-eli - Türkçe İngilizce Sözlük

-eli

"-eli" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
-eli since ed.

"-eli" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
eli açık generous s.
eli açık bounteous s.
eli açık openhanded s.
eli sıkı stingy s.
eli çabuk swift-handed s.
Genel
eli maşalı shrew i.
eli maşalı kadın virago i.
eli açıklık bounty i.
eli bayraklı shrew i.
eli işe yakışmazlık awkwardness i.
eli açıklık generousness i.
eli olma handedness i.
meryem ana eli welwitschia i.
eli çabukluk dexterousness i.
eli ağırlık hardhandedness i.
eli kolu bağlanmışlık duygusu sense of paralysis i.
eli açıklık donorship i.
eli açıklık bounteousness i.
eli çabuk kimse hustler i.
eli açıklık openhandedness i.
eli açık olma freehandedness i.
usta eli master touch i.
eli yatkınlık smartness i.
gurbet eli foreign place i.
eli ayağı tutma able-bodiedness i.
eli açıklık largess i.
eli açıklık magnanimity i.
eli açıklık largesse i.
eli açıklık munificence i.
eli sıkı kimse miser i.
eli sıkı kimse niggard i.
eli sıkı kimse penny pincher i.
eli sıkı kimse piker i.
eli sıkı kimse cheapskate i.
eli sıkı kimse curmudgeon i.
eli sıkı kimse tightwad i.
eli sıkı kimse skinflint i.
eli sıkı kimse scrooge i.
eli yüzü düzgün bir kız a decent-looking girl i.
eli çabukluk dextrousness i.
eli açıklık open-handedness i.
büyük ve hoyrat insan eli paw i.
eli sıkı cheeseparer i.
eli sıkı olma niggardship i.
eli sıkı olma niggardness i.
eli sıkı olma niggardy i.
eli sıkı olma niggardliness i.
eli sıkı olma niggardise [obsolete] i.
medeniyet eli değmemiş vahşi ve ilkel yaşam koşulları natural state i.
insan eli değmeden doğal yoldan oluşan nesne natural object i.
eli maşalı kadın amazon i.
her iki eli eşit derecede iyi kullanma yeteneği ambidextrianism i.
eli açık olmama ungenerosity i.
briçte eli güçlendiren ancak herhangi bir el değerlendirme yönteminde bahsedilmeyen kart filler i.
eli açıklık large-heartedness i.
eli açıklık unsparingness i.
eli açıklık big-heartedness i.
eli açıklık great-heartedness i.
eli açıklık large [obsolete] i.
eli ile yönlendiren kimse manuducent i.
özellikle bir eli daha kabiliyetli olan kimse -hander i.
asılmış bir adamın kurutularak büyü amacıyla kullanılan eli hand of glory i.
eli maşalı hell-cat i.
briçte mevcut eli kazanabilecek kartın sonra kullanılmak için bekletilmesi holdup i.
briçte mevcut eli kazanabilecek bir kartın sonra kullanılmak için bekletilmesi holdup i.
kanca korsan eli hook i.
selamlama eli right hand i.
dostluk eli right hand i.
karşılama eli right hand i.
sağ eli kullanma right-handedness i.
aşırı eli açık olma overgenerosity i.
eli çabuk kimse rusher i.
eli kulağında olan şey impendency i.
(dini ayinde) eli uzatma imposition i.
sağ eli kullanma dexterity i.
eli hiçbir işe varmayan kimse dorser [uk/ireland] i.
çocuk eli paddy i.
bebek eli paddy i.
tüm işlere eli yatkın olma panurgy i.
eli sıkılık penny-pinching i.
eli ayağına dolaşma powder i.
eli sıkı kimse puckfist [obsolete] i.
çocuk eli pud i.
eli sıkı tip scraper i.
eli sıkı kimse scrapegood i.
eli sıkı kimse scrapepenny i.
eli sıkı kimse scrimper i.
eli sıkılık scrimpness i.
beş kartlı poker eli four-flush i.
eli her yer uzanan kimse spider i.
eli sıkı kimse stinkard i.
tanrının eli the hand of god i.
korkudan eli ayağı buz kesilme petrifaction i.
korkudan eli ayağı buz kesilme petrification i.
kirli ve ufak çocuk eli paw i.
eli yüzü düzgün olma respectableness i.
eli kolu bağlayan şey straightjacket i.
eli uzun olma furaciousness i.
eli uzun olma furacity i.
bir eli yağda bir eli balda olmak be in clover f.
bırakmak (sıkılan eli) unclasp f.
eli ayağı buz kesilmek be very cold f.
eli ayağı titremek dither f.
eli ekmek tutmak earn one's bread f.
eli genişlemek gain money f.
açmak (sıkılmış eli) unclench f.
eli ayağı buz kesilmek freeze f.
eli işe yatmak be skilful f.
yardım eli uzatmak bear a hand f.
eli ayağı dolaşmak get in a tizzy f.
eli ayağı tutmak be physically sound and strong f.
eli değmek find time to do something f.
eli genişlemek have money f.
eli ayağı tutmak be in good health f.
eli olmak have a finger in a matter f.
eli ayağı tutmamak be physically disabled f.
eli ayağı dolaşmak be at one's wits end f.
eli alışmak become skilful f.
(yardım eli) uzatmak extend f.
eli darda olmak be pushed for money f.
eli kulağında olmak brew f.
açtırmak (sıkılmış eli) unclench f.
eli kaymak/kurtulmak lose one's grip f.
eli kolu bağlı oturmak stand idle by f.
eli uyuşmak get numb hand f.
eli alışmak get one's hand in f.
eli ermek find the time do (something) f.
eli değmek find the time do (something) f.
eli erişmek find the time do (something) f.
dostluk eli uzatmak give a friendly hand f.
eli ayağı çözülmek become weak f.
iki eli şakaklarında düşünmek be deep in thought f.
iki eli böğründe kalmak feel helpless f.
iki eli şakaklarında düşünmek brood f.
eli darda olmak be hard up f.
eli kalem tutmak be literate f.
eli kalem tutmak be able to write f.
eli ayağına dolanmak dither f.
eli boş dönmek return empty-handed f.
eli darda olmak embarrass f.
yardım eli uzatmak lend a hand f.
dostluk eli uzatmak offer a hand of friendship f.
eli boş dönmek come up empty handed f.
yardım eli uzatmak extend a hand f.
yardım eli uzatmak offer a lifeline f.
eli darda olmak be in financial difficulty f.
eli ayağı tutmak be able-bodied f.
eli kolu bağlı oturmak stand idle with hands tied f.
eli sıkı olmak niggardise f.
eli sıkı olmak niggardize f.