crunched - Türkçe İngilizce Sözlük

crunched

crunched — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kıtırdama, sıkışık dönem
Okunuş (IPA):
(AmE /krʌntʃ/ – BrE /krʌntʃ/)
Terim Türü:
İsim: crunch (crunches); Fiil: crunch (crunches – crunched – crunching)
Sert bir şeyi ısırırken çıkan sesi veya zorlayıcı süreci tanımlar. Ses taklidi kökenlidir ve modern dilde ekonomik daralma gibi mecazlarda yaygındır.
Eş Anlamlılar:
crunching sound, crisis
Zıt Anlamlılar:
ease, smoothness

"crunched" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
crunch f. çıtırdamak
Tom sat at his desk all day crunching numbers.
Tom bütün gün masasında oturup rakamları çıtırdatıyordu.

More Sentences
Genel
crunch i. tıkırtı
Hearing the crunch of her steps, I ended my call.
Adımlarının tıkırtısını duyunca aamayı sonlandırdım.

More Sentences
crunch i. mekik
She managed to do 100 crunches in a row.
Arka arkaya 100 mekik çekmeyi başardı.

More Sentences
crunch f. hışırdamak
Autumn leaves crunched under Tom's feet as he walked up the path to Mary's front door.
Tom, Mary'nin evinin kapısına doğru yürürken, kurumuş yapraklar ayağının altında hışırdıyordu.

More Sentences
crunch f. çıtırdamak
Tom sat at his desk all day crunching numbers.
Tom bütün gün masasında oturup rakamları çıtırdatıyordu.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
crunch i. sıkıntı
The lack of funds caused a big crunch.
Fon eksikliği büyük bir sıkıntıya yol açtı.

More Sentences
Genel
crunch i. çıkmaz
crunch i. kütürtü
crunch i. hışırtı
crunch i. zor durum
crunch i. ses
crunch i. çıtırtı
crunch i. çiğneme sesi
crunch i. çatırtı
crunch i. çatırdı
crunch i. çuturdu
crunch i. ezilerek ayrılan parça
crunch i. sıkıştırılarak oluşturulan parça
crunch i. zıt elementler arasında biriken kritik basınç noktası
crunch i. kıtırtılı olma
crunch i. kıtırtı yaratma
crunch i. kritik durum
crunch i. önemli durum
crunch i. tehlikeli durum
crunch f. katır kutur yemek
crunch f. çiğnemek
crunch f. gürültüyle yemek
crunch f. kar vb gıcırdamak
crunch f. ezmek
crunch f. çatır çutur yemek
crunch f. çatırdamak
crunch f. kıtır kıtır yemek
crunch f. hart hurt yemek
crunch f. çatırtı ile ezmek
crunch f. hatır hatır yemek
crunch f. çıtır çıtır yemek
crunch f. kütürdetmek
crunch f. çatır çatır etmek
crunch f. öğütmek
crunch N. kıtırdama
crunch N. sıkışık dönem
Konuşma Dili
crunch i. sıkıştırma
crunch s. kritik
crunch s. önemli
crunch s. kararlı
crunch s. kesin
crunch s. belirleyici
Ticaret/Ekonomi
crunch i. krizin dönüm noktası
crunch i. darlık
crunch i. iktisadi tazyik
crunch f. kemer sıkmak
crunch f. küçülmeye gitmek
Matematik
crunch f. hesaplama yapmak
crunch f. işlem yapmak
Spor
crunch i. yere sırt üstü yatılarak yapılan mekik benzeri hareket
Müzik
crunch i. çıtırdak
Argo
crunch i. hesaplaşma
crunch i. karşılaşma
crunch i. rest çekme

