Within - Türkçe İngilizce Sözlük

Within

"Within" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
within ed. dahilinde
within ed. içinde
within ed. içerisinde
within ed. bünyesinde
Genel
within i. içeri
within s. içinde yatan
within s. içinde bulunan
within s. dahil
within zf. için için
within zf. içinden
within zf. zihnen
within zf. yürekten
within zf. içeriden
within zf. de/da
within zf. den az
within zf. içinde
within zf. kapsamında
within zf.
within ed. kapsamında
within ed. zarfında
within ed. içeriye
within ed. içeride
within ed. dahilindeki
within ed. süresi içinde
within ed. içerde
within ed. aşmadan
within ed. (başka bir şeyden) daha yakın
within ed. (başka bir şeyden) daha uzakta olmayan
within ed. çerçevesinde
within ed. de/da
Teknik
within ed. içinde
Tiyatro
within zf. sahne arkasında
within zf. perde arkasında
Eski Kullanım
within ed. diğer tarafında
within ed. ötesinde
within ed. ortasında

"Within" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
within-group variance i. öbek içi değişke
a dream within a dream i. rüya içinde rüya
story within a story i. hikaye içinde hikaye
story within a story i. öykü içinde öykü
be within someone's grasp f. birinin kavrayışı içinde olmak
be within someone's grasp f. birinin elde edebileceği bir şey gibi olmak
be within earshot f. duyabilmek
be within reason f. akıl karı olmak
be within one's means f. harcı olmak
be within arm's reach f. elinin altında olmak
be within earshot f. yakın olduğu için işitebilmek
come within an inch of f. kıl payı kalmak
well within f. ile dolmak (gözyaşı/bir duygu)
be within the bounds of possibility f. imkan dahilinde olmak
fall within f. yer almak
keep something within reach f. el altında bulundurmak
be within one's capabilities f. elden gelmek
be within the scope of f. kapsamında yer almak
purchase goods within the country f. yurt içinden ürün satın almak
fall within the remit of someone f. görev alanına girmek
be within the province of someone f. görev alanına girmek
keep within bounds f. aşırıya kaçmamak
keep within bounds f. belli bir sınırda tutmak
live within one's limits f. kendi olanaklarının dahilinde yaşamak
be contained within f. bünyesinde bulunmak
act within one's rights f. hakları dahilinde hareket etmek
act within one's rights f. kendi hakları dahilinde hareket etmek
contain within itself f. içinde barındırmak
contain within itself f. bünyesinde barındırmak
be/exist within the structure of f. bünyesinde yer almak
live within one's assigned area f. kendisine tahsis edilen/verilen alan/bölge içerisinde/dahilinde yaşamak
remain within voice distance of somebody f. birinin ses mesafesinde kalmak
remain within touch distance of somebody f. birinin temas mesafesinde kalmak
be arrested within the scope of Feb. 28 investigation f. 28 şubat soruşturması kapsamında tutuklanmak
doesn't come within one's area of expertise f. uzmanlık alanına girmemek
come within one's area of expertise f. uzmanlık alanına girmek
fall within one's area of expertise f. uzmanlık alanına girmek
doesn't fall within one's area of expertise f. uzmanlık alanına girmemek
within the ironic f. şiir yazmak
be within one's area of interest f. ilgi alanına girmek
be arrested within the scope of investigation f. soruşturma kapsamında tutuklanmak
keep within bounds f. sınırı aşmamak
keep within bounds f. gizlilik içinde hareket etmek
fall within the jurisdiction f. yetki alanına girmek
be within striking distance of f. ramak kalmak
be within striking distance of f. çok yaklaşmak
be within striking distance of f. eşiğine gelmek
be within striking distance of f. burun buruna gelmek
come within striking distance of f. çok yaklaşmak
come within striking distance of f. ramak kalmak
come within striking distance of f. burun buruna gelmek
come within striking distance of f. eşiğine gelmek
