happen - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

happen

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"happen" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
happen f. meydana gelmek
happen f. olmak
General
happen f. başından geçmek
happen f. tesadüf etmek
happen f. başına gelmek
happen f. geçmek
happen f. cereyan etmek
happen f. vuku bulmak
happen f. bulmak
happen f. rastlamak
happen f. olay (bir yerde) geçmek
happen f. tesadüfen olmak
happen f. olmak
happen f. olagelmek
happen f. gerçekleşmek
Ottoman Turkish
happen f. vaki olmak
British Slang
happen expr. büyük ihtimalle
happen expr. belki

"happen" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 264 sonuç

İngilizce Türkçe
General
happen by f. geçmek
happen across f. rastlamak
cause to happen f. olmasına yolaçmak
happen on f. bulmak
happen upon f. rastlamak
happen in f. uğramak
happen on f. gelivermek
make something happen f. mümkün kılmak
happen to meet f. rastlamak
happen upon f. bulmak
happen on f. rastlamak
happen to f. başa gelmek (kötü bişey)
happen by f. gelmek
happen again f. tekerrür etmek
happen to have something good f. konmak
happen to meet f. tesadüf etmek
happen upon f. gelivermek
happen on f. tesadüf etmek
happen in f. girmek
happen by f. uğramak
happen on f. buluşmak
happen at the same time f. rastlaşmak
happen to have f. konmak
happen upon f. tesadüf etmek
not to happen f. olmamak
happen in f. damlamak
happen to f. başına gelmek
happen to f. olmak
happen to see naked legs f. frikik yakalamak
happen at the same time f. rastlamak
happen to f. başından geçmek
happen across f. tesadüf etmek
allow (something to happen) f. meydan vermek
allow (something) happen f. yer vermek
allow (something happen) f. meydana bırakmak
happen in the blinking of an eye f. göz açıp kapayıncaya kadar olmak
continue to happen f. olmaya devam etmek
happen spontaneously f. oluvermek
happen in a blink f. göz açıp kapayıncaya kadar olmak
happen on f. yolu düşmek
happen to pass (a place) f. yolu düşmek
happen to somebody f. başına birşey gelmek
happen to something f. başına birşey gelmek
(an earthquake) to happen f. deprem olmak
(accident) to happen f. kaza olmak
(accident) to happen f. kaza meydana gelmek
(something) unexpected and terrible happen to somebody f. başına (bir) iş gelmek
happen upon f. karşılaşmak
happen by itself f. kendiliğinden olmak
happen to say it f. söylemiş bulunmak
happen accidentally f. kazara olmak
happen by mistake f. yanlışlıkla olmak
happen accidentally f. yanlışlıkla olmak
something bad happen to f. başına kötü bir şey gelmek
allow something to happen f. meydan vermek
not allow something to happen f. meydan vermemek
not let something happen f. mahal vermemek
happen/take place as expected f. istenen şekilde gerçekleşmek
happen to do f. (bir şeyler) yapacağı tutmak
make it happen f. gerçekleştirmek
happen coincidentally f. tesadüfen olmak
happen accidentally f. tesadüfen olmak
happen by chance f. tesadüfen olmak
happen upon f. rast gelmek
happen on f. rast gelmek
likely to happen s. varit
sure to happen s. beklenen
when (something to happen) bağ. olduğu zaman
Phrasals
happen upon f. karşılaşmak
happen upon f. rast gelmek
happen upon f. rastlamak
Phrases
not likely to happen expr. olması pek muhtemel değil
things will happen while they can expr. her şey olacağına varır
anything can happen expr. çıkmayan candan umut kesilmez
anything can happen expr. her şey olabilir
anything can happen expr. ne olacağı belli olmaz
anything can happen expr. her şey mümkün
anything might happen expr. çıkmayan candan umut kesilmez
anything might happen expr. her şey olabilir
anything might happen expr. ne olacağı belli olmaz
anything might happen expr. her şey mümkün
Proverb
do good things and good things will happen to you iyilik yapan iyilik bulur
do good things and good things will happen to you iyilik yap iyilik bul
accidents happen without warning kaza geliyorum demez
Colloquial
something happen between them f. aralarında bir şey olmak
happen for a reason f. bir nedenden dolayı olmak
wait for the next bad thing to happen f. olacak bir sonraki kötü şeyi beklemek
these things can happen to anybody expr. böyle şeyler herkesin başına gelebilir
l wouldn't want that to happen expr. bunun olmasını istemem
unexpected things may happen expr. beklenmedik şeyler olabilir
about to happen expr. eli kulağında
about to happen expr. ha oldu ha olacak
what would happen? expr. ne yazar?
