Rolling - Türkçe İngilizce Sözlük

Rolling

"Rolling" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 58 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
rolling i. yuvarlanma
Genel
rolling i. yalpalama
rolling i. yalpa
rolling i. sallantı
rolling i. gürleme
rolling i. yuvarlama
rolling i. yuvarlanış
rolling i. derin ve uzun süren ses
rolling i. bir şeyi tekerleklerle itme
rolling s. inişli yokuşlu (arazi)
rolling s. dalgalı (deniz)
rolling s. yuvarlanan
rolling s. dalgalı
rolling s. bir yandan öbür yana hareket eden
rolling s. yukarı aşağı hareket eden
rolling s. bir yandan öbür yana sallanan
rolling s. bir yandan öbür yana savrulan
rolling s. kendi üzerine katlanan
rolling s. kendisine doğru dönen
rolling s. çınlayan
rolling s. yankılanan
rolling s. yansıyan
rolling s. titrek
rolling s. yuvarlayarak telaffuz edilen
rolling s. dalgalanan
rolling s. yükselen
rolling s. çalkalanan
rolling s. kademeli yüzey titreşimlerine sahip olan
rolling s. kademeli yüzey dalgalanmalarına sahip olan
rolling s. yinelenen
rolling s. tekrar eden
rolling s. elektrik dağıtımın farklı bölgelerde çeşitli süreler boyunca durdurulduğu (kesinti)
Ticaret/Ekonomi
rolling i. kaydırma
rolling i. periyodik ilerleme
Teknik
rolling i. çekme
rolling i. haddeden çekme
rolling i. haddeleme
rolling i. haddeden geçirme
rolling i. silindirden geçirerek sıkıştırma
rolling i. silindirleme
rolling i. silindirle sıkıştırma
rolling i. yalpalama
rolling i. yuvarlanma
rolling s. dönen
rolling s. yuvarlanan
Mekanik
rolling i. haddeleme
Otomotiv
rolling i. diş açma
rolling i. haddeleme
rolling i. yan yatma
rolling i. yuvarlanma
Denizcilik
rolling i. yalpa
Coğrafya
rolling i. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
Spor
rolling i. yuvarlama
Argo
rolling s. aşırı zengin
rolling s. aşırı varlıklı
rolling zf. sallanan
rolling zf. sendeleyen
rolling zf. yalpalayan

