devises - Türkçe İngilizce Sözlük

devises

devises — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tasarlamak, geliştirmek, kurgulamak
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈvaɪz/ – BrE /dɪˈvaɪz/)
Terim Türü:
Fiil: devise (devises – devised – devising)
Bir çözüm, plan veya yöntem üretip ortaya koymayı tanımlar; “sıfırdan bir düzen kurma” tınısı taşır. Eski Fransızca deviser (“tasarlamak, düzenlemek; konuşup planlamak”) kelimesinden İngilizceye geçmiştir; modern kullanımda “devise a strategy” ifadesi, belirsizlikten yapı çıkarma becerisini anlatan güçlü bir iş fiilidir.
Eş Anlamlılar:
formulate, contrive
Zıt Anlamlılar:
abandon, dismantle

"devises" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 42 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
devise f. uydurmak
We need to devise a quick fix to fasten this door.
Bu kapıyı sabitlemek için hızlı bir çözüm uydurmamız lazım.

More Sentences
devise f. tasarlamak
The Commission still has to devise all these arrangements.
Komisyon hala tüm bu düzenlemeleri tasarlamak zorundadır.

More Sentences
devise f. bulmak
They have devised a cure for this illness.
Bu hastalık için bir tedavi bulmuşlar.

More Sentences
devise f. düşünmek
We must devise some means of escape.
Bazı kaçış yolları düşünmeliyiz.

More Sentences
devise f. geliştirilmek
In this connection, strategies will have to be devised to encourage private sector investment and development.
Bu bağlamda özel sektör yatırımlarını ve kalkınmayı teşvik edecek stratejilerin geliştirilmesi gerekecektir.

More Sentences
Hukuk
devise f. düşünmek
We must devise some means of escape.
Bazı kaçış yolları düşünmeliyiz.

More Sentences
Genel
devise i. varis
devise i. vasiyet
devise i. vasiyetle bırakılan mülk
devise f. düzenlemek
devise f. icat etmek
devise f. planlamak
devise f. akıl etmek
devise f. tertiplemek
devise f. kurmak
devise f. komplo kurmak
devise f. kumpas kurmak
devise f. entrika çevirmek
devise f. geliştirmek
devise f. kurgulamak
Ticaret/Ekonomi
devise i. miras bırakma
devise i. taşınmaz mal üzerinde ölüme bağlı işlem
devise i. kolayca bulunabilen döviz
devise i. kolayca bulunabilen yabancı para
devise f. vasiyetle bırakmak
Hukuk
devise i. gayrimenkul vasiyeti
devise i. mirasla taşınmaz bırakan
devise f. icat etmek
devise f. kurmak
devise f. planlamak
devise f. vasiyet etmek
Teknik
devise f. icat yapmak
devise f. kurmak
devise f. tasarım yapmak
Eski Kullanım
devise f. varsaymak
devise f. sanmak
devise f. farz etmek
devise f. zannetmek
devise f. hayal etmek
devise f. tasavvur etmek
devise f. hayal kurmak
devise f. tahmin etmek

"devises" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
devise a project f. proje üretmek
devise [obsolete] f. söyleşmek
devise [obsolete] f. sohbet etmek
devise [obsolete] f. ayrıntılı şekilde anlatmak
devise [obsolete] f. sayıp dökmek
Hukuk
lapsed devise i. hükümsüz kalmış vasiyetname
lapsed devise i. vasiyet edilen kişinin ölmesi üzere hükümsüz olmuş miras
lapsed devise i. hükümsüz vasiyet
conditional devise i. şartlı gayrimenkul vasiyeti
conditional devise i. şartlı vasiyet
conditional devise i. koşullu vasiyet
executory devise i. taliki bir şart tahtında yapılan vasiyet
alienation by devise i. vasiyetle devretme
executory devise i. bir menkulü şartlı olarak vasiyetle verme
residuary devise i. mirasın tüm gerekli paylar dağıtıldıktan sonra kalan kısmı üzerinde hak sahibi olan kimse
give devise and bequeath f. miras olarak bırakmak
Otomotiv
redundant fuel devise i. yedek yakıt kontrolü