arise - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

arise

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"arise" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Irregular Verb
arise f. arose - arisen
General
arise f. kaynaklanmak
arise f. kalkmak
arise f. ortaya çıkmak
arise f. baş göstermek
arise f. meydana çıkmak
arise f. oluşmak
arise f. doğrulmak
arise f. ayağa kalkmak
arise f. doğmak
arise f. yükselmek
arise f. vücuda gelmek
arise f. çıkmak
arise f. meydana gelmek
arise f. vuku bulmak
arise f. husule gelmek
arise f. zuhur etmek
Law
arise f. doğmak
arise f. kaynaklanmak

"arise" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 69 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
arise from dead f. dirilmek
General
arise from f. kalkmak
arise from f. kaynaklanmak
arise from f. neşet etmek
arise from f. meydana gelmek
arise from f. ileri gelmek
arise from f. çıkmak
arise the idea of f. kanısını uyandırmak
(debt) to arise from something f. borç doğmak
a problem arise f. sorun oluşmak
crisis arise f. kriz çıkmak
arise from f. -den çıkmak
arise from f. -den meydana gelmek
arise from f. -den doğmak
arise from f. -den kalkmak
necessity arise f. zorunluluğu doğmak
a problem arise f. problem doğmak
need to arise f. gereksinim doğmak
need to arise f. ihtiyaç doğmak
arise out of f. herhangi bir olaydan kaynaklanmak
arise out of f. -den ortaya çıkmak
arise out of f. ortaya çıkmak
great trouble to arise f. kıyamet kopmak
problem to arise f. sorun olmak
problem to arise f. sorun meydana gelmek
problem arise f. sorun çıkmak
arise triumphant f. zaferle çıkmak
arise from sleep f. uykudan kalkmak
arise from sleep f. uyanmak
wait for an opportunity to arise f. fırsat çıkmasını beklemek
should the occasion arise zf. gereğinde
Phrasals
arise from something f. bir şeyden kalkmak
arise from something f. bir şeyden yükselmek
arise from something f. bir şeyden çıkmak
arise from something f. bir şeyden kaynaklanmak
arise from something f. bir şeyden dolayı meydana gelmek
arise from something f. bir şeyden dolayı olmak
arise from something f. bir şey nedeniyle olmak
arise from something f. bir şey yüzünden olmak
arise from something f. kötü şartlardan gelmek/doğmak
arise out of something f. bir şeyden kalkmak
arise out of something f. bir şeyden yükselmek
arise out of something f. bir şeyden çıkmak
arise out of something f. bir şeyden kaynaklanmak
arise out of something f. bir şeyden dolayı meydana gelmek
arise out of something f. bir şeyden dolayı olmak
arise out of something f. bir şey nedeniyle olmak
arise out of something f. bir şey yüzünden olmak
arise out of something f. kötü şartlardan gelmek/doğmak
arise out of (something) f. (bir şeyden) kalkmak
arise out of (something) f. (bir şeyden) yükselmek
arise out of (something) f. (bir şeyden) çıkmak
arise out of (something) f. kötü şartlardan gelmek/doğmak
arise out of (something) f. (bir şeyden) kaynaklanmak
arise out of (something) f. (bir şeyden) dolayı meydana gelmek
arise out of (something) f. (bir şeyden) dolayı olmak
arise out of (something) f. (bir şey) nedeniyle olmak
arise out of (something) f. (bir şey) yüzünden olmak
Phrases
should the need arise expr. gereksinim olduğunda
should the need arise expr. gerekirse
should the need arise expr. gereksinim doğduğunda
should the need arise expr. ihtiyaç halinde
should the need arise expr. ihtiyaç olursa
should the need arise expr. ihtiyaç duyulduğunda
should the need arise expr. ihtiyaç olduğunda
Idioms
arise from the dead f. ölümden dönmek
Speaking
problems may arise expr. sorunlar meydana gelebilir
problems can arise expr. sorunlar meydana gelebilir
Law
from a dishonorable cause an action does not arise expr. ahlaka aykırı bir hukuki sebebe dayanan muamele dava hakkı vermez