what would happen if? expr. olsa ne yazar?
nobody knows what will happen in the future expr. kimse gelecekte ne olacağını bilemez
miracles happen every day expr. mucizeler her gün gerçekleşir
nobody knows what will happen tomorrow expr. kimse yarın ne olacağını bilemez
Idioms
be no question that (something will happen/is the case) f. kesinlikle (bir şey olmak)
be no question that (something will happen/is the case) f. (bir şey olacağına) emin olmak
be no question that (something will happen/is the case) f. (durumun belli bir şekilde olduğundan) şüphe duymamak
happen under one's nose f. burnunun dibinde olmak
sit back and let something happen f. geride durmak
happen on f. karşılaşmak
happen upon f. karşılaşmak
sit back and let something happen f. karışmamak
happen upon f. şans eseri bulmak
happen along f. rastlantı olarak görüşmek
happen on f. şans eseri buluşmak
happen along f. şansla karşılaşmak
happen upon f. rast gelmek
happen along f. şans eseri karşılaşmak
happen along f. rast gelmek
happen on f. rast gelmek
happen on f. şans eseri bulmak
happen upon f. şans eseri buluşmak
couldn't happen to a nicer (person) f. hak ettiğini bulmak
couldn't happen to a nicer (person) f. layığını bulmak
couldn't happen to a nicer (person) f. müstahak olmak
be no question that (something will happen/is the case) f. gününde olmamak
be no question that (something will happen/is the case) f. iyi gününde olmamak
be no question that (something will happen/is the case) f. şanslı gününde olmamak
be no question that (something will happen/is the case) f. kötü gününde olmak
be no question that (something will happen/is the case) f. şanssız gününde olmak
a disaster waiting to happen i. geliyorum diyen kaza/felaket
a disaster waiting to happen i. bir kazaya/bir felakete sebebiyet verecek şey
an accident waiting to happen i. geliyorum diyen kaza/felaket
an accident waiting to happen i. bir kazaya/bir felakete sebebiyet verecek şey
an accident waiting to happen i. geliyorum diyen kaza
an accident waiting to happen i. kazaya meydan verecek durum
an accident waiting to happen i. geliyorum diyen kaza
an accident waiting to happen i. göz göre göre yaklaşan kaza
an accident waiting to happen i. beklenen kaza
an accident waiting to happen i. saatli bomba gibi bekleyen kaza
an accident waiting to happen i. baştan belli olan kaza
a disaster waiting to happen i. geliyorum diyen felaket
a disaster waiting to happen i. göz göre göre yaklaşan felaket
a disaster waiting to happen i. beklenen felaket
a disaster waiting to happen i. saatli bomba gibi bekleyen felaket
a disaster waiting to happen i. baştan belli olan felaket
an accident waiting to happen i. geliyorum diyen kaza/felaket
an accident waiting to happen i. bir kazaya/felakete sebebiyet verecek şey
an accident waiting to happen i. kazaya davetiye çıkaran durum
an accident waiting to happen i. kazaya meydan verecek durum
an accident waiting to happen i. göz göre göre yaklaşan kaza
an accident waiting to happen i. beklenen kaza
an accident waiting to happen i. baştan belli olan kaza
an accident waiting to happen i. saatli bomba gibi bekleyen kaza
an accident waiting to happen i. geliyorum diyen kaza
an accident waiting to happen i. bir kazaya sebebiyet verecek şey/kimse
an accident waiting to happen i. göz göre göre yaklaşan kaza
an accident waiting to happen i. beklenen kaza
an accident waiting to happen i. baştan belli olan kaza
