| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | coop i. | kümes | ||
|
Yesterday I went to Denizli and I saw a rooster near the coop. Dün Denizli'ye gittim ve kümesin yanında bir horoz gördüm. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | coop i. | kümes | ||
|
Yesterday I went to Denizli and I saw a rooster near the coop. Dün Denizli'ye gittim ve kümesin yanında bir horoz gördüm. More Sentences |
||||
| Hayvancılık | ||||
| Hayvancılık | coop i. | kümes | ||
|
Yesterday I went to Denizli and I saw a rooster near the coop. Dün Denizli'ye gittim ve kümesin yanında bir horoz gördüm. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | coop i. | kodes | ||
| Genel | coop i. | kafes | ||
| Genel | coop i. | kooperatif | ||
| Genel | coop i. | hapishane | ||
| Genel | coop i. | duvarlarında delik veya çatlaklar olan derme çatma yapı | ||
| Genel | coop i. | mimlenmiş seçmenlerin seçime dek hapsedildiği mahalleler | ||
| Genel | coop i. | ufak kabin | ||
| Genel | coop i. | dar koridor | ||
| Genel | coop i. | içki fıçısı | ||
| Genel | coop i. | içki varili | ||
| Genel | coop f. | kapamak | ||
| Genel | coop f. | kafeslemek | ||
| Genel | coop f. | kümese sokmak | ||
| Genel | coop f. | tıkmak | ||
| Genel | coop N. | dar alan | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | coop i. | kooperatif | ||
| Konuşma Dili | coop i. | üniversite kitapçısı | ||
| Konuşma | ||||
| Konuşma | coop i. | dört tekerlekli at arabası | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | coop i. | kooperatif | ||
| Balıkçılık | ||||
| Balıkçılık | coop i. | balık tutmada kullanılan hasır sepet | ||
| Argo | ||||
| Argo | coop f. | (polis memurunun) görevdeyken devriye arabasını park edip içinde uyumak | ||
| Argo | coop f. | (vasıfsız veya rüşvet alan seçmenleri) seçim gününe kadar gözaltında tutmak | ||