Originate - Türkçe İngilizce Sözlük

Originate

"Originate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
originate f. kaynaklanmak
Genel
originate f. örnek alınmak
originate f. neden olmak
originate f. başlatmak
originate f. oluşmak
originate f. icat etmek
originate f. meydana getirmek
originate f. esinlenmek
originate f. gelmek
originate f. yaratmak
originate f. meydana gelmek
originate f. çıkarmak
originate f. çıkmak
originate f. vücuda gelmek
originate f. başlamak
originate f. oluşturmak
originate f. vücuda getirmek
originate f. ortaya çıkmak
Ticaret/Ekonomi
originate f. doğmak
originate f. hasıl olmak
Hukuk
originate f. doğmak
originate f. hakkı doğmak
originate f. meydana getirmek
Teknik
originate f. çıkmak

"Originate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
originate from f. çıkmak
originate in f. -den kaynaklanmak
originate in f. -den meydana gelmek
originate in f. -den çıkmak
originate in f. -den başlamak
originate from f. kaynaklanmak
originate [us/canada] f. (otobüs, tren) belirli bir noktadan kalkmak
Öbek Fiiller
originate with someone f. bir kimse ile birlikte başlatılmış olmak/başlamak
originate from (some place or something) f. (bir yerden/bir şeyden) gelmek
originate in (some place or something) f. kökeni (bir yer/bir şey) olmak
originate in (some place or something) f. (bir yerden/bir şeyden) başlamak
originate in (some place or something) f. (başlangıcı/kökeni) (bir yere/bir şeye) dayanmak
originate with f. tarafından başlatılmış olmak
originate with f. ile birlikte başlatılmış olmak/başlamak
originate in (some place or something) f. (bir yerden/bir şeyden) çıkmak
originate with f. '-den çıkmak
originate with f. ile başlamış/ortaya çıkmış olmak
originate from (some place or something) f. (bir yerden/bir şeyden) kaynaklanmak
originate in (some place or something) f. (bir yerden/bir şeyden) kaynaklanmak
originate with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) başlamış/ortaya çıkmış olmak
originate with (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) çıkmak
originate with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) birlikte başlatılmış olmak/başlamak
originate from (some place or something) f. kökeni (bir yer/bir şey) olmak
originate with (someone or something) f. (biri/bir şey) tarafından başlatılmış olmak
originate with (someone or something) f. kökeni/başlangıcı (birine/bir şeye) dayanmak
Ticaret/Ekonomi
originate-and-distribute model i. yarat-dağıt modeli
originate-to-distribute model i. kredi aç ve dağıt
originate-to-distribute model i. bankaların kredilerini bir paket haline getirip yatırımcılara satması modeli
Teknik
originate a call f. çağrı başlatmak
Telekom
originate frequency i. asıl frekans
originate a call f. çağrıyı başlatmak