an accident waiting to happen i. kazaya davetiye çıkaran durum/kimse
a disaster waiting to happen i. geliyorum diyen felaket
a disaster waiting to happen i. bir felakete sebebiyet verecek şey/kimse
a disaster waiting to happen i. göz göre göre yaklaşan felaket
a disaster waiting to happen i. beklenen felaket
a disaster waiting to happen i. baştan belli olan felaket
a disaster waiting to happen i. felakete davetiye çıkaran durum/kimse
an accident waiting to happen i. geliyorum diyen kaza
an accident waiting to happen i. bir kazaya sebebiyet verecek şey/kimse
an accident waiting to happen i. göz göre göre yaklaşan kaza
an accident waiting to happen i. beklenen kaza
an accident waiting to happen i. baştan belli olan kaza
an accident waiting to happen i. kazaya davetiye çıkaran durum/kimse
a disaster waiting to happen i. geliyorum diyen felaket
a disaster waiting to happen i. bir felakete sebebiyet verecek şey/kimse
a disaster waiting to happen i. göz göre göre yaklaşan felaket
a disaster waiting to happen i. beklenen felaket
a disaster waiting to happen i. baştan belli olan felaket
a disaster waiting to happen i. felakete davetiye çıkaran durum/kimse
anything can happen expr. her şey olabilir
anything can happen expr. hala (kazanma) şansımız var
anything can happen expr. daha bitiş düdüğü çalmadı
anything can/might happen expr. her şey olabilir
anything can/might happen expr. hala (kazanma) şansımız var
anything can/might happen expr. daha bitiş düdüğü çalmadı
shouldn't happen to a dog expr. düşmanıma bile (düşmanımın başına bile gelsin) istemem
worse things happen at sea expr. kendi sorunlarını çok dert etme (başkalarının daha büyük sorunları var) (haline şükret)
accidents will happen expr. kafanı takma (kazalar her zaman olur)
it could happen to a bishop expr. herkesin başına gelebilir
(something) shouldn't happen to a dog expr. (bir şeyi) allah düşmanımın başına vermesin
(something) shouldn't happen to a dog expr. (bir şeyi) allah düşmanıma bile vermesin
(something) shouldn't happen to a dog expr. (bir şeyi) allah kimsenin başına vermesin
(something) shouldn't happen to a dog expr. (bir şey) düşmanımın bile/kimsenin başına gelmesin
(something) shouldn't happen to a dog expr. (bir şey) evlerden ırak
accidents will happen expr. kaza bu, olur
accidents will happen expr. kaza bu, herkesin başına gelebilir
Speaking
nothing is going to happen between us expr. aramızda hiçbir şey olmayacak
do you happen to know? expr. acaba biliyor musunuz?
I don't want anything to happen between us expr. aramızda bir şey olmasını istemiyorum
I don't want anything to happen between us expr. aramızda bir şeyler olmasını istemiyorum
accidents happen in surgeries all the time expr. ameliyatlarda kazalar hep yaşanır
why did this happen? expr. bu neden oldu?
if things continue to happen like this expr. böyle giderse
you wouldn't want that to happen expr. bunun olmasını istemezsin
I told you this would happen expr. bunun olacağını söylemiştim
I can't let it happen expr. bunun olmasına izin veremem
what makes you think that's gonna happen? expr. bunun olacağını da nereden çıkartıyorsun?
nothing would happen to us expr. bize bir şey olmaz
she never thought that this would happen expr. bunun olacağını hiç düşünmemişti
that will never happen to me expr. bu asla benim başıma gelmeyecek
do we wait for that to happen? expr. bunun olmasını mı bekleyeceğiz?
