afford - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

afford

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"afford" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
afford f. parası yetmek
afford f. satın almaya gücü yetmek
General
afford f. zamanı olmak
afford f. gücü yetmek
afford f. maddi gücü yetmek
afford f. bulabilmek
afford f. çıkışmak
afford f. göze almak
afford f. karşılamak (parasal olarak)
afford f. parası olmak (bir şey için)
afford f. maddi olarak gücü yetmek
afford f. zarar görmeden yapabilmek
afford f. parası yetmek
afford f. durumu el vermek
afford f. sağlamak
afford f. mali gücü yetmek
afford f. vermek
Trade/Economic
afford (paraca) gücü yetmek
Law
afford gücü yetmek

"afford" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
General
afford advantage f. menfaat temin etmek
afford advantage f. menfaat elde etmek
afford advantage f. çıkar sağlamak
afford assistance f. yardım etmek
afford guaranty f. garanti vermek
afford pleasure f. neşe vermek
afford pleasure f. sevinç vermek
afford security f. garanti vermek
afford the charge f. ücreti karşılamak
afford the fee f. ücreti karşılamak
afford to (buy something) f. parası yetmek
can afford to f. maddi açıdan parası yetmek
cannot afford to overlook f. gözden kaçırmamak
can't afford f. (maddi) gücü yetmemek
can't afford f. karşılayamamak
can't afford f. yeterince parası olmamak
not afford to (buy something) f. parası yetmemek
Idioms
can ill afford (sonu kötü olacak bir şeyin yapılmasını) göze alamamak
Speaking
how are we going to afford it? bunu nasıl karşılayacağız?
I can barely afford for my bills faturalarımı zar zor ödüyorum
i can't afford it (maddi olarak) buna gücüm yetmez
i charge what you can afford gönlünüzden ne koparsa
i wish i could afford it keşke parasını karşılayabilseydim
we can't afford this bunu karşılayamayız
Trade/Economic
all-you-can-afford technique pazarlamada özel bir satış geliştirme bütçesi hazırlama yöntemi
can not afford the rent kirayı ödeyememek
Law
if you cannot afford an attorney eğer avukat tutacak durumda değilsen senin için bir avukat atanacaktır