within cry s. çağırınca duyabilecek uzaklıkta
within a hair's breadth s. kıl payı
from within zf. içeriden
within walking distance zf. yürüme mesafesinde
within hearing zf. işitebilecek yakınlıkta
within reason zf. makul bir sınırı aşmadan
within view zf. meydanda
within reason zf. makul ölçüde
within this period zf. bu süreçte
within my province zf. ihtisasım dahilinde
within hail zf. seslenebilecek uzaklıkta
within reason zf. akla yakın
within a short time zf. tez vakitte
from within zf. içten
within doors zf. içeride
within sight zf. görüş alanı içinde
within reason zf. makul düzeyde
from within zf. belirli bir mesafe yakınlıkta
within reason zf. mantıklı
within working hours zf. mesai saatleri içinde
within this scope zf. bu kapsamda
within my ken zf. gözümün seçebildiği yerde
within 48 hours zf. 48 saat içinde
one within the other zf. iç içe
from within zf. belirli bir zaman içinde
within reason zf. makul
within one's province zf. yetki alanında
within that period zf. bu süreçte
within doors zf. evde
within limits zf. belli bir dereceye kadar
within hail zf. yakın
within my ken zf. bildiklerim arasında
within your discretion zf. arzunuza bağlı
within your discretion zf. nasıl isterseniz
within submission date zf. teslim tarihi içerisinde
within one's ability zf. dişine göre
within call zf. seslenildiği zaman duyulabilecek uzaklıkta
within striking distance zf. vurulacak mesafede
within doors zf. içerde
within striking distance zf. darbe indirecek mesafede
within ear zf. işitebilecek uzaklıkta
within one's province zf. yetkisi içinde
within walking distance zf. yürüyüş mesafesinde
within limits zf. belli sınırlar içinde
outside and within zf. içerde ve dışarda
outside and within zf. dahili ve harici
within our organization zf. bünyemizde
within our constitution zf. bünyemizde
within a few days zf. birkaç gün içerisinde
within a few days zf. birkaç gün içinde
within possibility zf. imkan dahilinde
within a fixed time zf. belirli bir zaman zarfında
within today zf. bugün içinde
within sight zf. görünürde
within one's knowledge zf. bilgisi dahilinde
within this framework zf. bu kapsamda
within this framework zf. bu çerçevede
within this scope zf. bu çerçevede
within a single day zf. tek bir gün içinde
within a single day zf. tek bir gün içerisinde
within ten years zf. on sene içinde
within a decade zf. on yıl içinde
within ten years zf. 10 sene içinde
within ten years zf. 10 yıl içindeki
within a decade zf. 10 sene içinde
within ten years zf. on yıl içindeki
within ten years zf. 10 yıl içinde
within ten years zf. on yıl içinde
within a decade zf. 10 yıl içinde
within a decade zf. on sene içinde
not within one's knowledge zf. bilgisi dışında
within a reasonable time zf. makul bir zaman içinde
within a few days from zf. itibaren birkaç gün içerisinde
within two months from zf. -den itibaren 2 ay içinde
within a few days from zf. itibaren birkaç gün içinde
within 2 months as of zf. -den itibaren iki ay içinde
within a month following zf. takiben bir ay içerisinde
within a month following zf. takiben bir ay içinde
within a month following zf. takiben bir ay zarfında
within this total zf. bu toplam içinde
within today zf. gün içinde
within today zf. gün içerisinde
within a period of 24 hours zf. 24 saatlik zaman dilimi içinde
within a period of 24 hours zf. 24 saatlik zaman dilimi içerisinde
within this direction zf. bu minvalde
within years zf. yıllar içinde
within minutes zf. dakikalar içinde
within this context zf. bu bağlamda
within this time period zf. bu zaman zarfında
within seconds zf. saniyeler içerisinde
within an hour zf. 1 saat içinde
within this period zf. bu süre içerisinde
within the country zf. yurt içinden
within a week zf. bir hafta içinde
within this week zf. bu hafta içinde
from within ed. içinden
within an ace of ed. neredeyse
within an ace of ed. az kalsın