Wander- - Türkçe İngilizce Sözlük

Wander-

"Wander-" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 88 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
wander i. amaçsızca gezinme
wander f. başıboş dolaşmak
wander f. dolaşmak
wander f. amaçsızca dolaşmak
Genel
wander idly i. özgür yaşam
wander i. dolaşma
wander i. sayıklama
wander i. gezinti
wander i. dolaşma
wander f. sapmak
wander about f. gezinmek
wander from f. sapmak
wander f. kıvrıla kıvrıla gitmek
wander f. sayıklamak
wander from f. ayrılmak
wander from the subject at hand f. ele alınan konudan ayrılmak
wander f. yolunu şaşırmak
wander about f. başıboş dolaşmak
wander f. kaybolmak
wander around idly f. avare dolaşmak
wander f. gezinmek
wander idly f. sürtmek
wander f. abuk sabuk konuşmak
wander around f. dolaşmak
wander off f. başkalarından ayrılarak kendi başına dolaşmak
wander off f. konu dışına çıkmak
wander f. sürtmek
wander away f. uzaklaşmak
wander f. uzaklaşmak
wander off f. ayrılmak (esas konudan)
wander around f. başıboş dolaşmak
wander about f. boş boş dolaşmak
wander off f. konudan konuya atlamak
wander f. dalıp gitmek
wander f. çevreyi dolaşmak
wander around f. amaçsızca dolanmak
wander around f. amaçsızca dolaşmak
wander around f. dolanıp durmak
wander off f. sapmak
wander off f. farklı şeylere dalıp gitmek
wander off f. konudan ayrılmak
wander from the subject f. konudan ayrılmak
wander off f. karışmak
wander from the subject f. konudan sapmak
wander off f. konudan sapmak
wander f. gezmek
wander off the subject f. konuyu saptırmak
wander off the subject f. konudan sapmak
wander about f. boş boş takılmak
wander about f. dolanıp durmak
wander f. dolanıp durmak
wander from f. -den sapmak
wander from f. -den ayrılmak
wander f. akıp gitmek
wander f. doğru yoldan ayrılmak
wander aimlessly f. başıboş dolaşmak
wander aimlessly f. aylak aylak dolanmak
wander away from the topic f. konudan sapmak
wander f. dağılıp gitmek
wander f. dağılmak
wander out into the world f. dünyaya açılmak
wander f. amaçsız gezmek
Öbek Fiiller
wander in f. başıboş dolaşmak
wander around f. aylaklık etmek
wander around f. oyalanmak
wander through f. gezinmek
wander into f. gezinmek
wander around f. gezinmek
wander away (from someone or something) f. (birinin/bir şeyin) yanından ayrılmak
wander into (some place) f. (bir yere) öylesine/rastgele girmek
wander off (from someone or something) f. (birinin/bir şeyin) yanından ayrılmak
wander from (someone or something) f. (bir öğretiden, ideolojiden, prensipten) uzaklaşmak/ayrılmak
wander from (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) yanından ayrılmak
wander away (from someone or something) f. (birinden/bir şeyden) uzaklaşmak
wander into (some place) f. (bir yere) elini kolunu sallayarak girmek
wander off (from someone or something) f. (birinden/bir şeyden) uzaklaşmak
wander from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) uzaklaşmak
İfadeler
not all those who wander, are lost expr. başıboş dolanan herkes kaybolmuş değildir
Deyim
mind starts to wander expr. konuyla ilgili olmayan şeylerin düşünülmeye başlanması
Teknik
real wander i. gerçek presesyon
baseline wander i. taban çizgisi sapması
wander f. dolaşmak
Telekom
control of jitter and wander within synchronization networks i. senkronizasyon ağları içerisinde gezinme ve rasgele hareket denetimi
Otomotiv
wind wander i. rüzgara bağlı gezme
Jeoloji
polar wander i. kutup kayması
polar wander i. yeryüzünün manyetik kutuplarının hareketi
Askeri
apparent wander i. görünen sapma
Star Wars
wander-class jump freighter i. gezici-sınıfı zıplayıcı yük gemisi