I know you won't let that happen expr. böyle bir şeyin olmasına izin vermeyeceğini biliyorum
how does something like that happen? expr. böyle bir şey nasıl olabilir?
don't let it happen again expr. bir daha olmasın
when did this happen? expr. bu ne zaman oldu?
it won't happen again expr. bir daha olmayacak
won't happen again expr. bir daha olmaz
these things happen expr. böyle şeyler olur
do not let that happen again expr. bir daha olmasın
how the hell did that happen? expr. bu nasıl oldu yahu?
I'm not gonna let that happen to you expr. bunun sana olmasına izin vermeyeceğim
we can't let that happen expr. buna izin veremeyiz
I knew something like this was gonna happen expr. böyle bir şeyin olacağını biliyordum
I can't let it happen again expr. bunun yeniden olmasına izin veremem
I never thought this would happen expr. bunun olacağını hiç düşünmemiştim
this wasn't supposed to happen expr. bunun olmaması gerekirdi
where did this happen? expr. bu nerede oldu?
I wouldn't want that to happen expr. bunun olmasını istemem
I'm not gonna let anything bad happen to you expr. başına kötü bir şey gelmesine izin vermeyeceğim
you wouldn't want that to happen would you? expr. bunun olmasını istemezsin değil mi?
it will not happen again expr. bir daha olmayacak
have you ever had anything like that happen to you before? expr. daha önce böyle bir şey yaşadın mı?
what is/was the worst that could happen? expr. daha kötü ne olabilirdi ki?
what is the worst that could happen? expr. daha kötü ne olabilirdi?
what would be the worst that could happen? expr. daha kötü ne olabilirdi ki?
if anything should happen expr. herhangi bir sorun olursa
hope this doesn't mean something bad's going to happen expr. hayırdır inşallah
it will happen sooner or later expr. er ya da geç olacak
if anything should happen expr. herhangi bir şey olursa
make things happen expr. işleri gerçekleştirmek
don't let anything happen to him expr. ona bir şey olmasına izin verme
how did that happen? expr. nasıl oldu bu?
how did the accident happen? expr. kaza nasıl oldu?
don't let anything happen to it expr. ona bir şey olmasına izin verme
how did the accident happen? expr. kaza nasıl meydana geldi?
why did this have to happen on the last day? expr. neden son günde böyle bir şey olmak zorunda ki?
don't let anything happen to her expr. ona bir şey olmasına izin verme
when did this happen? expr. ne zaman olmuş bu?
I feel like something bad is going to happen expr. kötü bir şey olacakmış gibi hissediyorum
I don't know what's going to happen expr. ne olacağını bilmiyorum
you know what's gonna happen when you die? expr. öldüğünüz zaman ne olacağını biliyor musunuz?
how did it happen? expr. nasıl oldu/olmuş?
something bad is going to happen expr. kötü şeyler olacak
where does it happen? expr. nerede oluyor?
where does it happen? expr. nerede olur?
there is no saying what will happen expr. ne olacağını kimse bilmez
that's what's gonna happen expr. olacak olan bu
nothing bad is going to happen expr. kötü şeyler olmayacak
when did the robbery happen? expr. soygun ne zaman oldu?
what's gonna happen now? expr. şimdi ne olacak?
I won't let anything happen to you expr. sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim
I can't keep letting this happen to you expr. sana bunların olmasına daha fazla izin veremem
if you happen to pass by expr. yolun denk düşerse
just make it happen expr. yap gitsin
if you happen to pass by expr. yolun düşerse
hope this doesn't mean something bad's going to happen expr. umarım bu bir şeylerin kötüye gideceğine işaret etmiyordur
Slang
what the hell would happen? expr. ne yazar?
what the hell would happen? expr. kaç yazar?
pics or it didn't happen expr. fotoğraf görmeden inanmam
pics or it didn't happen expr. ya fotoğrafını gönder ya da yalan söylüyorsun
pics or it didn't happen expr. fotoğraf gönder yoksa inanmam
pics or it didn't happen expr. resim yoksa inanmam