Brief- - Türkçe İngilizce Sözlük

Brief-

"Brief-" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
brief s. kısa
brief s. kısa ve öz
Genel
brief i. özet
brief i. belge
brief i. muhtasar
brief i. dava özeti
brief i. layiha
brief i. hulasa
brief i. evrak
brief encounter i. şöyle bir karşılaşma
brief encounter i. şöyle bir rastlaşma
brief speech i. kısa konuşma
brief history i. kısa tarihçe
company brief i. şirket hakkında kısa bilgi
brief visit i. kısa ziyaret
brief description i. kısa açıklama
brief description i. kısa tasvir
brief i. talimat
a brief delay i. kısa süreli bir gecikme
a brief delay i. kısa bir gecikme
brief overview i. kısa bir bakış
brief i. avukat tutma
brief i. avukat
brief summary i. kısa özet
brief glimpse i. kısa bakış
brief life i. kısa yaşam
brief preliminary interview i. kısa bir ön görüşme
a brief pre-interview i. kısa bir ön görüşme
brief explanation i. kısa açıklama
brief bag i. evrak ve kıyafet çantası
brief bag [uk] i. avukat evrak çantası
brief [scotland] i. büyü
brief i. karşı tarafın iddialarına cevap niteliğindeki yazı
brief i. brifing
brief [obsolete] i. mektup
brief [scotland] i. cazibe
brief [obsolete] i. fatura
brief [obsolete] i. liste
brief i. (kitap) özet
brief [obsolete] i. acil mesaj
brief [obsolete] i. katalog
brief [obsolete] i. hızlı mesaj
brief [obsolete] i. flaş haber
brief i. numune
brief [obsolete] i. bildiri
brief i. emsal
brief i. eskiden kiliselere para toplama yetkisi veren resmi mektup
brief [dialect] [uk] i. dilenme mektubu
brief i. görev
brief i. dava dosyası
brief info i. özet bilgi
brief info i. hap bilgi
brief info i. kısa bilgi
take a brief look at f. şöyle bir göz gezdirmek
make a brief visit to f. kısa ziyarette bulunmak
take a brief look at f. şöyle bir bakmak
make a brief visit to f. uğramak
brief f. talimat veya bilgi vermek
brief f. brifing yapmak
brief f. özetlemek
hold no brief for f. taraftarı olmamak
be brief f. kısa kesmek
have a brief chat f. iki satır konuşmak
have a brief chat f. iki satır dertleşmek
hold no brief for f. -in savunucusu olmamak
brief f. bilgilendirmek
brief f. avukat tutmak
brief f. özet şeklinde sunmak
brief f. kısaltmak
brief f. bilgi vermek
brief s. özlü
brief but to the point s. kısa ve özlü
brief s. kısa ve öz
brief s. kısaca
brief s. ani
brief and orderly s. kısa ve düzgün
brief s. kısa ve sert
brief s. kısa süreli
brief [dialect] s. (bulaşıcı hastalık) çok yaygın
brief s. dar
not-so-brief s. pek de kısa olmayan
in brief zf. hulasa
in brief zf. kısaca
for a brief period zf. kısa bir süre için
in brief zf. velhasıl
in brief zf. özetle
in brief zf. kısacası
in brief zf. velhasıl kelam
in brief zf. özetlersek
in brief zf. özetleyecek olursak
brief [obsolete] zf. kısaca
brief N. dosya/brif
Öbek Fiiller
brief (someone) about (someone or something) f. (birini bir kişi/konu hakkında) bilgilendirmek
brief someone about someone or something f. (birine bir kişi/konu hakkında) bilgi vermek
brief (someone) about (someone or something) f. (birine bir kişi/konu hakkında) kısaca bilgi vermek
brief someone on someone or something f. (birine bir kişi/konu hakkında) bilgi vermek
brief someone about someone or something f. (birine bir kişi/konu hakkında) özet bilgi geçmek
brief someone about someone or something f. (birine bir kişi/konu hakkında) kısaca bilgi vermek
brief someone about someone or something f. (birini bir kişi/konu hakkında) bilgilendirmek
brief someone on someone or something f. (birine bir kişi/konu hakkında) özet bilgi geçmek
brief someone about someone or something f. (birine bir kişi/konu hakkında) brifing vermek
brief someone on someone or something f. (birine bir kişi/konu hakkında) kısaca bilgi vermek
brief (someone) about (someone or something) f. (birine bir kişi/konu hakkında) özet bilgi geçmek
brief someone on someone or something f. (birini bir kişi/konu hakkında) bilgilendirmek
brief (someone) about (someone or something) f. (birine bir kişi/konu hakkında) bilgi vermek
brief someone on someone or something f. (birine bir kişi/konu hakkında) brifing vermek
brief (someone) about (someone or something) f. (birine bir kişi/konu hakkında) brifing vermek
brief (someone) about (someone or something) f. (birini) bilgilendirmek
brief someone about someone or something f. kısa ve öz olarak durumu anlatmak
brief (someone) about (someone or something) f. kısa ve öz olarak durumu anlatmak
brief someone about someone or something f. (birini) bilgilendirmek
brief (one) on (someone or something) f. (birine biri/bir şey) hakkında ana hatlarıyla bilgi vermek
brief (one) on (someone or something) f. (birine biri/bir şey) hakkında özet geçmek
brief (one) on (someone or something) f. (birine biri/bir şey) hakkında kısaca bilgi vermek
brief about f. hakkında kısaca bilgi vermek
brief (one) on (someone or something) f. (birini biri/bir şey) hakkında kısaca bilgilendirmek
brief about f. hakkında özet geçmek
brief about f. hakkında ana hatlarıyla bilgi vermek
brief about f. hakkında kısaca bilgilendirmek
brief (against] f. (bir kimseyle ilgili) olumsuz bilgi sızdırmak
İfadeler
in brief zf. özet olarak
in brief zf. birkaç sözcükle/kelimeyle
in brief zf. kısacası
in brief zf. özetle
in brief zf. sözün kısası
in brief zf. yani
in brief zf. tek kelimeyle
in brief zf. kısaca
in brief zf. az ve öz olarak
for far too brief a time expr. çok çok kısa bir süre için
to be brief expr. kısacası
Konuşma Dili
brief i. kısa bir haber
in brief expr. kısaca özetlemek gerekirse
in brief expr. sözün özü
Deyim
hold no brief f. başı hoş olmamak
hold no brief for f. savunmaktan kaçınmak
hold no brief for f. desteklememek
hold no brief for f. hiç haz etmemek
hold no brief for f. müsamaha göstermemek
go beyond one's brief f. haddini aşmak
hold a brief for f. savunmak
hold a brief f. avukatlık yapmak
make brief of f. çok hızlı yapmak
hold no brief for somebody/something f. birinin/bir şeyin savunucusu olmamak
hold no brief for somebody/something f. birini/bir şeyi hoş görmemek
hold no brief for somebody/something f. birinden/bir şeyden hiç haz etmemek
hold no brief for somebody/something f. birini/bir şeyi desteklememek
brief and to the point expr. açık seçik
brief and to the point expr. son derece belirgin
brief and to the point expr. kısa ve öz