careful - Türkçe İngilizce Sözlük

careful

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

careful — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dikkatli, özenli
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkerfəl/ – BrE /ˈkeəfʊl/)
Terim Türü:
Sıfat: careful
Riskleri gözeterek hareket etme niteliği. Care köküne eklenen -ful, bilinçli tutumu belirtir. Davranış ve karar bağlamlarında, hata olasılığını azaltan yaklaşımı ifade eder
Eş Anlamlılar:
cautious
Zıt Anlamlılar:
reckless

"careful" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
careful s. dikkatli
You should be careful when speaking with your elders.
Büyüklerinizle konuşurken dikkatli olmalısınız.

More Sentences
careful s. itinalı
Genel
careful s. titiz
Plane crash sites require careful examination.
Uçak kazalarının olduğu bölgeler titiz inceleme gerektirir.

More Sentences
careful s. özenli
You should be careful of the feelings of others.
Başkalarının duygularına karşı özenli olmalısınız.

More Sentences
careful s. dikkatli
You should be careful when speaking with your elders.
Büyüklerinizle konuşurken dikkatli olmalısınız.

More Sentences
Teknik
careful s. dikkatli
You should be careful when speaking with your elders.
Büyüklerinizle konuşurken dikkatli olmalısınız.

More Sentences
Bilgisayar
careful expr. dikkat
Careful, the man has a gun.
Dikkat, adamın bir silahı var.

More Sentences
Genel
careful s. ölçülü
careful s. idareli
careful s. tedbirli
careful s. düşünen
careful s. onat
Eski Kullanım
careful i. endişeli
careful i. kaygılı

"careful" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 57 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
be careful f. dikkat etmek
Genel
being careful i. dikkatli olma
careful driver i. dikkatli sürücü
careful attention i. büyük itina
careful [brit] i. pinti
careful [brit] i. cimri
careful [brit] i. aşırı tutumlu
be careful f. dikkatli olmak
be careful not to f. sakınmak
be careful f. dikkat etmek
be more careful f. daha dikkatli olmak
be careful with money f. (para konusunda) tutumlu olmak
have to be careful f. dikkat etmek zorunda olmak
be careful not to (do something) f. (bir şey yapmamaya) özen göstermek
be careful not to (do something) f. (bir şey yapmamaya) dikkat etmek
careful of s. -e karşı dikkatli
too-careful s. gereğinden fazla dikkatli
be careful! ünl. dikkat
İfadeler
be careful on expr. siz siz olun
be careful what you wish for expr. ne arzu ettiğine dikkat et
(be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr. ne dilediğin konusunda dikkatli ol (bakarsın gerçek olur)
(be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr. dikkatli dilek dile (bakarsın gerçek olur)
(be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr. eksik dilek dileme
(be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr. ne dilediğine dikkat et (bakarsın gerçek olur)
Konuşma Dili
careful (with something) s. (bir şeyle ilgili) özenli/titiz
careful (with something) s. (bir şeye) dikkatlice/titizce yaklaşan
careful (with something) s. (bir şeyle ilgili) dikkatli
careful (with something) s. (bir şeye) dikkat eden
be careful expr. gözlerini dört aç
be careful what you wish for(, it might (just) come true expr. ne dilediğin konusunda dikkatli ol (bakarsın gerçek olur)
be careful what you wish for(, it might (just) come true expr. dikkatli dilek dile (bakarsın gerçek olur)
be careful expr. kendine dikkat et
be careful what you wish for(, it might (just) come true expr. ne dilediğine/istediğine dikkat et (bakarsın gerçek olur)
be careful what you wish for(, it might (just) come true expr. eksik dilek dileme
careful not to (do something) expr. (bir şey yapmamaya) dikkat et
careful not to (do something) expr. (bir şey yapmamaya) özen göster
Deyim
if you can't be good be careful expr. (eğer) uslu duramayacaksan,(o zaman) dikkatli ol (davran)
Konuşma
be careful expr. dikkatli ol
if you pay careful attention expr. dikkat edersen
if you pay careful attention expr. dikkat ederseniz
I'd be very careful if i were you expr. yerinde olsam çok dikkatli olurdum
be careful out there expr. dışarıda dikkatli ol
I told you to be careful expr. sana dikkat et demiştim
I told you to be careful expr. sana dikkatli olmanı söylemiştim
I told you to be careful expr. size dikkat etmenizi söylemiştim
I told you to be careful expr. sana dikkatli ol demiştim
I told you to be careful expr. sana dikkat etmeni söylemiştim
I told you to be careful expr. size dikkatli olmanızı söylemiştim
I told you to be careful expr. size dikkat edin demiştim
I told you to be careful expr. size dikkatli olun demiştim
you can't be too careful expr. ne kadar dikkatli olsan azdır
you must be careful expr. dikkatli olmalısın
be careful expr. dikkatli olun
I should be careful expr. dikkatli olmalıyım
you should be careful expr. dikkatli olmalısın
Trafik
be careful in winter i. gizli buzlanma işareti
Argo
be careful who you are fucking with expr. kiminle dans ettiğine dikkat et