"crunched" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 76 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
crunch time i. karar anı
crunch time i. dönüm noktası
crunch time i. kritik zaman
tummy crunch i. karın ezme hareketi/egzersizi
tummy crunch i. karın egzersizi
Öbek Fiiller
crunch down f. üzerine basarak ezmek
crunch down f. ezmek
crunch up f. (kol, bacak) kırmak
crunch up f. bir şeyi kırmak
crunch someone or something up f. birini/bir şeyi kırmak
crunch (the) numbers f. zor hesaplar yapmak
crunch someone or something up f. birini/bir şeyi parçalara ayırmak
crunch (the) numbers f. karmakarışık hesaplar yapmak
crunch something down f. bir şeyi çatır çatır ezmek
crunch someone or something up f. birini/bir şeyi parçalamak
crunch (the) numbers f. finansal hesaplarla uğraşmak
crunch something down f. bir şeyi ezmek
İfadeler
with a crunch expr. hart hurt
Konuşma Dili
it's crunch time expr. kritik zaman/an
it's crunch time expr. karar anı
it's crunch time expr. dönüm noktası
Deyim
budget crunch i. bütçede sıkışıklık/darlık
budget crunch i. bütçe sıkışıklığı/darlığı
budget crunch i. bütçe kısıtlaması
budget crunch i. bütçe yetersizliği
budget crunch i. bütçe darlığı
come to the crunch f. paçası sıkışmak
crunch numbers f. zor hesaplar yapmak
crunch numbers f. karmakarışık hesaplar yapmak
be caught in the crunch f. eli darda yakalanmak
be caught in the crunch f. (paraca) sıkışık durumda yakalanmak
be caught in the crunch f. mali sıkıntılar yaşamak
be caught in the crunch f. darboğaza girmek
feel the crunch f. maddi açıdan zorlanmak
feel the crunch f. maddi darlığa düşmek
feel the crunch f. maddi çıkmaza girmek
feel the crunch f. maddi krize girmek
feel the crunch f. maddi olarak gerilmek
feel the crunch f. maddi olarak çatırdamak
feel the crunch f. maddi sıkıntıya girmek
feel the crunch f. finansal olarak sıkışmak
caught in the crunch s. (paraca) sıkışık durumda
caught in the crunch s. eli darda
caught in the crunch s. mali sıkıntıda
caught in the crunch s. darboğazda
in the crunch expr. paçası sıkışınca
if it comes to the crunch expr. en zor aşamaya gelinirse
the crunch comes expr. işin zor yanı ortaya çıkıyor
if it comes to the crunch expr. en zor aşamaya gelindiğinde
when it comes to the crunch expr. en zor aşamaya gelinirse
when it comes to the crunch expr. en zor aşamaya gelindiğinde
when the crunch comes expr. zor zamanlar başladığında
the crunch comes expr. zorluklar başlıyor
when it comes to the crunch expr. iş ciddiye bindiğinde
when the crunch comes expr. iş ciddiye bindiğinde
when crunch time comes expr. işler sarpa sardığında
Ticaret/Ekonomi
credit crunch i. faizlerin arttığı ancak yeteri kadar yükselmediği dolayısıyla krediye aşırı talebin bulunduğu bir ortamda bazı insanların cari faiz oranından ödünç alacak fon bulamamaları dolayısıyla bir tür kredi dağıtımı durumunun ortaya çıkması
liquidity crunch i. likidite sıkışması
liquidity crunch i. likidite darlığı
credit crunch i. kredi sıkışması
credit crunch i. bankaların kredi verme faaliyetlerini azaltmaları durumu
credit crunch i. kredi krizi
credit crunch i. kredi daralması
credit crunch i. kredi sıkışıklığı
credit crunch i. kredi arzı daralması
cash crunch i. nakit sıkışıklığı
Siyasal
credit crunch i. kredi darlığı
Teknik
crunch finish i. hışırtılık apresi
Tekstil
crunch finish i. hışırtılılık apresi
Medikal
hamman’s crunch i. hamman sendromu
Gökbilim
big crunch i. büyük çöküş
Spor
abdominal crunch i. mekik
abdominal crunch i. karın egzersizi
abdominal crunch i. yarım mekik
crunch machine i. bir tür mekik aleti
Basketbol
crunch time i. dördüncü çeyrekte oynanan son birkaç dakika