"Rolling" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
rolling pin i. oklava
Genel
rolling into a ball i. dertop
rolling stock i. katar
rolling and scoring machine i. merdane ve kertme makinesi
rolling mill i. hadde
rolling and scoring machine i. merdane ve ertme makinesi
measuring and rolling machine i. ölçme sarma makinesi
rolling mill i. un değirmeni
rolling stock i. bir şirketin karayolu taşıtları
rolling stone i. avare avare dolaşan kimse
rolling stone i. bir dalda durmayan kimse
rolling stone i. durup dinlenmeden orada burada gezinen kimse
rolling stone i. bir baltaya sap olmayan tip
rolling stone i. yuvarlanan taş
rolling stone i. çok gezen kişi
cold rolling mill i. soğuk haddehane
rolling stock i. demiryolu levazımı
rolling cylinder i. merdane
rolling ladders i. kayar merdiven
rolling horizon i. dönen planlama ufku
rolling horizon i. yuvarlanan ufuk
rolling paper i. sigara kağıdı
rolling paper i. sigara sarma kağıdı
rolling paper i. çarşaf
rolling hills i. inişli çıkışlı tepeler
rolling boil i. suyun fokurdaması
rolling stone i. sık sık iş değiştiren kimse
rolling bridge i. açılır asma köprü
rolling stone i. gezgin kimse
rolling stone i. sık sık yer değiştiren kimse
rolling bridge i. açılıp kapanan köprü
rolling hitch i. çok ilmekli düğüm
rolling bridge i. açılır kapanır köprü
rolling blackout i. (tasarruf olarak) bir dizi kasıtlı elektrik kesintisi
rolling stone i. bir baltaya sap olmayan kimse
rolling terrain i. engebeli arazi
keep the ball rolling f. iyi bir işi sürdürmek
look at with rolling eyes f. fıldır fıldır bakmak
keep the ball rolling f. sürdürmek
get rolling f. yuvarlanmak
keep the ball rolling f. devam ettirmek
start the ball rolling f. işi başlatmak
get the ball rolling f. işleri başlatmak
rocking and rolling s. rock'n roll'dan
İfadeler
in a rolling year expr. takip eden bir yıl içinde
Atasözü
a rolling stone gathers no moss sürekli hareket halinde olan/göçüp konan/yeri yurdu olmayan kişinin kökü/yeri/yuvası/birikimi olamaz
a rolling stone gathers no moss yuvarlanan taş yosun tutmaz
rolling stones gather no moss yuvarlanan taş yosun tutmaz
Konuşma Dili
keep the ball rolling f. işleri kaldığı yerden devam ettirmek
get the ball rolling f. işleri kaldığı yerden devam ettirmek
set the ball rolling f. işleri kaldığı yerden devam ettirmek
rolling in money s. servet içinde yüzen
rolling in money s. para içinde yüzen
rolling in money expr. çok zengin
rolling stones gather no moss expr. çok gezen az bağlanır
easy as rolling off a log expr. çok kolay
get rolling expr. çabuk ol
get rolling expr. elini çabuk tut
get rolling expr. acele et
Deyim
rolling stone i. seyyah
rolling stone i. bir dalda durmayan kimse
loose cannon on rolling deck i. nerede ne yapacağı belli olmayan çevresine zarar veren kimse
a rolling stone i. göçüp konan kimse
a rolling stone i. belli bir yeri olmayan kimse
a rolling stone i. yeri yurdu olmayan kimse
a rolling stone i. bir yerde uzun süre kalmayan kimse
a rolling stone i. sürekli hareket halinde olan kimse
a rolling stone i. yerleşik bir hayatı olmayan kimse
rolling in the aisles i. gülmekten yerlere yatma
rolling in (something) i. (bir şey) içinde yuvarlanma
rolling in (something) i. (bir şey) içinde yüzme
have them rolling in the aisles f. gülmekten yerlere yatırmak
get them rolling in the aisles f. gülmekten yerlere yatırmak
have somebody rolling in the aisles f. gülmekten yerlere yatırmak
be rolling in the aisles f. gülmekten yerlere yatmak
leave them rolling in the aisles f. gülmekten yerlere yatırmak
keep the ball rolling f. yürütmek
start the ball rolling f. önayak olmak
set the ball rolling f. önayak olmak
get the ball rolling f. (bir şeylerin başlamasına) önayak olmak
get the ball rolling f. bir şeyleri başlatmak
start the ball rolling f. bir şeyleri başlatmak
start the ball rolling f. (bir şeylerin başlamasına) önayak olmak
get rolling f. işe koyulmak
get something rolling f. (bir işi vb) başlatmak
get rolling f. başlamak
leave them rolling in the aisles f. kahkahalara boğmak
get them rolling in the aisles f. kahkahalara boğmak
have them rolling in the aisles f. kahkahalara boğmak
be rolling in money f. para içinde yüzmek
be rolling in the aisles f. gülmekten yarılmak
be rolling in the aisles f. gül gül ölmek
be rolling in the aisles f. gülmekten ölmek
be rolling high f. alkol/uyuşturucu etkisi altındaki mutluluk hali
be rolling high f. alkolün/uyuşturucunun verdiği uzun süreli neşe
be rolling high f. alkol veya uyuşturucu etkisi altında uçmak
be rolling in wealth f. varlık içinde yüzmek
be rolling in wealth f. lüks içinde yüzmek
be rolling in wealth f. çok zengin olmak
be rolling in wealth f. para içinde yüzmek
be rolling in wealth f. bolluk içinde yüzmek
be (as) easy as rolling off (of) a log f. çantada keklik olmak
be (as) easy as rolling off (of) a log f. çok basit olmak
be (as) easy as rolling off (of) a log f. işten bile olmamak
be (as) easy as rolling off (of) a log f. pek beceri/çaba gerektirmemek
be (as) easy as rolling off (of) a log f. çocuk oyuncağı olmak
be (as) easy as rolling off (of) a log f. çok kolay olmak
be rolling in dough f. çok zengin olmak
be rolling in dough f. çok varlıklı olmak
be rolling in it f. çok varlıklı olmak
be rolling in it f. para içinde yüzmek
be rolling in dough f. para içinde yüzmek
be rolling f. yuvarlanmak
be rolling in it f. çok zengin olmak
be rolling in it f. çok parası olmak
be rolling in dough f. çok parası olmak
be rolling in dough f. varlık/zenginlik içinde yüzmek
be rolling in it f. varlık/zenginlik içinde yüzmek
be rolling f. içinde yüzmek
get/keep/set/start the ball rolling f. (bir şeylerin başlamasına/sürdürülmesine/yürütülmesine) önayak olmak
get/keep/set/start the ball rolling f. bir şeyleri başlatmak/sürdürmek/yürütmek
have (one) rolling in the aisles f. (birini) gülmekten kırıp geçirmek
have (one) rolling in the aisles f. (birini) kahkahalara boğmak
have (one) rolling in the aisles f. (birini) çok güldürmek
have (one) rolling in the aisles f. (birini) kahkahalarla güldürmek
have (one) rolling in the aisles f. (birini) gülmekten yerlere yatırmak
have (one) rolling in the aisles f. (birini) gülmekten öldürmek
have people rolling in the aisles f. kahkahalara boğmak
have people rolling in the aisles f. gülmekten yerlere yatırmak
rolling in clover s. çok mutlu
rolling in clover s. bahtiyar
rolling in clover s. mutluluktan uçmuş
rolling in clover s. sevincinden havalara uçmuş
rolling in it s. varlık içinde
rolling in it s. çok zengin
rolling in it s. zenginlik/para içinde
rolling in it s. varlıklı
(as) easy as rolling off a log s. çok temel
(as) easy as rolling off a log s. çocuk oyuncağı
(as) easy as rolling off a log s. işten bile değil
(as) easy as rolling off a log s. çok basit
(as) easy as rolling off a log s. çantada keklik
rolling in (something) s. (bir şey) içinde yüzen
rolling in the aisles s. gülmekten yerlere yatan
rolling in (something) s. (bir şey) içinde yuvarlanan
easy as rolling off a log expr. çocuk oyuncağı
as easy as rolling off a log expr. çok kolay
rolling in the dough expr. çok parası olan
rolling in the dough expr. varlık içinde olan
let's get the ball rolling expr. haydi başlayalım