doğmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

doğmak



"doğmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 26 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
doğmak be born f.
doğmak rise f.
General
doğmak spring f.
doğmak issue f.
doğmak come into the world f.
doğmak grow out of f.
doğmak arise f.
doğmak arrive f.
doğmak emanate f.
doğmak emerge f.
doğmak rise f.
doğmak come about f.
doğmak ensue f.
doğmak break through f.
doğmak begin f.
doğmak see the light of day f.
doğmak result f.
doğmak dawn f.
doğmak rise-rose-risen f.
Phrasals
doğmak come out f.
Idioms
doğmak arrive on the scene f.
doğmak first see the light of day f.
Trade/Economic
doğmak originate f.
Law
doğmak arise f.
doğmak originate f.
Archaic
doğmak redound f.

"doğmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 72 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
güneş doğmak (the sun) rise f.
General
gün doğmak (güneş/sabah) rise f.
doğmak (gün) dawn f.
içine doğmak divine f.
kadir gecesi doğmak be born under a lucky star f.
içine doğmak feel in one's bones f.
doğmak (nehir) rise f.
içine doğmak intuit f.
sezaryenla doğmak be born by caesarean section f.
gün doğmak break f.
küllerinden doğmak rise from the ashes f.
gün doğmak rise f.
içine doğmak have a feeling f.
doğmak (güneş/ay) rise f.
küllerinden doğmak be reborn from one's ashes f.
üstünden doğmak rise above f.
doğmak (belirli bir aileden/sınıftan) spring from f.
içine doğmak sense f.
gün doğmak (şans) come f.
içine doğmak have a hunch f.
gün doğmak dawn f.
manen yeniden doğmak regenerate f.
gün doğmak (şans vb) come (luck day) f.
içine doğmak presage f.
ülke dışında doğmak be born abroad f.
ölü doğmak be born dead f.
sağır doğmak be born deaf f.
yıldız doğmak (star) come out f.
yeniden doğmak be reborn f.
güneş doğmak (the sun) come up f.
güneş doğmak (the sun) climb f.
borç doğmak (debt) to arise from something f.
şehirde doğmak be born in a city f.
külünden doğmak rise from the ashes f.
soylu bir aileye doğmak be born in the purple f.
varlıklı bir aileye doğmak be born into the purple f.
soylu bir aileye doğmak be born into the purple f.
varlıklı bir aileye doğmak be born in the purple f.
kalbine doğmak have a hunch f.
-den doğmak arise from f.
-den doğmak result from f.
zorunluluğu doğmak necessity arise f.
problem doğmak a problem arise f.
gereksinim doğmak need to arise f.
ihtiyaç doğmak need to arise f.
küllerinden doğmak be born out of the ashes f.
yurt dışında doğmak be born abroad f.
....vatandaşı olarak doğmak be born a citizen of f.
ölü doğmak be stillborn f.
sahne için doğmak be born for stage f.
Phrases
içine doğmak (one's) little finger told (one) that expr.
Proverb
şanslı doğmak zengin doğmaktan daha iyidir it is better to be born lucky than rich
Idioms
sabahın/günün ilk ışıkları/saatleri doğmak/çıkmak/görünmek early beam f.
(bir şey yapma) fırsatı doğmak see (one's) way (clear) to (doing something) f.
fırsatı doğmak see one's way to f.
(bir şey yapma) fırsatı doğmak see your way clear to do (or doing) something f.
anka kuşu gibi küllerinden doğmak rise like a phoenix from the ashes f.
gün doğmak be in all somebody's glory f.
içine doğmak have a hunch f.
içine doğmak know something in one's bones f.
içine doğmak feel in one's bones f.
içine doğmak feel something in one's bones f.
-den doğmak evolve out of
(bebek) doğmak come into the world
küllerinden doğmak rise from the ashes
küllerinden doğmak rise from the dead
küllerinden doğmak come back from the dead
Speaking
evli ve doğmak üzere olan bir çocuğu var he's married with a kid on the way expr.
Law
hakkı doğmak originate f.
Breeding
erken doğmak slink f.
Archaic
içine doğmak forebode f.
(başka bir bebeğin) ikizi olarak doğmak twin f.