class men n. orta sınıf erkekleri
middle level n. orta derece
middle of the back n. bel
middle aged women n. orta yaşlı kadınlar
middle finger n. orta parmak
middle america n. ingilizce'de meksika ve orta amerika için kullanılan ifade
middle ear n. ortakulak
middle schools n. ortaokullar
the middle (of) n. göbek
middle juice n. orta şerbet
middle ages n. ortaçağ
middle cloud n. orta bulut
middle spotted woodpecker n. ortanca ağaçkakan
the middle west n. abd'nin orta bölgesi
middle school n. ortaokul
middle deck n. orta güverte
middle class women n. orta sınıf kadınlar
the middle east n. ortadoğu
the middle ages n. ortaçağ
middle age n. orta yaş
middle class n. orta tabaka halk
middle age n. orta çağ
middle term n. mutavassıt
middle child n. ortanca
middle east n. ortadoğu
middle earth n. orta dünya
middle managers n. orta yöneticiler
middle east technical university n. orta doğu teknik üniversitesi
middle class n. orta sınıf
a man of middle height n. orta boylu adam
a man of middle height n. orta boylarda adam
middle height n. orta boy
middle way n. ikisinin ortası
middle way n. ikisi ortası
middle ground n. ikisinin ortası
middle path n. ikisinin ortası
middle ground n. ikisi ortası
middle path n. ikisi ortası
monkey in the middle n. ortada sıçan oyunu
piggy in the middle n. ortada sıçan oyunu
piggy in the middle n. arada kalmış kimse
middle of summer n. yaz ortası
middle of summer n. yazın ortası
middle high german n. 11. ve 15. yüzyıllar arasında konuşulan almanca
middle-school teacher n. ortaokul öğretmeni
upper-middle class n. üst orta sınıf
middle third n. göbek
middle third n. ortaüçtebir
middle shot n. orta uzak çekim
middle strip n. orta şerit
middle shot n. orta plan
middle third n. çekirdek
middle english n. ortaçağ ingilizcesi
middle watch n. gece nöbeti
middle sister n. ortanca kardeş
middle brother n. ortanca kardeş
middle brother/sister n. ortanca kardeş
middle sibling n. ortanca kardeş
young and middle-aged individuals n. genç ve orta yaşlı bireyler
middle shot n. bel çekim
middle adulthood n. orta yaşlılık
middle-aged bachelor n. orta yaşlı bekar
middle-age spread n. orta yaş göbeği
piggy in the middle n. ortada sıçan
pig in the middle n. ortada sıçan
middle-aged spread n. orta yaşlarda görülen vücudun orta kısmında oluşan yağlanma
middle of the desert n. çölün ortası
middle range theory n. orta boy teori
middle range theories n. orta boy teoriler
theories of middle range n. orta boy teoriler
middle range theory n. orta boy kuram
middle-class hotel n. orta sınıf otel
middle lane n. orta şerit
middle eastern arab n. orta doğulu arap
middle east arab countries n. ortadoğu arap ülkeleri
middle east countries n. ortadoğu ülkeleri
middle shelf n. orta raf
middle child of a family of 5 n. 5 kişilik bir ailenin ortanca çocuğu
middle of the forehead n. alnının ortası
middle of your forehead n. alnının ortası
middle corridor n. orta koridor
bambi (born-again middle-aged biker) n. motosiklet süren, orta yaşlı adam
middle angle n. avuç içimizde bulunan hayali üçgenin açılarından biri
middle westerner n. orta batı'da yaşayan kimse
middle atlantic states n. abd'nin doğusunda new york, pensilvanya ve genellikle delaware ve maryland'i kapsayan bir bölge
middle name n. ikinci ad
middle bevy n. kırk geyikten oluşan sürü
middle-earth n. üst ve alt bölgeler arasında yer alan dünya
middle ground n. iki uç arasındaki uzlaşma noktası
middle american n. orta amerikalı
middle westerner n. orta batı'nın yerlisi
middle states n. abd'nin doğusunda new york, pensilvanya ve genellikle delaware ve maryland'i kapsayan bir bölge
middle name n. ilk ad ile soyadı arasındaki isim
middle american n. orta amerika'da yaşayan kimse
middle-earth n. orta dünya
middle name n. göbek adı
middle-of-the-roader n. ortayolcu
middle atlantic states n. orta atlantik eyaletleri
middle american n. orta amerika yerlisi
middle distance n. tablonun, çizimin veya fotoğrafın önplanı ile arkaplanı arasındaki alan
middle bevy n. on karacadan oluşan sürü
middle youth n. orta yaş
middle-of-the-roader n. aşırı uçların ortasını savunan kimse
middle-ground n. bir resmin ön ile arka planı arasındaki kısmı
middle american n. abd'nin orta sınıfına mensup kimse
middle distance n. parkurların 400 metre ile 1500 metre arasında değiştiği yarış
middle-of-the-roader n. aşırı uçların ortasında duran kimse
middle-aged man n. 45 ile 65 yaşları arasında olan erkek
middle west n. abd'de büyük göller ve mississippi nehri vadisi'nin üst kısmını kapsayan kesin sınırları olmayan bölge
middle term n. iki taraflı olan kıyaslama terimi
middle game n. masa oyunlarında oyunun orta safhası
middle school [obsolete] n. (ingiltere'de) orta sınıftan gelen ailelerin çocukları için bir okul
middle-earth n. evrenin merkezinde olduğu düşünülen dünya
middle youth n. 30 ile 45 yaşları arasında olup orta yaşlı olarak görülmek istemeyen kimse
middle atlantic states n. abd'nin doğusunda yer alan, new york, pennsylvania ve new jersey ile genellikle delaware ve maryland'i içeren bölge
middle youth n. 30 ile 50'li yaşlar arası
middle ground n. orta yol
play both ends against the middle v. kendi çıkarı için başkalarını birbirine düşürmek
play both ends against the middle v. ikili oynamak
find a middle course v. orta yol bulmak
reach the middle v. ortalamak
divide down the middle v. ikiye bölmek
meet in the middle v. ortak bir noktada anlaşmak
find a middle ground v. ortak bir noktada buluşmak
meet in the middle v. ortak bir noktada buluşmak
find a middle ground v. ortak bir noktada anlaşmak
cut in the middle v. ortasından kesmek
cut in the middle v. ortadan kesmek
be stuck in the middle of nowhere v. kuş uçmaz kervan geçmez (ücra) bir yere çakılıp/kısılıp kalmak
be stuck in the middle of nowhere v. dağ başında mahsur kalmak
play piggy in the middle v. ortada sıçan oynamak
play pig in the middle v. ortada sıçan oynamak
get up in the middle of the night v. gecenin bir yarısında kalkmak
jump in the middle of the discussion v. tartışmanın ortasına dalmak
find a middle way v. orta yol bulmak
part hair in the middle v. saçlarını ortadan ikiye ayırmak
part hair in the middle v. saçlarını ortadan ayırmak
fall in the middle v. (kek vb) ortası çökmek
middle of the cable v. iki çapalı bir geminin halatlarını her bir çapaya eşit uzunluk bırakacak şekilde salmak
be right in the middle v. tam ortasında yer almak
middle income adj. orta gelirli
middle aged adj. orta yaşlı
middle class adj. burjuva
middle class adj. orta halli
middle class adj. orta direk
middle size adj. orta boy