ayaklar - Türkçe İngilizce Sözlük

ayaklar

"ayaklar" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
ayaklar feet i.
She has many tattoos on her feet.
Ayaklarında birçok dövme var.

More Sentences
Genel
ayaklar trotters i.
Konuşma Dili
ayaklar crunchers i.
Argo
ayaklar tootsies i.
ayaklar trilby i.
ayaklar getaway sticks i.
ayaklar plates i.
ayaklar dogs i.
ayaklar dogs i.
İngiliz Argosu
ayaklar plates (of meat) i.

"ayaklar" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 66 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar stilt i.
eller ve ayaklar extremities i.
arka ayaklar hind legs i.
ayaklar üzerine temel pier foundation i.
ön ayaklar front legs i.
kirli ayaklar dirty feet i.
el veya ayaklar için metal zincir kelepçe chains i.
müslüman kadınların yüz, eller ve ayaklar hariç vücudunun tamamını örttüğü geleneksel bir giyim tarzı hijab i.
(ayrık oturuşta) ayaklar arası mesafe straddle i.
ayaklar altına almak trample on f.
ayaklar altına almak disregard f.
ayaklar ile yükseltmek stiltify f.
ayaklar altına almak trod f.
ayaklar altında çiğnenmiş downtrodden s.
ayaklar altına alınmış trodden s.
ayaklar altına alınmış trampled s.
ayaklar zemine yakın olacak şekilde dans eden terre à terre s.
ayaklar altına alınmamış untrampled s.
sağ ve sol ayaklar için tasarlanmış right-and-left s.
(hanedan armalarında hayvan) ayaklar yukarıya bakacak şekilde karın üstü yatan couchant s.
ayaklar ile desteklenen stilted s.
ayaklar altında underfoot zf.
ayaklar önde olarak feetfirst zf.
Öbek Fiiller
(dört ayaklılarda) arka ayaklar üzerine kalkmak rise up f.
(birini/bir şeyi) ayaklar altına almak trample on (someone or something) f.
İfadeler
ayaklar baş olmuş başlar ayak the inmates have taken over the asylum expr.
ayaklar baş olmuş başlar ayak the lunatics have taken over the asylum expr.
ayaklar baş olmuş başlar ayak the inmates are running the asylum expr.
ayaklar baş olmuş başlar ayak the lunatics are running the asylum expr.
Konuşma Dili
ayaklar altına almak tromp f.
önce ayaklar girecek şekilde feet first zf.
Deyim
al ayaklar peaches and cream i.
gururunu ayaklar altına almak swallow one's pride f.
gururunu ayaklar altına almak pocket one's pride f.
gururunu ayaklar altına almak swallow pride f.
gururunu ayaklar altına almak swallow your pride f.
akılsız başın cezasını ayaklar çeker foolish head weary feet expr.
ayaklar baş oldu wag the dog expr.
ayaklar baş oldu the tail wagging the dog expr.
ayaklar baş başlar ayak oldu the inmates are running the asylum expr.
ayaklar baş başlar ayak oldu the lunatics are running the asylum expr.
ayaklar baş başlar ayak olmuş the inmates are running the asylum expr.
ayaklar baş başlar ayak olmuş the lunatics are running the asylum expr.
ayaklar baş olmuş başlar ayak the inmates are running the asylum expr.
ayaklar baş olmuş başlar ayak the lunatics are running the asylum expr.
ayaklar baş oldu the tail wags the dog expr.
Teknik
kayıcı ayaklar sliding feet i.
Mimarlık
kenar ayaklar antae i.
İnşaat
grup gömme ayaklar grouped pilasters i.
Medikal
destekleyici ayaklar underpinnings i.
ayaklar ile ilgili podalic s.
Biyoloji
yalancı ayaklar oluşturarak hareket edip beslenen tek hücreli sarcodine i.
yalancı ayaklar oluşturarak hareket edip beslenen tek hücrelileri içeren sarcodina şubesine ait sarcodinian s.
yalancı ayaklar oluşturarak hareket edip beslenen tek hücrelileri içeren sarcodina şubesi ile ilişkili sarcodinian s.
Zooloji
(at gibi dört ayaklılarda) vücudun ön ayaklar, omuzlar ve bu organlara bitişik bulunan bölümleri forequarters i.
Tarım
ayaklar arası uzaklık tine spacing i.
Askeri
kagir ayaklar masonry piers i.
bacak ve ayaklar lower extremities i.
Silah/Atıcılık
özel ayaklar üzerinde namlu dan yükseltilmiş bant ventilated rib i.
dürbün takılabilmesi için silaha bağlanan ayaklar scope bases i.
tüfeğin ayaklar üzerine oturtulmasını sağlayan beşik cradle i.
silahın ayaklar üzerine sabitlenmesini sağlayan kenetlenme anahtarı clamping key i.
portatif ayaklar ve bunların takma yeri bipod i.
Müzik
ayaklar çapraz olarak bir ayaktan diğerine bir adım dansında denge değişikliği rock i.
(kare meydan dansında) ayaklar ile kare çizilen bir hareket square i.
Kuşbilim
heterodaktil ayaklar ile ilgili heterodactylous s.