meydana gelmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

meydana gelmek



"meydana gelmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 34 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
meydana gelmek happen f.
meydana gelmek occur f.
meydana gelmek take place f.
General
meydana gelmek come off f.
meydana gelmek arise from f.
meydana gelmek eventuate f.
meydana gelmek ensue f.
meydana gelmek transpire f.
meydana gelmek consist of f.
meydana gelmek come to pass f.
meydana gelmek see the light of day f.
meydana gelmek originate f.
meydana gelmek result f.
meydana gelmek grow up f.
meydana gelmek come about f.
meydana gelmek come into existence f.
meydana gelmek hap f.
meydana gelmek consist f.
meydana gelmek occurring f.
meydana gelmek begin f.
meydana gelmek become a reality f.
meydana gelmek come in existence f.
meydana gelmek ingenerate f.
meydana gelmek emanate f.
meydana gelmek pass off f.
meydana gelmek arise f.
meydana gelmek pass f.
Phrasals
meydana gelmek well up
Idioms
meydana gelmek come about
meydana gelmek come down the pike
Politics
meydana gelmek bring about
Technical
meydana gelmek result in
meydana gelmek occupy
meydana gelmek take place

"meydana gelmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 33 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
-den meydana gelmek consist f.
General
akabinde meydana gelmek supervene on f.
akabinde meydana gelmek supervene upon f.
arıza meydana gelmek go out of order f.
arıza meydana gelmek break down f.
binada tasman meydana gelmek settle f.
birdenbire meydana gelmek spring up f.
büyük bir ihtimalle meydana gelmek be slated f.
-den meydana gelmek arise from f.
-den meydana gelmek originate in f.
-den meydana gelmek consist of f.
-den meydana gelmek result from f.
-den meydana gelmek come out of f.
-den oluşmak/meydana gelmek form from something f.
kaza meydana gelmek (accident) to take place f.
kaza meydana gelmek (accident) to occur f.
kaza meydana gelmek (accident) to happen f.
meydana gelmek (bir olay/bir durum meydana geldikten sonra başka bir şey) supervene f.
meydana gelmek (bir olay/bir durum sürerken başka bir şey) supervene f.
sorun meydana gelmek problem to arise f.
sorun meydana gelmek trouble to come f.
sorun meydana gelmek problem to come up f.
sorun meydana gelmek problem to occur f.
tasman meydana gelmek (binada) settle f.
tekrar meydana gelmek resurge f.
tekrar meydana gelmek recur f.
tekrar meydana gelmek reoccur f.
yoktan meydana gelmek come out of nothing f.
Idioms
(sonucu olarak) meydana gelmek make for
tekrar tekrar meydana gelmek come around
Technical
aynı zamanda meydana gelmek synchronise
aynı zamanda meydana gelmek synchronize
belirli bir maddeden meydana gelmek consist