begin ! - Türkçe İngilizce Sözlük

begin !

"begin !" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
begin f. başlatmak
begin f. başlamak
Genel
begin beat f. girişmek
begin to hope f. umutlanmak
begin a new season f. perdelerini açmak
begin to enjoy prosperity f. feraha çıkmak
begin to flag f. yorulmaya başlamak
begin afresh f. yeniden başlamak
begin f. önayak olmak
begin f. meydana gelmek
begin f. açılışı yapmak
begin f. yüz tutmak
begin quarreling f. kavgaya tutuşmak
not to begin f. el sürmemek
begin to go well f. adama dönmek
begin to mourn f. mateme girmek
begin to walk f. ayaklanmak
begin to scream f. feryadı basmak
begin to be forgotten f. unutulmaya yüz tutmak
begin to go well f. bir adama benzemek
begin to blow from the northeast f. poyrazlamak
begin to play f. vizyona girmek
begin to loathe f. ikrah getirmek
begin to talk f. dillenmek
begin to grow f. terlemek
begin to act crazily f. çılgınlaşmak
begin f. adım atmak
begin f. vücut bulmak
begin f. atılmak
begin to use f. kullanıma başlamak
begin to speak f. söz almak
begin to suspect f. şüpheye düşmek
begin f. doğmak
begin f. girişmek
begin to develop f. filizlenmek
begin to seem older f. yaşlı gözükmeye başlamak
begin f. (harfle) başlamak
begin f. koyulmak
begin to work f. hayata atılmak
begin again f. baştan almak (işi/konuyu)
begin quarreling with each other f. kavgaya tutuşmak
begin decline f. zevale yüz tutmak
begin studies f. çalışmalara başlamak
begin works f. çalışmalara başlamak
begin a quest f. arayış içine girmek
begin one's career f. kariyerine başlamak
begin a career f. meslek hayatına atılmak
begin to make sense f. anlamlı gelmeye başlamak
begin production f. üretime geçmek
begin an operation f. operasyon düzenlemek
begin an operation f. operasyon başlatmak
begin to fight f. savaş açmak
begin to worry f. endişelenmeye başlamak
begin to worry f. endişeye kapılmak
begin a career f. kariyere başlamak
(something) to begin to go well f. yoluna girmek
begin to live in (a certain) way f. yol tutmak
begin f. çığır açmak
begin one's broadcasting life f. yayın hayatına başlamak
begin to talk f. dile gelmek
begin with f. ile başlamak
begin a journey f. bir yolculuğa başlamak
begin a journey f. yolculuğa çıkmak
begin a journey f. bir seyahate başlamak
begin a legal process against someone f. yasal işlem başlatmak
begin by doing something f. bir şey yaparak başlamak
begin to drop into the low 20s f. sıcaklık 20 derecelere (22-23) düşmeye başlamak
begin active duty f. aktif göreve başlamak
begin to date f. (biriyle) çıkmaya başlamak
begin to understand f. anlamaya başlamak
begin to work f. çalışmaya başlamak
begin to work f. iş hayatına atılmak
begin f. start vermek
begin f. start almak
begin the construction f. inşaata başlamak
begin to get tired f. yorulmaya başlamak
re-begin f. yeniden başlamak
re-begin f. yeniden başlatmak
begin f. yetmek
beg (begin) f. başlamak
begin f. eli varmak
begin f. söze başlamak
begin by doing f. (bir şey) yaparak başlamak
begin f. gözü kesmek
begin f. muvaffak olmak
begin with zf. ilk olarak
begin with zf. ilk önce
begin with zf. evvela
begin with zf. bir kere
begin with zf. öncelikle
Irregular Verb
begin f. began - begun
Öbek Fiiller
begin by f. (söyleyerek/yaparak vb) başlamak
begin with f. ile başlamak
begin with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) giriş yapmak
begin with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) başlamak
begin with (someone or something) f. ilk olarak (biriyle/bir şeyle) başlamak
İfadeler
thank you doesn't begin to say enough expr. teşekkür etmek yeterli değil
Atasözü
he that would the daughter win, must with the mother first begin kızın kalbine giden yol annesinden geçer
he who would climb the ladder must begin at the bottom yükselmek için mutlaka öncelikle en alttan başlamak gerekir
he who would climb the ladder must begin at the bottom merdiven ayak ayak çıkılır
he who would climb the ladder must begin at the bottom bir işte çok iyi bir yere gelmek (yükselmek) istiyorsan en alttan başlayıp adım adım yükselmelisin
Konuşma Dili
begin with f. ilk neden olarak
begin with expr. en başta
begin with expr. öncelikle
begin with expr. ilk önce
begin with expr. başlangıçta
begin with expr. başlangıç olarak
let the game begin expr. oyun başlasın
Deyim
begin to see daylight f. tünelin sonundaki ışığı görmek
begin to see daylight f. tünelin ucundaki ışığı görmek (çok çalışıp sonuca ulaşmak)
begin to see the light f. anlamaya başlamak
Konuşma
before you begin expr. başlamadan önce
how do we begin this? expr. nereden başlayalım?
we begin our walk in front of buckingham palace expr. yürüyüşümüze buckingham sarayının önünden başlayacağız
begin with the end in mind expr. sonu düşünerek başlayın
the show's about to begin expr. gösteri başlamak üzere
the show is about to begin expr. gösteri başlamak üzere
to begin with expr. öncelikle
to begin with expr. evvela
to begin with expr. ilk olarak
to begin with expr. en başta
I don't even know where to begin expr. nereden başlayacağımı bile bilmiyorum
I don't even know where to begin expr. nereden başlasam bilmiyorum
I don't even know where to begin expr. nereden başlayacağımı bilmiyorum
what time does the concert begin? expr. konser saat kaçta başlıyor?
let the celebrations begin expr. kutlamalar başlasın
Hukuk
right to begin i. başlama hakkı
begin legal action against f. yasal yollara başvurmak
begin legal action against f. yasal işlem başlatmak
Bilgisayar
begin time i. başlangıç saati
cheap time begin minute i. indirimli tarife başlangıç dakikası
begin check i. denetleme başlangıcı
begin date i. başlangıç tarihi
begin time i. başlama zamanı
begin size i. başlangıç boyutu
begin style i. başlangıç stili
cheap time begin hour i. indirimli tarife başlangıç saati
begin message on cover expr. iletiye kapakta başla
begin scan expr. taramayı başlat
autoformat begin expr. otomatik biçim başlat
begin expr. başla
begin erase expr. silmeyi başlat
begin dictation expr. dikte etmeye başla
begin freeform expr. serbest formu başlat
begin print job expr. yazdırma işini başlat
begin a group expr. grup başlat
begin print job expr. yazdırma işine başla
begin searching expr. aramaya başla
begin a group expr. gruba başla
move to paragraph begin expr. paragraf başına taşı

"begin !" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Irregular Verb
begin - begun begun f.
begin - began began f.