chill! - Türkçe İngilizce Sözlük

chill!

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"chill!" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
chill i. üşüme
chill f. ürpermek
Genel
chill i. titreme
chill i. ürperme
chill i. serinlik
chill i. soğukluk
chill factor i. rüzgar vb nedenlerle ısının farklı algılanması
chill i. üşüme
wind-chill factor i. rüzgarın soğutma etkisi
chill i. soğuk algınlığı
chill store i. soğuk hava deposu
chill i. üşütme
morning chill i. sabah serinliği
chill i. ürperti
chill of fear i. korkudan titreme
chill i. soğukalgınlığı
chill i. temposu düşük bir elektronik müzik türü
chill out i. temposu düşük bir elektronik müzik türü
chill bumps i. tüylerin diken diken olması
chill i. (neşeye, coşkuya) gölge düşürme
chill i. (korkudan) soğuk ter dökme
chill f. donmak
chill f. üşümek
chill out f. rahatlamak
chill somebody to the marrow f. içine işlemek
chill f. üşütmek
chill out f. sakin kalmak
chill somebody to the bone f. içine işlemek
chill f. sertleşmek
catch a chill f. üşütmek
chill f. dondurmak
chill f. (neşesini) kaçırmak
chill f. soğutmak (yiyecek/içecek)
chill f. soğutmak
chill f. soğumak
chill f. ürpertmek
chill f. titremek
catch a chill f. soğuk almak
chill a glass f. bardağı soğutmak/serinletmek
chill f. dinlenmek
chill f. rahatlamak
chill [dialect] [uk] f. (sıvının) soğukluğunu almak
chill f. (kanını) dondurmak
chill s. soğuk
chill s. üşütücü
chill s. buz gibi
chill s. huzursuz edici
chill s. çabuk üşüyen
chill s. resmi
chill-out s. dinlendirici
chill-out s. rahatlatıcı
chill s. samimiyetsiz
chill s. keyif kaçırıcı
chill s. heves kırıcı
chill s. korkutucu
chill s. (hareket, davranış) soğuk
chill s. mesafeli
chill s. moral bozucu
chill s. cesaret kırıcı
chill s. duygusuz
Öbek Fiiller
chill off f. soğumaya bırakmak
chill off f. soğutmak
İfadeler
netflix and chill expr. netflix aç ve rahatla
netflix and chill expr. netflix izle ve yayıl
netflix and chill expr. netflix'i aç ve keyfine bak
Konuşma Dili
chill i. bir kutu soğuk bira
chill f. korkutmak
chill f. gebertmek
chill f. öteki dünyaya yollamak
chill f. vakit geçirmek
chill f. gevşemek
chill f. ürpertmek
chill f. (birini) öldürmek
chill f. sakinleşmek
chill f. (birini) reddetmek
chill f. rahatlamak
chill f. sallamamak
chill f. yayılmak
chill f. (birine) soğuk yapmak
chill f. tırstırmak
chill f. takılmak
chill s. olağanüstü
chill s. sorun değil
chill s. son derece iyi
chill s. dingin
chill s. problem değil
chill s. sıkıntı değil
chill s. fevkalade
chill s. huzurlu
chill s. önemli değil
chill s. rahat
chill s. sakin
chill s. inanılmaz iyi
chill [dialect] expr. yapacağım
Deyim
libel chill i. ağzını kapatma
libel chill i. hakaret davalarında tehdit yollu susturma
libel chill i. tehdit sonucu susma
libel chill i. susturma
cast a chill over f. keyfini kaçırmak
cast a chill over f. kötü ve sıkıcı etkisi olmak
cast a chill over f. soğukluk getirmek
take the chill off f. ılıklaştırmak
take the chill off f. hafifçe ısıtmak
take the chill off f. soğukluğunu gidermek
chill somebody to the bone f. kanını dondurmak
chill somebody to the marrow f. ödünü koparmak
chill somebody to the bone f. ödünü koparmak
chill somebody to the marrow f. kanını dondurmak
put the chill on someone f. biriyle bağını koparmak
put the chill on someone f. biriyle arayı soğutmak
put the chill on someone f. biriyle ilişkisini kesmek
a chill ran down one's back f. başından aşağı kaynar sular dökülmek
a chill runs/goes down somebody’s spine f. bembeyaz kesilmek
a chill runs/goes down (one's) spine f. cereyan çarpmışa dönmek
a chill runs/goes down somebody’s spine f. kanı donmak
a chill runs/goes down (one's) spine f. kanı donmak
a chill runs/goes down (one's) spine f. çok korkmak
send a chill up/down somebody’s spine f. çok korkutmak
a chill runs/goes down (one's) spine f. bembeyaz kesilmek
a chill runs/goes down somebody’s spine f. cereyan çarpmışa dönmek
a chill runs/goes down (one's) spine f. cin çarpmışa dönmek
a chill runs/goes down somebody’s spine f. tüyleri diken diken olmak
a chill runs/goes down (one's) spine f. tüyleri diken diken olmak
a chill runs/goes down somebody’s spine f. cin çarpmışa dönmek
send a chill up/down somebody’s spine f. tüyleri diken diken etmek
a chill runs/goes down somebody’s spine f. çok korkmak
chill (one's) action f. (birinin) işini bozmak/aksatmak
chill to the marrow f. (birini) iliklerine kadar üşütmek
chill action f. işini bozmak/aksatmak
chill to the bone f. (birini) iliklerine kadar üşütmek
chill action f. ilerlemesini engellemek
chill (one's) action f. (birinin) hevesini kırmak
chill to the bone f. soğuk içine işlemek
chill somebody to the bone/marrow f. (birinin) kanını dondurmak
chill action f. işine/tekerine çomak sokmak
chill to the marrow f. iliklerine kadar üşümek
chill action f. yıldırmak
chill action f. cesaretini kırmak
chill action f. hevesini kırmak
chill to the marrow f. soğuk içine işlemek
chill (one) to the marrow f. (birinin) kanını dondurmak
chill (one) to the bone f. (birinin) kanını dondurmak
chill (one) to the bone f. (birinin) ödünü koparmak
chill (one's) action f. (birini) yıldırmak
chill somebody to the bone/marrow f. (birinin) ödünü koparmak
chill (one's) action f. (birinin) işine/tekerine çomak sokmak
chill (one's) action f. (birinin) cesaretini kırmak
chill to the bone f. iliklerine kadar üşümek
chill (one's) action f. (birinin) işini sekteye uğratmak
chill (one) to the marrow f. (birinin) ödünü koparmak